Çölyak nedir? Çölyaklılar 'Bu besinleri rahatlıkla tüketebilir' - İşte tam liste!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi ​​Dahiliye Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent: Tek tedavisi glütenden uzak durmaktı... İşte, Çölyak hastalarının güvenle tüketebilecekleri glüten içermeyen gıdalar...

Çölyak nedir? Çölyaklılar 'Bu besinleri rahatlıkla tüketebilir' - İşte tam liste!
07 Nisan 2022 - 16:45

Çölyak hastaları hangi besinleri güvenle tüketebilir?

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi,
Dahiliye Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent

Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, çölyak hastalarının güvenle tüketebilecekleri glüten içermeyen gıdaları şöyle paylaştı:

- Tüm sebze ve meyveler,

- Tüm bakliyatlar (kuru fasulye, nohut, mercimek, soya fasulyesi vb.),

- Tüm katkısız katı ve sıvı yağlar,

- Şeker çeşitleri (pudra, toz şeker, kahverengi şeker), 

- Su, meyve suları, kahve, siyah çay ve bitki çayları,

- Yumurta, zeytin,

- Bal, reçel, pekmez, 

- Et, balık, tavuk, (bu ürünler katkılı olmadıkları gibi daha önce unla kızartılmış bir yağda kızartılıp işleme tabi tutulmamalı), 

- Una batırılmamış konserve çeşitleri, 

- Mısır, pirinç, patates gibi besinler ile birlikte unları, sütlaç, muhallebi, 

- Kestane unu, nohut unu, soya unu,

- Evde çekilmiş güvenli baharatlar.  
 

 

Ayrıntılar...

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Dahiliye Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, dünyada yaygın olarak görülen çölyak hastalığı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu ve tavsiyelerini paylaştı.

 

Glüten ince bağırsak dokusuna zarar veriyor

Çölyak hastalığını buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahıllarda bulunan glüten proteinine bağışıklık sistemi tarafından verilen anormal yanıt sonucu ince bağırsak emilim bozukluğu görülmesi olarak tanımlayan Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, “Bu hastalık genetik olarak duyarlı kişilerde her yaşta ortaya çıkabiliyor. Glüten, çölyak hastaları tarafından tüketildiğinde bağışıklık sistemi reaksiyon göstererek ince bağırsak dokusuna zarar veriyor. İnce bağırsaklarda bulunan emilim yüzeylerinde kayıplar meydana geliyor, bu kayıplar nedeniyle de vücut için gerekli olan vitamin ve minerallerin emilimi büyük oranda azalıyor.” dedi.

 

Yıllarca hiç belirti vermeyebiliyor

Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, çölyak hastalığının hastaların tümünde aynı belirtileri göstermediğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:  “Hastalık bazı bireylerde yıllarca hiç belirti vermez veya çok hafif seyredebilir. Bu sebeple kişi çölyak hastası olduğunu uzun yıllar fark etmeyebilir. Bazı kişilerde ise ek besine başlanılan çocukluk döneminden itibaren hayat kalitesini etkileyen birçok şikayet olabilir. Bu şikayetler hazımsızlık, bulantı, kusma, ishal, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, büyümede gecikme, boy kısalığı, miktar olarak fazla, sık ve kötü kokan gaita, ödem, deri üzerinde kanamalar, kansızlık, kemik ve eklem ağrısı, kemik erimesi, karaciğer ve safra yolları hastalıkları, depresyon, anksiyete, periferik nöropati (ellerde ve ayaklarda karıncalanma, uyuşma ), kadınlarda adet düzensizliği, kısırlık, tekrarlayan düşük, ağız içinde yaralar ve A,D,E,K gibi yağda eriyen vitaminlerin eksikliğine bağlı birçok sistemi etkileyen bulgular şeklinde olabilir.”

 

Çölyak bütün dünyada çok yaygın görülüyor

Çölyak hastalığının yapılan çalışmalarla bugün bütün dünyada çok yaygın olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, “Farklı toplumlarda ortalama yüzde 0,3-1 civarında görüldüğü biliniyor. Hasta insanların 1. derece yakınlarının çölyak hastalığına yakalanma olasılığı yüzde 10 civarındadır. Çölyak hastalığı teşhisini koymak için hekim tarafından kanda glütene karşı antikor seviyesini ölçen testler isteniyor. Eğer bu antikorlardan en az birisi pozitif olursa gastroskopi ile ince bağırsaktan biyopsi alınması planlanmalıdır. Çölyak hastalığının kesin tanısı ince bağırsak biyopsisi ile konuyor.” diye konuştu.

 

Tek tedavisi glütenden uzak durmaktır

Çölyak hastalığının tek tedavisinin ömür boyu buğday, arpa, çavdar ve yulaf tahıllarında bulunan glütenden uzak sıkı bir diyet uygulamak olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, “İşlenmiş gıdalara buğday eklendiği için bu tür ürünlerin çoğunda glüten bulunur. Dolayısıyla glütene karşı duyarlılığı olan kişilerin bu tür ürünleri tüketmeden önce paketin arkasındaki uyarılara dikkat etmesi gerekiyor.” dedi.


 

  • Çölyak Hastalığı Nedir?

Çölyak hastalığı, gluten rahatsızlığının alt dalı sayılabilecek bir hastalıktır. Her ikisinin tedavi süreci oldukça uzundur.
Çölyak hastalığı; arpa, buğday ve çavdar gibi tahılların içinde bulunan glutene karşı ince bağırsakta oluşan alerji ve hassasiyet olarak bilinmektedir. Alerjik ve kronik bir rahatsızlık türü olan çölyak hastalığında tüketilen tahıllı gıdaların içinde bulunan gluten bağışıklık sistemi tarafından zararlı bir madde olarak kabul edilir. 
Bağışıklık sistemi, gluteni zararlı bir madde olarak kabul etmesiyle birlikte bağırsak hücrelerini yok etmeye başlar. Bu yok etmenin sonucunda ise ince bağırsakta bulunan villus çıkıntıları zarar görür ve küçülmeye başlar. Villus çıkıntılarının zarar görmesi sebebiyle bağırsak emilim görevini yerine getiremez ve bu sebeplerden dolayı çölyak hastalığının belirtileri ortaya çıkar. Çölyak hastalığının belirtileri ise;

  • Kusma
  • İshal
  • Bulantı
  • Halsizlik gibi belirtilerle kendini belli etmeye başlar.

Günümüzde son zamanlarda çok sık karşılaşılan bir rahatsızlık haline gelmeye başlayan çölyak  hastalığı bebeklikten itibaren gluten içeren besinlerin yenmesiyle tetiklenir ve her 100 insandan 1’inde görülmeye başlandığı bilinir. Özellikle aile bireylerinde çölyak hastalığına sahip çocuklarda görülme olasılığı çok fazladır.

SGK Dünyası