İşçilerin Yıllık İzinleri Hangi Durumda Ücrete Dönüşür?

İşçi hangi durumda yıllık izin ücretini talep edebilir? İşçilerin yıllık izinleri hangi durumda ücrete dönüşür?

İşçilerin Yıllık İzinleri Hangi Durumda Ücrete Dönüşür?
19 Mart 2021 - 16:07

İşçiler tarafından işveren aleyhine açılan davalarda, yıllık izin ücret talepleri önemli bir yer tutmaktadır.
 

Peki işçi hangi durumda yıllık izin ücretini talep edebilir? Bir diğer ifade ile işçilerin yıllık izinleri hangi durumda ücrete dönüşür?

Bu husus, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesiyle açıklığa kavuşturulmuş, ayrıca Yargıtay içtihatlarıyla karara bağlanmıştır.

Yargıtay’ın kararlılık kazanmış içtihatlarına göre; yıllık izinlerin ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Dolayısıyla iş sözleşmesi devam ederken kullanılmayan yıllık izin ücrete dönüşmez. Ama iş sözleşmesi sona ermişse, kullanılmayan yıllık izin otomatikman ücrete dönüşür. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yani iş sözleşmesi her ne sebeple olursa olsun sona ermişse, kullanılmayan yıllık izin ücrete dönüşür.

Bu husus, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2018/9105 E., 2018/16043 sayılı Kararında şu şekilde ifade edilmektedir:

“4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.”


 

İşte o Yargıtay Kararı
 

22. Hukuk Dairesi         2018/9105 E.  ,  2018/16043 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:



Y A R G I T A Y  K A R A R I


Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının kıdem tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı davalıya ait işyerinde 09.12.1993-18.10.2010 tarihleri arasında çalışmıştır. Davacı çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 16 tam yıl hizmeti nedeniyle 284 gün ücretli izne hak kazandığı ve bu süre kadar yıllık ücretli iznin kullandırıldığının ispatlanamadığı kabulü ile hesaplama yapılmıştır.
Ne var ki, varılan sonuç eksik araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece, davacının çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; davacı asilin çalışma süresi boyunca izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise süresi konusunda beyanı alınması sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir.
Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgililere iadesine, 27.06.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

İşçi Çalışırken Yıllık İzin Ücretini Talep Edebilir mi?

Diğer yandan iş sözleşmesi devam ederken, yani işçi çalışırken birikmiş yıllık izin ücretini isteyemeyeceği de Yargıtay kararlarıyla sabittir.
 

Bu husus Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2017/19418 E., 2017/6062 sayılı Kararında şöyle ifade edilmektedir:

“Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir.”

İşte O Yargıtay kararı:

 

9. Hukuk Dairesi         2017/19418 E.  ,  2017/6062 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, ikramiye, sosyal yardım ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının en yüksek banka faizleri ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, … İli … İlçesi … Belediyesinde işçi olarak çalıştığını, her yıl … Belediyesi ile yetkili sendika arasında sözleşme imzalandığını ve sözleşmenin genelde yıl başından itibaren uygulandığını, ancak … Belediyesi tarafından net maaşlar haricindeki ücretlerin ödenmediğini, … Belediyesinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Yasası’ nda 6360 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu tüzel kişiliğinin sona erdiğini ve … Büyükşehir Belediyesine devrolduğunu, ancak belirtilen ücretlerin yine ödenmediğini ileri sürerek 31/03/2009-31/03/2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin davacıya ödenmeyen yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ikramiye, sosyal yardım (aile ve çocuk yardımı) ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacağını talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Belediyesi vekili; … Belediyesi ‘nin tüzel kişiliğinin sona erdiğini ve tüm hak ve borçları ile Edremit Belediyesine devrolduğunu, işçilerin hak ve alacakları bakımından sorumlu kurumun … Belediyesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan … Belediyesi vekili; 6360 sayılı Yasa gereği dava konusu işçilik alacaklarından devir olunan kurumun sorumlu olduğunu, kendilerinin herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Bozma ilamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemenin husumet yönünden davanın reddine ilişkin ilk kararı Dairemizin 14.09.2015 tarih ve 2015/18481 E., 2015/25625 K. sayılı ilamı ile; davacının … Belde Belediyesinde çalışırken, 6360 sayılı yasa uyarınca … Belde Belediyesinin … İlçe Belediyesine bağlanması sırasında, yasa gereği oluşturulan … Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu’nun aldığı 04.02.2014 tarih ve 27 numaralı karar uyarınca … Büyükşehir Belediyesi’ne devredildiği, başka bir deyişle davacının hizmet akdin yasal düzenleme ve yetkili komisyon kararı ile devredildiği anlaşıldığından, hizmet akdi devredilen işçinin devirden önce doğan hak ve alacaklarından devralan işverenin sorumlu olması karşısında, davacının hak ve alacaklarından hizmet akdini devralan Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin sorumlu olduğu gözetilmeden davadan sonra alınan ve sorumluluğu düzenleyen 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesine aykırı olan idari karara atıfla davanın husumetten reddinin hatalı olduğu ve Mahkemece yargılamaya devam edilerek esasa ilişkin karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir.
Yıllık ücretli izin alacağı ancak iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra doğacağından ve sözleşmenin başka bir işverene devri halinde sözleşme sona ermeyeceğinden, yıllık ücretli izne ilişkin alacak hakkından sorumluluk yalnız devralan işverenin sorumluluğunda olup, bu alacak hakkı da ancak devralan işvereninin sözleşmeyi feshetmesi halinde söz konusu olabilecektir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının hizmet akdinin Güre Belde Belediyesinde çalışırken, 6360 sayılı Yasa uyarınca … Belde Belediyesinin … İlçe Belediyesine bağlanması sırasında, yasa gereği oluşturulan … Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu’nun aldığı 04.02.2014 tarih ve 27 numaralı karar uyarınca … Büyükşehir Belediyesi’ne devredildiği anlaşıldığından, davacı ile Balıkesir Büyükşehir Belediyesi arasındaki iş ilişkisi devam ederken davacının izin ücreti alacağını talep etmesi mümkün değilken, Mahkemece izin ücreti alacağına hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkeme’nin ilk kararı Dairemizin 14.09.2015 tarih ve 2015/18481 E., 2015/25625 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkeme tarafından bu bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bozmadan sonra davacı vekili tarafından ıslah yoluna gidilerek yıllık izin ücreti ve sosyal yardım alacakları ıslah edilmiş, Mahkemece bozmadan sonra yapılan ıslaha itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Dairemizin önceki uygulamalarında usulü bozmalar ile hesap raporu alınmadan reddedilen alacaklara ilişkin olarak bozmadan sonra ıslah yapılabileceği kabul edilmekteydi.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın  değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece Dairemizin 14.09.2015 tarihli bozma kararından sonra 22.09.2016 tarihinde yapılan ıslaha değer verilerek karar verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın  değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(sgk360)

SGK Dünyası


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum