<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>GÜNCEL</title>
         <link>https://www.sgkdunyasi.com/gundem-haberleri/</link>
         <description>Gündem Haberleri ile Gündem&#39;den Habersiz Kalmayın!</description><item>
			<title><![CDATA[Dünya da en çok kullanılan şifreler neler?]]></title>
			<description><![CDATA[Veriler bir kez daha rahatsız edici gerçeği ortaya koydu. Kolayca kırılabilen parola kullanma alışkanlığı hâlâ devam ediyor.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Veriler bir kez daha rahatsız edici  gerçeği ortaya koydu. Kolayca kırılabilen parola kullanma  alışkanlığı hâlâ devam ediyor. NordPass ve Comparitech'in raporlarına göre, "123456" dünya çapında en sık kullanılan parola olarak hüküm sürüyor. En çok kullanılan bin parolanın yüzde  25'i sadece rakamlardan oluşuyor. Siber güvenlik şirketi ESET, zayıf parola tercihinin neden olabileceği risklere karşı uyarılarda bulundu. 

Milyarlarca sızdırılmış parolaya dayanan ve 44 ülkedeki insanların parola eğilimlerini ortaya koyan NordPass'ın analizine göre "123456" çeşitli yaş gruplarından insanlara hitap ediyor. Hem milenyum kuşağı hem X kuşağı hem de baby boomers arasında en çok tercih edilen seçenek oldu. Z kuşağı ve Sessiz Kuşak arasında da "12345"den sonra en popüler ikinci seçenek oldu. Bir başka tahmin edilebilir parola olan "admin" ise "12345678", "123456789" ve "12345" ile onu yakından takip etti. Birçok kişi açıkça kolaylığı tercih etmeye devam ederek kişisel verilerini, paralarını ve muhtemelen itibarlarını riske atmaya devam ediyor.



Rapora göre ABD ve İngiltere'de de genel tablo aynı derecede vahim ve "admin" her iki ülkede de ilk sırada yer aldı. ABD'de "password" ve "123456" ikinci ve üçüncü sırada yer aldı; İngiltere'de ise bu ikisi sıralamada yer değiştirdi. Comparitech'in 2025 yılında veri ihlali forumlarında sızdırılan iki milyar gerçek hesap parolasını incelediği araştırmada da benzer bir tablo ortaya çıktı, listenin başında "123456", "12345678" ve "123456789" yer aldı.

 

Aynı tas aynı hamam

Kolay tahmin edilebilir bir parola kullanmak, evinizin ön kapısını kâğıt mandalıyla kilitlemekle eş değer. Bu, gerçek bir direnç sağlamaz ve saldırganlar, bu tür zayıf veya yeniden kullanılan parolaları büyük ölçekte hızlı bir şekilde kırmalarını sağlayan brute-force veya kimlik bilgisi doldurma tekniklerini kullanarak atlatabilirler. Bu nedenle, parolanız en yaygın parola seçenekleri arasında yer alıyorsa onu derhal değiştirmelisiniz. Ayrıca her hesap için güçlü ve benzersiz bir parola veya parola cümlesi (passphrase) kullanmanız ve giriş bilgilerinizi güvenilir bir parola yöneticisinde saklamanız gerekir.

Ancak ne kadar güçlü olursa olsun bir parola yine de hesabınız ile bir hacker arasında tek bir bariyerdir. Bu nedenle, ekstra bir güvenlik katmanı olarak iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA), özellikle Kişisel Tanımlanabilir Bilgiler (PII) veya diğer önemli verileri içeren hesaplar için günümüzde hâlâ vazgeçilmez bir savunma hattıdır. 

 

Zayıf parolalar kurumsal hayatı da tehlikeye atıyor

Kurumsal ortamlarda riskler keskin bir şekilde artar. Zayıf, tahmin edilebilir veya tekrar kullanılan parolalar, yalnızca bireysel çalışanları değil, tüm kuruluşları, müşterilerini ve ortaklarını da tehlikeye atabilir. Zayıf parolalar sonucunda yaşananlar genellikle finansal kayıp, operasyonel aksaklıklar, düzenleyici kurumların incelemesi ve uzun vadeli itibar kaybını kapsar. Bu nedenle şirketler, teknik güvenlik önlemlerinin yanı sıra çalışanlar için sürekli güvenlik bilinci eğitim programlarını bir arada uygulamalıdır.Modern araçlar, dakikalar içinde sayısız oturum açma kimlik bilgisi kombinasyonunu test edebildiğinden saldırganların lehine olan ihtimal oldukça yüksektir. Ayrıca birbirine bağlı hizmetler ve paylaşılan kimlikler üzerine kurulu dijital ekosistemde, bir hesabın ele geçirilmesinden kaynaklanan hasarın uzun süre sınırlı kalması olası değildir. Ayrıca parola anahtarları (passkeys) hızla dijital güvenliğin altın standardı hâline geliyor ve Apple, Google ve Amazon dâhil birçok büyük platform artık parola anahtarlarını (passkeys) birincil oturum açma yöntemi olarak sunuyor.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2026/01/dunya-da-en-cok-kullanilan-sifreler-neler-1711.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2026/01/dunya-da-en-cok-kullanilan-sifreler-neler-1711.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2026/01/dunya-da-en-cok-kullanilan-sifreler-neler-1711-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2026/01/dunya-da-en-cok-kullanilan-sifreler-neler-1711.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/dunya-da-en-cok-kullanilan-sifreler-neler/3328/</link>
			<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 20:58:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[2026'da az izinle 'bütçe dostu' çok tatil yaptıran takvim!]]></title>
			<description><![CDATA[2026 resmi tatil takvimi açıklandı. Buna göre çalışanlar 15 gün izin alarak 45 gün tatil yapabilecek. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Az izinle çok tatil yapmak, uzun tatilleri düşük maliyetle planlama imkânı yaratıyor. Resmi tatillerin hafta sonlarıyla birleşmesiyle bütçe dostu seyahat planlarını çoğaltmak ve yıl geneline yaymak mümkün. Erken rezervasyon indirimleri, vizesiz rotalar, otel ve cruise kampanyalarıyla 2026, tasarruf ederek daha fazla seyahat etmenin mümkün olduğu bir ‘ekonomi yılı’ olarak öne çıkıyor. Tatilsepeti, 2026 tatil takvimini ve takvime uygun rotaları derledi.

Türkiye’de 2026 resmi tatil takvimi, çalışanlara yalnızca 15 gün yıllık izinle toplam 45 güne kadar tatil yapma imkânı sunuyor. Resmi tatillerin hafta sonlarıyla birleşmesi ve izinlerin önceden ve doğru planlanması sayesinde ortaya çıkan fırsatlar, 2026’yı seyahat severler için dinlenme yılı haline getiriyor. Tatilini uzun soluklu planlamak isteyenler için yıl boyunca çok sayıda ideal kaçış noktası ve fırsat dikkat çekiyor. Türkiye’nin tatil platformu Tatilsepeti, bu dönemlere özel öne çıkan fırsatları derledi. Yıl boyunca sadece 15 gün izin alarak 45 gün tatil yapma imkanı; seyahat severlere kültür, doğa, gastronomi ve tarih temalı turlarda geniş fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin geniş tur seçeneği ve otel envanterine sahip seyahat platformu Tatilsepeti ise bu dönemleri avantaja çevirmek isteyen misafirlerini özel kampanyalar ve bütçe dostu alternatiflerle destekliyor. Tatil takvimini buna göre planlayanlar, daha ekonomik bir tatil imkanı yakalayabilecek. İşte o takvim, işte o rotalar:


Ocak  - Mart: YENİ YIL HEYECANI  - 5 GÜN İZİN İLE 13 GÜN TATİL 


Yılın ilk tatil günü perşembeye gelince 1 gün izinle 4 gün tatil imkânı sunuyor. İleriki tarihlerde ise Ramazan Bayramı’nda 4 gün izin alıp 9 gün tatil yapma olanağı mümkün. Kış aylarında veya kıştan bahara geçerken uzun soluklu bir kaçamak yapmak isteyenler için bu dönemi değerlendirebilirsiniz. Ya da kış soğuğunda sıcak denizlere kaçabilirsiniz. 


	Antalya’da Galalı Yılbaşı otelleri: Yılbaşı eğlenceleri, ünlü sanatçıların galalı otel programları ile güneşli gün sayısının fazla olduğu Antalya’da yılbaşı tatilleri kişi başı 5341 TL’den başlıyor. 
	Bulgaristan: Kayak severler için avantajlı kayak paketleri sunan komşuda kayak turları 149 Euro’dan başlıyor.
	Kapadokya: Balon turları, peribacaları manzaralı yürüyüş rotaları, sıcak hava balonu izleme noktaları ve bölgenin kış atmosferiyle birleşen gastronomi deneyimleri ile Kapadokya kısa ama büyülü, dopdolu bir yılbaşı tatili arayanlar için ideal bir seçenek oluşturuyor.
	Türkiye içi kayak merkezleri: Uludağ, Palandöken ve Erciyes kayak ve kar sevenleri, beyazın sakinliğinde dinlenmek isteyenleri bekliyor. Sömestir dönemi, bayram ve Şubat tatilleri ile planlandığında bu destinasyonlar için birkaç günlük ekstra tatil yaratmak mümkün. 



Nisan  - Mayıs: BAHAR COŞKUSU - 6 GÜN İZİNLE 22 GÜN TATİL 


23 Nisan’da 2 gün izinle 5 gün tatil yapabilirsiniz. 1 Mayıs’ta 1 gün izinle 4 günlük bir tatil imkânı bulunurken, 1 gün izinle 19 Mayıs’ı 4 güne uzatmak mümkün. Ayrıca çalışanlar, 2 gün izin kullanarak Kurban Bayramı tatilini 9 güne çıkarabiliyor.


	Avrupa’nın baharı: Roma, Paris, Amsterdam ve Prag, Nisan ve Mayıs’ta hem daha sakin hem daha ekonomik. Mevsim itibari ile Avrupa sokaklarını keşfetmenin en keyifli dönemi olan ilkbaharda erken rezervasyon ile kur değişikliklerine karşı kendinizi koruyabilir, avantajlı fiyatlardan faydalanabilirsiniz. 
	Balkanlar: Yakın coğrafya avantajı ile 4–5 günlük kısa rotalar için ideal. Belgrad, Üsküp ve Saraybosna gibi Balkan ülkelerinde vizesiz seyahatin özgürlüğünü yaşayabilirsiniz. Akşam yemekleri ve tüm ekstra turların dahil olduğu turlar 249 Euro’dan başlıyor. Uçakla ya da otobüsle katılabileceğiniz vizeli ya da vizesiz Balkan ülkelerine üç, dört ya da yedi gecelik programlara dahil olabilirsiniz. 
	Mısır, Ürdün, Fas, Dubai: Kış mevsiminin ardından yazı erken yaşamak isteyenler için son dönemin en gözde tatil bölgelerinden olan vizesiz Sharm el Sheikh deniz ve dalış turları için ideal. 295 Euro ‘dan başlayan turlara her şey dahil otel konaklaması da dahil. 
	Uzakdoğu’da Festival Zamanı: Vizesiz ülkelerden olan Japonya’da kiraz festivali zamanı. Uzun tatiller fırsatı gelmişken erken rezervasyon ile avantajlı tatil planları yapabilirsiniz.



Temmuz’da yaz neşesi  - 2 GÜN İZİN İLE 5 GÜN TATİL 


Yaz aylarının en çok izin kullanılan ayı olan Temmuz’da 2 gün izinle 14 -18 Temmuz arasında 5 gün tatil imkânı yakalayabilirsiniz.  


	Ege & Akdeniz: Bodrum, Kaş, Çeşme ve Datça, uzun süreli konaklamalar için erken rezervasyon döneminde ciddi fırsatlar sunuyor. 5 günlük Antalya’da 5 yıldızlı her şey dahil tesislerde 4 kişilik bir aile için fiyatlar 53.040 TL’den başlıyor. Çocuklu aileler için 10 yaş ve 2 yaşın altında 2 çocuk ücretsiz konuklama kolaylığı da sunuluyor. 
	Yunan Adaları: Kos, Rodos, Sakız ve Midilli gibi adalara kapı vizesi uygulamaları sayesinde yaz tatillerinde alternatif bir olanak sağlıyor. Kapı vizesi ile katılabileceğiniz cruise turlarının yanı sıra, vizesi olanlar için daha kapsamlı ve daha fazla adayı keşfetmenize olanak sağlayan gemi turları da var; 284 Euro’dan başlıyor.



Sonbahar rotası: 2 GÜN İZİN ALIN 5 GÜNDE Avrupa’yı KEŞFEDİN


Ekimin son haftası 29 Ekim resmi tatiliyle birleştirerek 2 gün izinle, 5 gün tatil imkânı yakalayabilirsiniz.


	İtalya’da tatlı hayat: Toskana bağbozumu, gastronomi severler için eşsiz deneyimler sunarken erken planlayanlar için avantajlı fiyatlar sunabiliyor. 
	Türkiye’de doğa: Kapadokya, Trakya bölgesinde bağ bozumu dönemi olduğundan hem festivallere hem de bağ bozumuna eşlik edebilirsiniz. Yürüyüş sevenler için de bu mevsim Likya ve Karya Yürüyüş turları ilgi çekici bir öneri olabilir. 


SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/2026-da-az-izinle-butce-dostu-cok-tatil-yaptiran-takvim-8707.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/2026-da-az-izinle-butce-dostu-cok-tatil-yaptiran-takvim-8707.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/2026-da-az-izinle-butce-dostu-cok-tatil-yaptiran-takvim-8707-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/2026-da-az-izinle-butce-dostu-cok-tatil-yaptiran-takvim-8707.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/2026-da-az-izinle-butce-dostu-cok-tatil-yaptiran-takvim/3327/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 13:18:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[E-ticarette yeni dönem: Yapay zekâ]]></title>
			<description><![CDATA[E-ticaretin dinamikleri, yapay zekâ tabanlı otonom agentlar ile köklü bir değişime sahne oluyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[E-ticaretin dinamikleri, yapay zekâ tabanlı otonom agentlar ile köklü bir değişime sahne oluyor. "Agentic commerce" olarak tanımlanan bu yeni dönem, alışverişte keşiften satın almaya, teslimattan iadeye kadar tüm süreçleri yeniden tanımlıyor.

Türkiye, yapay zekâ ve e-ticaret alanında hızla büyüyen bir pazar konumunda. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de e-ticaret hacmi 2024 yılında bir önceki yıla göre %61,7 artarak 3 trilyon 162 milyar TL'ye ulaştı.

Bu süreçte yapay zekâ da e-ticaretin temel taşlarından biri haline gelerek, müşteri memnuniyetini artırma, operasyonel verimliliği optimize etme ve satışları artırma konularında şirketlere eşi benzeri görülmemiş fırsatlar sunuyor. Yapay zekâ algoritmaları, büyük veri setlerini analiz ederek müşteri davranışlarını anlıyor, kişiye özel ürün önerileri sunuyor ve satın alma süreçlerini daha akıcı hale getiriyor. Bu durum, online alışverişi sadece bir işlem olmaktan çıkarıp, her bir kullanıcı için özelleştirilmiş, akıllı ve otonom bir deneyime dönüştürüyor.

Yeni Bir Döneme Giriliyor

E-ticaret hacmindeki büyüme ve kullanıcı deneyimindeki değişim Agentic Commerce gibi yenilikçi yaklaşımlarla daha da ivme kazanmaya hazırlanıyor.

Geleneksel alışveriş süreçlerinde kullanıcılar birçok site ve platform arasında bölünmüş, zaman alıcı bir yolculuk yaşarken; Agentic Commerce ile bu süreç, amaca ve niyete odaklı, akıllı AI agentlar tarafından baştan sona entegre edilmiş, akışkan ve kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüşüyor. Bu agentlar, kullanıcı ihtiyaçlarını önceden algılıyor, pazarlık yapıyor, seçenekler arasında geziniyor ve işlemleri otonom bir biçimde gerçekleştiriyor.

McKinsey’in projeksiyonuna göre, yalnızca ABD’de 2030'a kadar agentic commerce ile yönetilen B2C pazarında yıllık 1 trilyon dolara yakın yeni gelir oluşturulması, küresel çapta ise bu rakamın 3-5 trilyon dolar seviyelerine ulaşması bekleniyor.

"Yapay zekâ, online alışverişin DNA'sını yeniden yazıyor"

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Cerebrum Tech İş Geliştirme ve Üründen Sorumlu Başkan Yardımcısı Tolga Tunç, yapay zekânın sadece bir teknoloji trendi olmadığını, aynı zamanda bir iş yapış biçimi devrimi olduğunu vurguladı. Tunç, şunları söyledi: "Yapay zekâ, online alışverişin DNA'sını yeniden yazıyor. Artık müşterilere sadece ürün satmıyoruz; onlara akıllı, kişiselleştirilmiş ve sorunsuz bir deneyim sunuyoruz. Cerebrum Tech olarak, geliştirdiğimiz yenilikçi yapay zekâ çözümleriyle hem işletmelerin bu dönüşüme adapte olmalarını sağlıyor hem de son kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyoruz. Geleceğin perakendesi, veriyi anlayan, yorumlayan ve bu veriden değer üreten yapay zekâ sistemleri üzerine kurulacak."

SEO'dan GEO'ya: Görünürlüğün yeni kuralları

Agentic Commerce'in yükselişi, markaların dijital pazarlama stratejilerini de temelden değiştiriyor. Klasik SEO’nun etkisi zayıflarken, GEO (Generative Engine Optimization) öne çıkıyor. Markaların artık kataloglarını ve içeriklerini üretken yapay zekâ platformları tarafından kolayca okunup işlenebilecek şekilde hazırlaması gerekiyor.

Gartner’ın verilerine göre, 2026’ya kadar geleneksel arama motoru kullanımı %25 azalacak; çünkü kullanıcılar ürün araştırması ve satın alma için giderek daha fazla yapay zekâ tabanlı çözümleri tercih ediyor. Araştırmalara göre, kullanıcıların yüzde 44’ü yapay zekâ destekli aramaları ana kaynağı olarak görüyor; klasik arama motorlarını tercih edenlerin oranı ise yüzde 31’de kalıyor.

Bu ortamda Ayakta kalmak isteyen e-ticaret firmalarının; dijital stratejilerini dönüştürerek SEO’dan GEO’ya bütçe ve öncelik kaydırması; yapay zekâ sohbetlerini ve platformlarını yakından takip etmesi; tüm satış ve destek süreçlerini yapay zekâ sohbetine entegre etmesi kaçınılmaz bir hal alıyor.

Cerebrum Tech İş Geliştirme ve Üründen Sorumlu Başkan Yardımcısı Tolga Tunç, bu yeni döneme adaptasyonun kritik önem taşıdığını belirtti: “İş ortaklarımızın bu yeni döneme hızla adapte olabilmesi için agentic AI çözümlerimizle müşteri davranışlarını anlık olarak analiz ediyor, kişiselleştirilmiş ürün ve hizmet içerikleri sunuyor ve GEO’ya tam uyumlu ürün katalogları geliştiriyoruz. Vizyonumuz, markaların yalnızca bugünün değil, geleceğin dijital ticaret ekosisteminde de birbirinden güçlü ve görünür hale gelmelerini sağlamak.”

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/e-ticarette-yeni-donem-yapay-zeka-1219.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/e-ticarette-yeni-donem-yapay-zeka-1219.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/e-ticarette-yeni-donem-yapay-zeka-1219-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/e-ticarette-yeni-donem-yapay-zeka-1219.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/e-ticarette-yeni-donem-yapay-zeka/3326/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 11:06:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA['Yüzyılın Konut Projesi'ne başvurular bugün başladı! Başvuru şartları neler?]]></title>
			<description><![CDATA[TOKİ tarafından 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği “Yüzyılın Konut Projesi” başvuruları bugün başladı. e-Devlet üzerinden yapılacak başvurular 18 Aralık’ta, banka şubesi başvuruları ise 19 Aralık’ta sona erecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından hayata geçirilecek 500 bin sosyal konut kampanyası, 10 Kasım 2025 Pazartesi (bugün) saat 09.00 itibarıyla e-Devlet sistemi üzerinden başvuruya açıldı.

Yoğunluk yaşanmaması amacıyla, 5 gün boyunca Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının (TCKN) son rakamına göre başvuru alımı uygulanacak.


TC kimlik numarasının son rakamı 0 olanlar: 10 Kasım 2025

TC kimlik numarasının son rakamı 2 olanlar: 11 Kasım 2025

TC kimlik numarasının son rakamı 4 olanlar: 12 Kasım 2025

TC kimlik numarasının son rakamı 6 olanlar: 13 Kasım 2025

TC kimlik numarasının son rakamı 8 olanlar: 14 Kasım 2025


Bu uygulama Uygulama 15 Kasım itibarıyla sonlandırılacak ve 18 Aralık'a kadar e-Devlet başvuruları tüm vatandaşlara açılacak.




Başvuru Hakkı ve Gelir Sınırı Neler?


Bir hane halkı adına — yani kişinin kendisi ve eşi adına — yalnızca bir adet başvuru yapılabilecektir, sehven birden fazla başvuru yapılması durumunda, ikinci başvuru yapan eşin başvurusu iptal edilecektir.

Aylık hane halkı gelirinin (kendileri, eşleri ve velayetleri altındaki çocukları), başvuru dönemi itibarıyla son 12 ay ortalamasının en fazla net 127.000 TL (İstanbul İli için 145.000 TL) olması gerekmektedir.


500 Bin Konut Projesinde İkamet Şartı Nedir?


Başvuru yapılacak yerlerde (il ise ilde, ilçe ise ilçede, belde ise beldede) adrese dayalı kayıt sistemine göre; başvuru döneminden geriye doğru 1 yıldan az olmamak koşuluyla ikamet ediyor olma şartı aranacak. Büyükşehirlerde merkez ilçelerde ikamet edenler ilçe ayrımı olmadan il merkezindeki projeler için başvuru yapabilecek. İkamet edilen ilçede proje bulunmaması halinde il merkezindeki projeye başvuru yapılabilecek.


Anadolu İlleri için Satış Fiyatı ve Ödeme Planı Nedir?


Konutların fiyatı ve taksit tutarları İstanbul ve Anadolu illerinde farklı olacak. Anadolu’da 1+1 konutlar 1 milyon 800 bin TL, 65 metrekarelik 2+1’ler 2 milyon 200 bin TL, 80 metrekarelik 2+1’ler ise 2 milyon 650 bin TL’den satışa sunulacak. Anadolu’da 1+1 konutların taksitleri 6 bin 750 TL olacak. 65 metrekarelik 2+1’lerin taksitleri 8 bin 250 TL, 80 metrekarelik 2+1’lerin taksitleri ise 9 bin 938 TL olarak belirlendi.


İstanbul için Satış Fiyatı ve Ödeme Planı Nedir?


İstanbul’da 1+1 konutlar 1 milyon 950 bin TL, 65 metrekarelik 2+1’ler 2 milyon 450 bin TL, 80 metrekarelik 2+1’ler ise 2 milyon 950 bin TL’den satışa sunulacak. İstanbul’da 1+1 konutların taksitleri 7 bin 313 TL, 65 metrekarelik 2+1’lerin taksitleri 9 bin 188 TL, 80 metrekarelik 2+1’lerin taksitleri ise 11 bin 63 TL olarak belirlendi.


Yüzyılın Konut Projesi'nde Hangi Gruplara Ne Kadar Kontenjan Ayrıldı?


Hak sahiplerinin yüzde 5’ini şehit aileleri ve gaziler, yüzde 5’ini engelliler, yüzde 20’sini emekliler, yüzde 10’unu 3 ve daha fazla çocuğa sahip aileler, yüzde 20’sini 18-30 yaş arası gençler, kalan yüzde 40’lık kısmını ise diğer alıcalar oluşturacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/yuzyilin-konut-projesi-ne-basvurular-bugun-basladi-basvuru-sartlari-neler-5302.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/yuzyilin-konut-projesi-ne-basvurular-bugun-basladi-basvuru-sartlari-neler-5302.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/yuzyilin-konut-projesi-ne-basvurular-bugun-basladi-basvuru-sartlari-neler-5302-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/yuzyilin-konut-projesi-ne-basvurular-bugun-basladi-basvuru-sartlari-neler-5302.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/yuzyilin-konut-projesi-ne-basvurular-bugun-basladi-basvuru-sartlari-neler/3324/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 15:37:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Memur zammı...]]></title>
			<description><![CDATA[Memurların 2026 ve 2027 yılı için alacağı zamlar belli oldu. Bu yeni gelişmeyi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, duyurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, konuyla ilgili bilgi paylaşımı yaptı...

- ''Memur ve memur emeklilerimizin 2026-2027 yıllarındaki mali ve sosyal haklarını belirleyen 8. Dönem Toplu Sözleşmesi kapsamında Hakem Kurulu;

 



	2026 yılı için ilk altı ay %11, ikinci altı ay %7
	2027 yılı için ilk altı ay %5, ikinci altı ay %4 zam oranı üzerinde karar kılmıştır.
	Ayrıca 1.000 TL taban aylığı artışı da gerçekleşmiştir.



Genele ilişkin mali ve sosyal haklarda kabul edilen 65 maddenin başta kamu görevlilerimiz, kamu emeklilerimiz ve aileleri için hayırlı olmasını diliyoruz.''



 

sgk dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/08/memur-zammi-netlesti-9742.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/08/memur-zammi-netlesti-9742.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/08/memur-zammi-netlesti-9742-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/08/memur-zammi-netlesti-9742.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/memur-zammi-netlesti/3317/</link>
			<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 19:27:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Abdi İbrahim Üretim ve Tedarik Grup Başkanlığı görevine Caner Kılınçer atandı]]></title>
			<description><![CDATA[1912 yılından bu yana hayatı iyileştirme misyonuyla faaliyetlerini sürdüren ve Türk ilaç sektöründe lider konumda yer alan Abdi İbrahim, yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Caner Kılınçer, 2 Haziran 2025 itibarıyla Abdi İbrahim Üretim ve Tedarik Grup Başkanı olarak göreve başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TÜRKİYE’NİN iyileştiren gücü Abdi İbrahim, stratejik liderlik gücünü pekiştirmek üzere deneyimli bir ismi daha bünyesine kattı. Üretim ve tedarik zinciri yönetimi alanında uzun yıllara dayanan bir deneyime sahip olan Caner Kılınçer, Abdi İbrahim Üretim ve Tedarik Grup Başkanı olarak atandı.

 

ayrıntılar...

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü mezunu olan Kılınçer, kariyerine Tekfen Holding’de Vardiya Mühendisi olarak başladı. Ardından Unilever’de Ar-Ge, Üretim, Planlama ve Kalite alanlarında yöneticilik görevlerinde bulundu.

PepsiCo ve sonrasında Henkel'de Fabrika Direktörü olarak görev yapan Kılınçer, Henkel’in Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde Operasyonel Mükemmellik Direktörlüğü görevini üstlenerek bölgesel ölçekte birçok önemli projeye liderlik yaptı.

 


Amazon’da Operasyon Genel Müdürü olarak görev aldı


Uluslararası deneyimini Olam International’da Tedarik Zinciri ve Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür ve aynı zamanda Yönetim Kurulu Üyesi olarak sürdüren Kılınçer, Amazon’da Operasyon Genel Müdürü olarak görev aldı. Son olarak Henkel’in Nijerya ve Slovenya’daki yurtdışı operasyonlarında Operasyon ve Tedarik Zinciri Direktörü olarak görev yapan Caner Kılınçer, üretimden tedarik zincirine kadar birçok alanda geniş bir deneyime sahip.

Caner Kılınçer, 2025 yılı haziran ayı itibarıyla, Abdi İbrahim İlaç’ta Üretim ve Tedarik Grup Başkanı olarak görevine başladı.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/abdi-ibrahim-uretim-ve-tedarik-grup-baskanligi-gorevine-caner-kilincer-atandi-6762.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/abdi-ibrahim-uretim-ve-tedarik-grup-baskanligi-gorevine-caner-kilincer-atandi-6762.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/abdi-ibrahim-uretim-ve-tedarik-grup-baskanligi-gorevine-caner-kilincer-atandi-6762-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/abdi-ibrahim-uretim-ve-tedarik-grup-baskanligi-gorevine-caner-kilincer-atandi-6762.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/abdi-ibrahim-uretim-ve-tedarik-grup-baskanligi-gorevine-caner-kilincer-atandi/3316/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 12:43:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA['Ankara Deklarasyonu' imzalandı '' KADIN ve ÇOCUK'' hakları da var!]]></title>
			<description><![CDATA[Çin Vatandaş ve Çin Şirketleri Hukuki Hak ve Menfaatlerini Koruma ve Yardımlaşma Derneği (ÇHD) tarafından "dünya çapında devlet başkanlarının sınır ötesi itibarının korunması ve üçüncü ülkelerde yaşayan kadınlar ve çocukların meşru haklarını koruma girişimi" amacıyla Uluslararası Hukuk Semineri düzenlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Deklarasyonu

HUKUK ALANINDA DEVLET BAŞKANLARININ İTİBARININ KORUNMASI VE DEZAVANTAJLI KİŞİLERİN HAKLARININ SAVUNULMASI AMACIYLA 22 ÜLKENİN KATILIMIYLA HAZIRLANAN DEKLARASYON OY BİRLİĞİYLE KABUL EDİLDİ.

 



	YARGIDA ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİNİN ARTIRILMASI, ARABULUCULUK VE TAHKİM ŞEKLİNDE TAMAMLAYICI ÇÖZÜMLER ÜRETİLMESİ ÖNERİLDİ!



Çin Vatandaş ve Çin Şirketleri Hukuki Hak ve Menfaatlerini Koruma ve Yardımlaşma Derneği (ÇHD) tarafından "dünya çapında devlet başkanlarının sınır ötesi itibarının korunması ve üçüncü ülkelerde yaşayan kadınlar ve çocukların meşru haklarını koruma girişimi" amacıyla Uluslararası Hukuk Semineri düzenlendi.



 



	ABD, Danimarka, Etiyopya, İrlanda, Peru, Malezya, Portekiz ve Çin’den gelen hukukçu temsilciler...



Altınel Otel'de düzenlenen ve iki gün süren seminerde ABD, Danimarka, Etiyopya, İrlanda, Peru, Malezya, Portekiz ve Çin’den gelen hukukçu temsilciler ile seminere online katılan İspanya, İtalya, Arjantin, Hindistan, Özbekistan başta olmak üzere 22 ülkeden onlarca hukukçu, yaptıkları konuşmalarla ortak deklarasyon hazırlanmasına katkıda bulundu.

ÇHD Başkanı Yue Zhao, seminerin açış konuşmasında, katılımcı 22 ülkenin temsilcilerine desteklerinden dolayı teşekkür etti. Düzenledikleri seminerle devlet başkanlarının itibarlarının korunmasını ve savaşlar nedeniyle yaşanan dünya genelindeki göçlerde sığınmacı ve göçmen kadın, çocuk ve engelli gibi dezavantajlı grupların hukuk alanında meşru haklarının savunulmasını amaçladıklarını belirten Zhao, bu seminer vasıtasıyla dünya genelinde daha iyi bir hukuk hizmeti sağlanarak, zayıf kitlelerin haklarının korunarak adil ve güvenli bir yaşam sürdürülmesini arzu ettiklerini dile getirdi.

Yue Zhao, dünyada barışın hakim olmadığını, insan kaçakçılığı, organ nakli, fuhuşa zorlama gibi birçok suçun mağduru olan başta kadınlar, çocuklar ve engelliler olmak üzere ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan halkların hukuki haklarının korunması için uluslararası dayanışmanın gerekliliğine dikkat çekti.

 


TAHKİM VE ARABULUCULUK


ÇHD Başkan Yardımcısı Avukat Orhan Atik'in moderatörlüğünde gerçekleşen seminerde konuşan İrlanda Temsilcisi Avukat Atueyi Nwosu, Avrupa Birliği dahilinde üçüncü ülkelerden gelenler için yasal koruma mekanizmalarının olduğunu, kadın-erkek eşitliği baz alınarak yeterince temsil edilemeyen vatansızların insan hakları, istihdam, eğitim, sağlık ve sosyal korunmasının sağlanmaya çalışıldığını söyledi.

İrlanda'nın Avrupa Ekonomik Topluluğu'da dahil olmadığı için AB Aile Birleşimi Yönergesi dışında kaldığını bildiren Nwosu, bu nedenle serbest dolaşım kapsamı dışında kaldıklarını, kaçak göçmenlerin İrlanda'ya gelmesinin engellendiğini kaydetti.

Atueyi Nwosu, resmi göçmenlerin aile birleşiminde yeterli mali güce sahip olma kriterinin yanı sıra evlilik dışı çocuklar, gerçek ve uzun süreli ilişkiler, eş, anne ve babanın kanıtlanması gibi güçlüklerin bulunduğunu, aile birleşimine yasaların değil o günkü hükümet yetkililerinin inisiyatifinde olduğunu dile getirdi.

Aile birleşimindeki mağduriyetleri ifade eden Nwosu, "Aile bütünlüğü, insan hakları olarak ele alınmalı. Göçmen mağduriyetleri giderilmelidir. Adaletin gecikmesini önlemek için ticari işlerde olduğu gibi mahkemeler yerine tahkim ve arabuluculuk sistemi getirilmelidir." dedi.

 


"ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞART"


 Etiyopya Temsilcisi Avukat Mesevet Seydum Tafesse, ülke liderlerinin isim ve itibarının, temsil ettiği halkların itibarıyla eş değerde olduğunu vurguladı. 

"Devlet başkanlarının haklarının korunması, ülkelerin tarihi sorumluluğudur" diyen Tafesse, her ülkede farklı ve karmaşık yasal düzenlemeler bulunduğunu belirterek, devlet başkanlarının ülke sınırları dışında sadece imajın önemli olmadığını, temsil ettiği vatandaşların ve ulusal istikrar için gerekli olduğunu, aksi halde skandalların ve şiddetin yaşanabileceğini savundu.

Afrika ülkesi Liberya'da 2005-2018 arasında seçilen ilk kadın devlet başkanı Johnson Sirleaf'ı örnek gösteren Tafesse, dünya barışına kadınları dahil ettiğini, sadece kendi itibarını değil sosyal alandaki aktiviteleri de koruduğunu anlattı.

Otoriter rejim ve savaş ortamında kadın, çocuk ve dezavantajlı grupların haklarının göz ardı edildiğini belirten Tafesse, "Bizler daha güçlü hukuki korumanın öncülüğünü yapmalıyız. Yerel bazda her ülkeden savunuculara ihtiyaç var. Bizler devlet başkanlarının itibarının korunması ile kadın ve çocukların mağduriyetlerinin giderilmesindeki hukuki boşluğu kapatmada köprü olmalıyız. Bunun için uluslararası işbirliği şart. Ülkeleri bağlayıcı, sözleşme ve antlaşmaların imzalanması gerekir. Bunun yanısıra insan hakları konusunda daha bilinçli bir nesil yetiştirebiliriz." diye konuştu.

Tafesse, Tikra anlaşmazlığı nedeniyle Kuzey bölgede oluşan iç savaşta yaşanan mülteci sorunları, iltica taleplerinin reddi, cinsiyet bazlı şiddet olayları ve çocuk mağduriyetlerinden örnekler vererek, Birleşmiş Milletler'in koruma çabalarının yetersiz kaldığına dikkat çekerek, uluslararası işbirliğinin gerekliliğini vurguladı.

 


"SADECE İTİBAR DEĞİL HAYATİ BİR KONU"


Seminerde söz alan Peru Temsilcisi Mary Christabel Esquiagola Enciso, Türkiye'de düzenlenen uluslararası büyük öneme sahip toplantıda ülkesini temsilen katılmaktan onur duyduğunu ifade etti.

Sosyal medya aracılığıyla bilginin saniyeler içerisinde dünya geneline yayılabildiğini belirten Enciso, devlet liderlerinin itibarının korunmasının sadece uluslararası hukuk, diplomasi ve insan haklarının kesiştiği noktada kalmadığını, devletlerin ve milletlerin onuru için de gerekli olduğunu savundu. Devlet başkanlarına karşı iftira ve dezenformasyon kampanyalarının, medya zulmünün artması karşısında uluslararası etkili koruma mekanizmalarının oluşturulmasının kaçınılmaz olduğuna dikkati çekti.

Peru gibi gelişmekte olan ülkeler açısından devlet başkanlarının korunmasının sadece bir hukuk meselesi olmadığını, aynı zamanda uluslararası yönetim, egemenlik ve karşılıklı saygı meselesi olduğunu belirten Enciso, "Ulusal liderlerin itibarının sınır ötesi korunması, hayati bir konudur. Uluslararası işbirliği, yasal çerçevelerin güçlendirilmesi ve ülkeler arasında karşılıklı saygı esastır" dedi.

İtibar ve mali güce sahip bazı insanların suç işlemeleri halinde adaletin sağlanamadığına dikkati çeken Enciso, zayıf halkadaki insanlara karşı fuhuşa zorlama, tecavüz, cinsel istismar ve insan kaçakçılığı gibi suçlar işleyen güç sahibi insanların cezasız kalmaması için tedbir alınması gerektiğini belirterek, zayıfların da güçlüler karşısında haklarını savunabilecek adil yargılama önerisinde bulundu. 

Danimarka Temsilcisi Avukat Tina Ravn, 200 çalışanlı ve 16 dilde hizmet veren uluslararası hukuk ofisinde de görevli olduğunu belirterek, Tayvan-Danimarka arasında çocuk kaçırma davasını örnek gösterdi.

Ülkeler arasındaki hukuki birlikteliğin olmaması, ülkelerdeki resmi kayıtların farklı oluşu, dikkate alınmaması ve yargıçların konuyu algılamaması gibi birçok nedenden dolayı mağduriyetlerin oluştuğunu anlatan Ravn, geleneksel yerel mahkemelerin uluslararası davalarda yetersiz kaldığını, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin ihlal ettiğini savundu.

 


"BİR NEVİ KÖLE OLDULAR"


Malezya Temsilcisi Avukat Sabri Yusuf Hong, bazı ülkelerdeki zulümden kaçarak sığındığı Malezya Rohingya'da acil insani vakalar yaşandığına dikkati çekti.

Rohingya'da mültecilerin resmi statüsünün olmadığını bildiren Hong, 200 binden fazla belgesiz göçmenin gözaltı ve deport korkusuyla kamplarda tutulduğunu, okulsuz ve hastanesiz yaşamlarını sürdürdüklerini, kadınların istismar riskiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti. "Rohingya'ya gelerek bir nevi köle oldular" şeklinde mültecileri tanımlayan Hong, "Göçmenler, büyük zorluklarla deniz aşırı geldikleri Rohingya'dan geri dönemiyorlar. Kamplarda evraksız evlendiriliyorlar, çocuklar istismar amacıyla kaçırılıyor, para karşılığı insan kaçırıp fidye talep ediliyor. Bu keşmekeşliği, arabulucu veya tahkimin nasıl çözeceği tartışılmalıdır. Uluslararası paydaşlar bir araya gelmeli, diyalog başlatılmalıdır. Mülteci kuruluşları çözüm üretmelidir. Uluslararası mahkemelerin baskı yapması, suçluların sorumlu tutulması sağlanmalıdır. Rohingya krizi, tek bir ülke tarafından çözülemez. Uluslararası tahkim bu sorunu çözebilir, insan haklarını tesis edebilir. İnsanların umutları ve korkuları var. Kalıcı çözümler, diyalogla mümkündür" diye konuştu.

Portekiz Temsilcisi Avukat Vania Salgado ise verdiği örneklerde güç sahibi insanların kadın ve çocuklara karşı işledikleri suçlar karşısında devletlerin, yerel hukuki anlamda yetersiz kaldığını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlal edildiğini anlattı.

Güçlülerin hukukunun hakim olduğu ülkelerde Devletlerin olaylar karşısında sessiz kalması halinde ulusal yargı mekanizmalarının etkisizleştiğini, uluslararası işbirliğinin ise zayıfladığını belirten Vania, sorunların çözümü için şu önerilerde bulundu "Uluslararası tahkim sözleşmelerine zorunlu insan hakları hükümleri eklenmelidir. Aile içi şiddet ve aile anlaşmazlıkları konusunda, uluslararası yargı yetkisine sahip uzmanlaşmış arabulucu merkezleri kurulmalıdır.  

Karma tahkim mahkemeleri kurulmalı, uluslararası bağlayıcılığı olan kamu içtihatları oluşturulmalıdır."

 


"BM YENİDEN YAPILANMALI"


 ÇHD Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Hasan Pilavcı, üçüncü ülkelerde yabancı devlet başkanlarının şeref ve onurunun korunmasının, küresel anlamda barışın tesisi ve uluslararası işbirliğin artmasında zorunlu olduğunu söyledi.

Türkiye'deki yasal düzenlemelerde ülkeler arasında karşılıklılık ilkesinin bulunduğuna değinen Pilavcı, yabancı devlet başkanlarına yönelik hakaret, küfür, tehdit gibi suçlarda şikayet gerektirdiğini, bu nedenle vatandaşlar veya kurum, dernek temsilcilerinin başvurması halinde, büyükelçilikler veya konsolosluklar tarafından mahkemelere başvurulması gerekiyor mahkemelere bildirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.

Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nde devlet başkanlarının korunmasına yönelik ilgili ülkelerin tedbir almasının açıkça öngörüldüğünü kaydeden Pilavcı, "Baskılar ve iç savaş, ülkeleri yaşanmaz kılıyor ve göçe zorluyor. Göçün gerekçelerini ortadan kaldırmak gerekir, aksi halde hak mağduriyetleri sürekli gündemde olur. Uluslararası kuruluşlar her geçen gün işlevsizleşiyor. BM yeni bir yapıya kavuşmalı. 3-5 ülke kendi menfaati doğrultusunda dünyayı yaşanmaz hale getiriyor. Zarar gören mazlum insanlar oluyor. Yeni dünya düzeninde BM'nin Afrika, Latin Amerika, doğu ve Müslüman ülkeleri de kapsayacak şekilde genişlemesi gerekir. Mültecilerin mağduriyeti, kendi ülkelerinde normal yaşam koşullarının sağlanmasıyla giderilebilir. Yeni bir yapılanmayla, yeni bir dünya kurmak, işbirliğini artırmak gerekir." dedi.

ÇHD Genel Sekreteri Avukat Mehmet Sağlam, Almanya'da Tıp Fakültesi öğrencisi Maria Ladenburger'in Yunanistan'da da suç işledikten sonra kimliksiz Almanya'ya gelerek cinayet işlemesi olayında yaşanan hukuki süreçleri gündeme getirdi.

Sağlam, Amerika, Avrupa ve gelişmiş ülkelerin, uzun süredir göç sorunuyla karşı karşıya kaldığını anımsatarak, Suriye'deki iç savaş ve devlet baskıları nedeniyle Türkiye'ye 4 milyon göçmen geldiğini, göçmenlerin sığındıkları ülkelerde sosyo-demografik, kültürel, ekonomik, siyasal ve güvenlik alanında önemli sorunlara yol açtıklarına dikkati çekti.

Seminerin basına kapalı ikinci gün oturumunda ise uluslararası tahkim ve arabuluculuk sistemleri üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. ABD Temsilcisi, Amerika LD Hukuk Birliği Başkanı Zhang Jingning, kapalı oturumda yaptığı konuşmada, devlet liderlerinin itibar haklarının, kendi ülkesi dışında nasıl korunabileceğine ilişkin fikirlerini paylaştığı öğrenildi.

 


BM GENEL SEKRETERLİĞİ'NE GÖNDERİLDİ


 Semineri organize eden ÇHD Başkanı Yue Zhao, katılım sağlayan 22 ülkenin hukukçularına, katkılarından dolayı teşekkür etti. Seminer sonrası hazırlanan ankara deklarasyonu metnini okuyan Zhao, ülke temsilcilerini deklarasyonu imzalamak üzere kürsüye davet etti.

Zhao Yue, katılımcı her ülkenin temsilcisinin oy birliği ve imzasıyla kabul edilen Ankara Deklarasyonu'nun, uluslararası yargı konferanslarının usul ve teammülleri ile Uluslararası İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi'ne uygun yapıldığını kaydetti.

Ankara Deklarasyonu'nu metni ve imzaları katılımcıların huzurunda mühürleyen Zhao, bildirgenin aslının ilgili kuruluşlarca diplomatik kanallar vasıtasıyla Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne iletileceğini bildirdi.

Seminere katılan ülke temsilcilerine Türkiye mutfağından çeşitli yemekler ikram edildi. Yabancı konuklar Ankara'dan sonra İstanbul'a götürülerek tanıtım gezisi yaptırıldı.

 


	ANKARA DEKLARASYONU
	Dünya çapında devlet başkanlarının sınır ötesi itibar haklarının korunması ve özellikle kadınlar ve çocuklar olmak üzere üçüncü ülkelerde yaşayan yabancı sakinlerin meşru hak ve çıkarlarını koruma girişiminin bildirgesi;


'Ankara Deklarasyonu'

Devlet başkanlarının itibar ve onurunun yurt dışında da etkin biçimde korunmasını sağlamak amacıyla; ve çeşitli nedenlerle üçüncü ülkelerde geçici olarak ikamet eden çeşitli ülke vatandaşlarının, özellikle kadınların, çocukların ve engellilerin meşru hak ve çıkarları, ayrıca özgürlük ve onur haklarını korumak için, yukarıda belirtilen hususları hedef alan organize suçlarla mücadele etmeliyiz. Katılımcılar, dünya barışını, dostça kalkınmayı, hakkaniyet ve adaleti teşvik etmek, insan haklarının yüceliğini ve yasal eşitlik kavramını savunmak amacıyla oybirliğiyle aşağıdaki girişim bildirgesinin yayımlanması çağrısında bulundular:

1- Dünya barışını ve eşit diplomasiyi teşvik etmek için, tüm ülkeler, "Birleşmiş Milletler Antlaşması", "Diplomatik ilişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi ve ilgili uluslararası yasalara, uluslararası sözleşmelere ve uluslararası kurallara tam saygı temelinde, devlet başkanlarının itibar ve onur haklarını ihlal eden örgütlü veya örgütsüz sınır ötesi suçlara dikkat etmeli ve bu suçlara adil ve eşit cezalar vermelidir. Devlet başkanlarının itibar ve onurunun başka ülkelerde ihlal edilmesi halinde, diğer ülkelerde konuya ilişkin mevzuat ve hukuka uygun özel tedbirlerin alınması gerekir.

2- Her ülkenin yasalarına tam saygı gösterilmesi temelinde, "Mültecilerin Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme" ve ilgili uluslararası yasalara, uluslararası sözleşmelere ve uluslararası kurallara sıkı sıkıya uymalı ve bu ülkede veya bölgede çeşitli nedenlerle yaşayan üçüncü ülke sakinlerine karşı işlenen suçlara, özellikle bu gruptaki savunmasız kadılara, çocuklara ve engelli insanlara karşı ani, aralıklı, örgütlü ve örgütsüz suçlara, ayrıca bölge ve ülke çapında örgütlü örgütsüz suçlara karşı sert önlemler almalıyız. Savunmasız grupların ve kişisel güvenliği veya diğer meşru insan hakları ikamet ettikleri ülkede işlenen suçlar nedeniyle ihlal edildiğinde, geçici ikamet ettikleri/korundukları ülke, mağdurlar için ilgili koruma önlemlerini güçlendirmeli ve suç faillerini ağır şekilde cezalandırmak için yasaların düzenlenmesi gerekir.

3- Çeşitli ülkelerin yasalarına tam saygı gösterilmesi ve "uluslararası kamu hukuku", "uluslararası adalet", "BM Şartı ve "Avrupa insan haklarının korunması" gibi ilgili yasa ve düzenlemelere tam uyum sağlanması ve "medeni halkların gelenekleri", "insani ilkeler" ve "vicdan talepleri" kavramlarına tam uyum sağlanması temelinde, yukarıdaki eylemleri gerçekleştiren suçlular için her türlü "sığınma hakkı" geri alınmalı, böylece eşit yargılanma hakkı elde edilmeli, böylece "yasa önünde eşitlik" yargı ruhuna ulaşılmalı ve "eşit insan hakları" ve "yasanın kutsallığı ve dokunulmazlığı" savunulmalıdır. Aynı zamanda ülkelerin uzun yargılama süreçleri ve yavaş sonuçlanma sorunlarını etkin bir şekilde çözmeleri, arabuluculuk ve tahkim şeklinde tamamlayıcı çözümler üretilmesi önerilmektedir.

4. Katılımcılar, herkesi oybirliğiyle bu Beyanname'nin hükümlerine saygı göstermeye ve kutsal yasanın verdiği haklar adına, iyi niyetle ve hukuka saygılı bir şekilde Beyanname'ye uygun hareket etmeye çağırırlar.

Yeryüzünde barışın, adaletin, hukukun, insanlığın, insan haklarının ve uyumun ışığı yansın."

 

 

sgk dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/05/ankara-deklarasyonu-imzalandi-kadin-ve-cocuk-haklari-da-var-5436.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/05/ankara-deklarasyonu-imzalandi-kadin-ve-cocuk-haklari-da-var-5436.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/05/ankara-deklarasyonu-imzalandi-kadin-ve-cocuk-haklari-da-var-5436-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/05/ankara-deklarasyonu-imzalandi-kadin-ve-cocuk-haklari-da-var-5436.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/ankara-deklarasyonu-imzalandi-kadin-ve-cocuk-haklari-da-var/3300/</link>
			<pubDate>Wed, 14 May 2025 16:51:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Allianz Trade: Ticaret savaşında belirsizliği yönetmek!]]></title>
			<description><![CDATA[Allianz Trade’in ”Fırtınadaki Süvariler” başlığı ile yayınladığı bu yılın ilk çeyrek Ekonomik Görünüm Raporu’nun odağında Donald Trump’ın gümrük vergileri ve ticaret savaşı var. Rapora göre, mevcut küresel belirsizlik seviyesi Covid-19 salgını sırasında olduğu kadar yüksek. Gelişmekte olan ülkeler de bu durum karşısında farklı ticari stratejiler geliştiriyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünyada ticari alacak sigortasının lideri Allianz Trade, 2025 yılının ilk üç ayını kapsayan Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayınladı. Donald Trump’ın gümrük vergilerinin küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekilen raporda, ABD’nin tam teşekküllü bir ticaret savaşı başlattığı yorumuna yer veriliyor.

 

ayrıntılar...

Rapora göre; yarı iletkenler, ilaç, bakır, mineraller gibi sektörel istisnalar dışarıda bırakıldığında, ABD'nin Çin'e uyguladığı efektif tarife oranı yüzde130'a ulaşmış durumda. AB için bu oran yüzde 9. Çin'den sonra tarife oranı en yüksek beş ülke ise; yüzde 25 ile Bangladeş, yüzde 20 ile Pakistan, yüzde 15 ile Kamboçya, yüzde 14 ile Endonezya ve Japonya. ABD'nin en düşük tarife uyguladığı ülkeler ise; yüzde 4 ile Suudi Arabistan, yüzde 5 ile Singapur, yüzde 6 ile Norveç ve yine yüzde 6 ile Ekvator, yüzde 7 ile İsviçre ve yüzde 7 ile BAE. Allianz Trade ekonomistleri, tüm bu tarife artışlarının ABD'nin küresel ithalat tarife oranını 1890'lardan bu yana en yüksek seviye olan yüzde 25,5'e çıkardığına dikkat çekiyor. Ve ikili anlaşmalarla ABD'nin ithalat tarifesi oranını 2025'in son çeyreğine kadar yüzde 10,2'ye düşürebileceğini varsayıyor.

 


Küresel belirsizlik seviyesi Covid-19 dönemindeki kadar yüksek


Allianz Trade Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, 2025 yılında küresel GSYH büyümesi, pandemiden bu yana en düşük seviye olan yüzde 2,3'e gerileyecek. 2024 yılında yüzde 2,9 olan küresel ekonomik büyüme, ABD kaynaklı ticari savaş nedeniyle 2025 yılında 0,6 puan hız kesecek. Mevcut küresel belirsizlik seviyesinin Covid-19 salgını sırasındaki kadar yüksek olduğu bilgisi de raporda dikkat çeken yorumlar arasında. Büyümenin Avrupa bölgesinde de yavaşlayacağını belirten ekonomistler, bu bölge için büyüme tahminlerini 2025 yılı için yüzde 0,8 ve 2026 yılı için yüzde 1,5 olacak şekilde aşağı yönde güncellediklerini belirtiyorlar. Giderek daha endişeli hale gelen hane halklarının ihtiyati tasarrufları artırması ve tüketici talebinin azalma olasılığı da rapordaki tahminler arasında yer alıyor. 




Gelişmekte olan ülkeler strateji değiştiriyor


Allianz Trade Ekonomik Görünüm Raporu’nda, gelişmekte olan ülkelerin Trump vergileri nedeniyle bir yandan tarife riskleriyle diğer yandan ticari çeşitlendirme fırsatlarıyla karşı karşıya oldukları belirtiliyor. Raporda, gelişmekte olan ülkelerden bazılarının Amerikan mallarına uygulanan tarifeleri ayarlamaya çalışırken bir kısmının da ithalatı çeşitlendirerek farklı stratejilere yöneldiği vurgulanıyor. İsrail, Vietnam, Hindistan ve Tayland gibi ülkeler gümrük tarifelerini düşürmeyi, ticaret anlaşması yapmayı ya da ABD’den yapılacak ithalatı artırmayı tercih ettikleri raporda belirtiliyor. Öte yandan ABD'ye ihracat bağımlılığı en yüksek olan ve dolayısıyla en yüksek tarife artışlarına maruz kalan ülkeler müzakerelerde ön sıralarda ve bu ülkelerin genel olarak daha fazla ABD ürünü satın almayı, ABD’ye ithalat tarifelerini sıfıra yakın bir seviyeye indirmeyi ve mümkünse ABD'de yatırımlarını artırmayı öneren müzakereler etmeleri bekleniyor. Yine raporda, Çin’in, 10 Nisan'dan itibaren geçerli olmak üzere tüm ABD ithalatına yüzde 84 gümrük vergisi misillemesine gidileceğini ve bu oranın artabileceğini duyurarak daha sert bir ton benimsediği aktarılıyor. 

 


Küresel belirsizlik sermaye harcamalarını baskılayacak


Allianz Trade Ekonomik Görünüm Raporuna göre şirketler; ithalatı öne çekmek yani stoklamak, tedarik zincirlerini çeşitlendirmek ve tarife etkilerini azaltmak için fiyatları ayarlama gibi kısa vadeli stratejiler benimserken, politika belirsizliği özellikle ABD dışında yatırımları baskılıyor. Özellikle ABD şirketlerinin perakendecilerin ve tüketici elektroniğinin önümüzdeki birkaç ay sağlam bilançolar ve altı aylık talebi karşılayacak stoklarla kısa vadeyi yönetebileceği beklentisine de raporda yer veriliyor. Ancak sektöre göre değişmekle birlikte, şirketlerin üçte ikisi, tarife maliyetlerini tüketicilere yansıtabilir. Raporda ayrıca gümrük vergilerinden kaçınmak için üretimin de Çin'den Güneydoğu Asya, Meksika ve hatta ABD'ye kaydırılması ihtimalinden de söz edilerek şirketlerin, kârlılığı etkileyebilecek yüksek işgücü maliyetlerine rağmen, ABD'de yaklaşık 1 trilyon dolar yatırım yapacaklarını açıkladıklarına yer veriliyor. Küresel talepteki düşüş ve jeopolitik sorunlar nedeniyle küresel iflasların 2025 yılında yüzde 7 oranında artacağı, ABD’de yüzde 16 ve Batı Avrupa’da ise yüzde 5 artacağı rapordaki tahminler arasında bulunuyor.  

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/allianz-trade-ticaret-savasinda-belirsizligi-yonetmek-5320.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/allianz-trade-ticaret-savasinda-belirsizligi-yonetmek-5320.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/allianz-trade-ticaret-savasinda-belirsizligi-yonetmek-5320-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/allianz-trade-ticaret-savasinda-belirsizligi-yonetmek-5320.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/allianz-trade-ticaret-savasinda-belirsizligi-yonetmek/3296/</link>
			<pubDate>Thu, 24 Apr 2025 14:00:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[“IV. Türkiye Travmatik Stres Kongresi” ve “İstanbul Depreminin İlk 3 Günü Çalıştayı”]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul ve Marmara Bölgesi’ni etkilemesi beklenen büyük bir deprem olasılığı, uzun yıllardır toplumsal gündemimizde yer alıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

	“IV. Türkiye Travmatik Stres Kongresi” ve “İstanbul Depreminin İlk 3 Günü Çalıştayı”



İstanbul Bilgi Üniversitesi: ''İstanbul ve Marmara Bölgesi’ni etkilemesi beklenen büyük bir deprem olasılığı, uzun yıllardır toplumsal gündemimizde yer alıyor. 

Bu doğrultuda afetlere hazırlık, müdahale ve iyileşme süreçlerini ele almak amacıyla İstanbul Bilgi Üniversitesi ile Travma ve Afet Ruh Sağlığı Çalışmaları Derneği (TARDE) işbirliğiyle 10-11 Nisan 2025 tarihlerinde “IV. Türkiye Travmatik Stres Kongresi” ve “İstanbul Depreminin İlk 3 Günü Çalıştayı” düzenleniyor.

Etkinlik afet sonrası “altın saatler” olarak bilinen ilk 72 saatlik kritik dönemi sektörler bazında ele alarak yapılan hazırlıkları paylaşmayı, olası senaryoları ve çözüm yollarını tartışmaya açmayı amaçlıyor.

Etkinlik, mevcut hazırlıkları değerlendirmekle kalmayıp, olası bir İstanbul depremine yönelik en gerçekçi senaryolar çerçevesinde bireysel, kurumsal ve toplumsal düzeyde hazırlıkların nasıl olması gerektiğine dair sürdürülebilir bir yol haritası oluşturacak.''

 


program


Tarih: 10- 11 Nisan 2025

Saat: 09.00

Yer: İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü Seyfi Arkan Binası Mahkeme Salonu

 



	Etkinlik programı ve detaylı bilgi için link...
	IV. Türkiye Travmatik Stres Kongresi ve İstanbul Depreminin İlk 3 Günü Çalıştayı





sağlık gündemi - sgk dünyası 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/iv-turkiye-travmatik-stres-kongresi-ve-istanbul-depreminin-ilk-3-gunu-calistayi-3775.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/iv-turkiye-travmatik-stres-kongresi-ve-istanbul-depreminin-ilk-3-gunu-calistayi-3775.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/iv-turkiye-travmatik-stres-kongresi-ve-istanbul-depreminin-ilk-3-gunu-calistayi-3775-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/iv-turkiye-travmatik-stres-kongresi-ve-istanbul-depreminin-ilk-3-gunu-calistayi-3775.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/iv-turkiye-travmatik-stres-kongresi-ve-istanbul-depreminin-ilk-3-gunu-calistayi/3289/</link>
			<pubDate>Tue, 08 Apr 2025 14:25:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İnternet bağımlısı mısınız? Ya da internette oyun bağımlısı mısınız? TESTİ yapın!]]></title>
			<description><![CDATA[İnternet, son döneminin en fazla vakit geçirilen alanı oldu. Bazıları için ise internet aynı zamanda bir on alanı. Her şeyde olduğu gibi, internette de oyunun fazlası zarar. Peki, internette ne kadar oyun oynuyor musunuz? Ya da, internette oyun bağımlısı mısınız? Testi yapın, siz karar verin ...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

İnternette oyun bağımlılığı

İnternet, son döneminin en fazla vakit geçirilen alanı oldu. Bazıları için ise internet aynı zamanda bir on alanı. Her şeyde olduğu gibi, internette de oyunun fazlası zarar. Peki, internette ne kadar oyun oynuyor musunuz? Ya da, internette oyun bağımlısı mısınız? Testi yapın, siz karar verin ...

 

ayrıntılar...

İnternette oyun oynama alışkanlığınız, sağlıklı düzeyde mi?

İnternette geçirdiğiniv vakita ya da internet oun bağımlılığınızı tes etmek için aşağıdaki 9 soruyu cevaplayın ...

 



	
	TEST,
	
	
	9 maddenin kaçı sizde var?
	



 

9 maddenin 5 tanesinin birlikte görülmesi, 

''internet oun oynama bozukluğuna'' işaret edebilir.



 


	Bu önemli bilgi paylaşımını; ''İnternette oyun oynama alışkanlığınız sağlıklı düzeyde mi?'' başlığıyla, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü yaptı.




 

sağlık haberleri - enerji ekonomisi
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/internet-bagimlisi-misiniz-ya-da-internette-oyun-bagimlisi-misiniz-testi-yapin-5599.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/internet-bagimlisi-misiniz-ya-da-internette-oyun-bagimlisi-misiniz-testi-yapin-5599.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/internet-bagimlisi-misiniz-ya-da-internette-oyun-bagimlisi-misiniz-testi-yapin-5599-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/internet-bagimlisi-misiniz-ya-da-internette-oyun-bagimlisi-misiniz-testi-yapin-5599.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/internet-bagimlisi-misiniz-ya-da-internette-oyun-bagimlisi-misiniz-testi-yapin/3285/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 17:39:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mart ayı TÜFE ve ÜFE enflasyon rakamları açıklandı!]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurum (TÜİK) Mart 2025 dönemi tüketici (TÜFE) ve Üretici (ÜFE) enflasyon rakamlarını açıkladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mart ayı üretici ve tüketici enfllasyon rakamları

Türkiye İstatistik Kurum (TÜİK) Mart 2025 dönemi tüketici (TÜFE) ve Üretici (ÜFE) enflasyon rakamlarını açıkladı. 

 

ayrıntılar...

Türkiye İstatistik Kurum (TÜİK) Mart 2025 dönemi tüketici (TÜFE) ve Üretici (ÜFE) enflasyon rakamlarını açıkladı. 



 


ÜFE


 

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Mart 2025

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %23,50 arttı, aylık %1,88 arttı

Yİ-ÜFE (2003=100) 2025 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %1,88 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %7,23 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %23,50 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %35,23 artış gösterdi.

Yİ-ÜFE değişim oranları(%), Mart 2025


	
		
			 
			Mart 2025
			Mart 2024
			Mart 2023
		
	
	
		
			Bir önceki aya göre değişim oranı
			1,88
			3,29
			0,44
		
		
			Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı
			7,23
			11,59
			6,25
		
		
			Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı
			23,50
			51,47
			62,45
		
		
			On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı
			35,23
			45,28
			113,73
		
	


 


ÜFE


Tüketici Fiyat Endeksi, Mart 2025

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %38,10 arttı, aylık %2,46 arttı

TÜFE'deki (2003=100) değişim 2025 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %2,46 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %10,06 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %38,10 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %51,26 artış olarak gerçekleşti.

TÜFE değişim oranları (%), Mart 2025


	
		
			 
			Mart 2025
			Mart 2024
			Mart 2023
		
	
	
		
			Bir önceki aya göre değişim oranı
			2,46
			3,16
			2,29
		
		
			Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı
			10,06
			15,06
			12,52
		
		
			Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı
			38,10
			68,50
			50,51
		
		
			On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı
			51,26
			57,50
			70,20
		
	


 

enflasyon nedir?



ENFLASYON: Fiyatlar genel seviyesinin sürekli olarak artmasıdır.  

TÜFE nedir?

TÜFE (tüketici fiyat endeksi): Tüketici tarafından satın alınan mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki de i iklikleri ölçer.  

ÜFE nedir?

ÜFE nedir?: Ekonomide üretim faaliyetinde yer alan maddelerin fiyatlarındaki de i iklikleri toptancı a amasında ölçer. 

(Kanak: Merkez Bankası)

 

enflayon rakamları - sgk dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/mart-ayi-tufe-ve-ufe-enflasyon-rakamlari-aciklandi-4977.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/mart-ayi-tufe-ve-ufe-enflasyon-rakamlari-aciklandi-4977.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/mart-ayi-tufe-ve-ufe-enflasyon-rakamlari-aciklandi-4977-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/mart-ayi-tufe-ve-ufe-enflasyon-rakamlari-aciklandi-4977.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/mart-ayi-tufe-ve-ufe-enflasyon-rakamlari-aciklandi/3280/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Apr 2025 10:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[''Sıfır Atık Hareketi ile 7 yılda neler yaptık?'' - Çevre, Şehircilik ve İklim Dğş. Bakanlığı ...]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

	''Sıfır Atık Hareketi ile 7 yılda neler yaptık?''
	T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Dğş. Bakanlığı







 

sıfır atık - sgk dünyasi
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/sifir-atik-hareketi-ile-7-yilda-neler-yaptik-cevre-sehircilik-ve-iklim-dgs-bakanligi-6773.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/sifir-atik-hareketi-ile-7-yilda-neler-yaptik-cevre-sehircilik-ve-iklim-dgs-bakanligi-6773.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/sifir-atik-hareketi-ile-7-yilda-neler-yaptik-cevre-sehircilik-ve-iklim-dgs-bakanligi-6773-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/04/sifir-atik-hareketi-ile-7-yilda-neler-yaptik-cevre-sehircilik-ve-iklim-dgs-bakanligi-6773.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/sifir-atik-hareketi-ile-7-yilda-neler-yaptik-cevre-sehircilik-ve-iklim-dgs-bakanligi/3278/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 15:53:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türk Reasürans’tan 5’inci Yılda 3,1 Milyar TL Net Kâr!]]></title>
			<description><![CDATA[Türk Reasürans, 2024 yılında güçlü finansal performansını sürdürürken, net dönem kârını %146 artırarak 3,1 milyar TL’ye ulaştırdı. Şirket, Türk reasürans pazarında üstlendiği sorumlulukları başarıyla yerine getirirken, sürdürülebilir büyüme ve sağlam finansal yapısını daha da güçlendirdi.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kurulduğu günden bu yana Türkiye sigorta sektörünün güvenilirliğini artıran Türk Reasürans, beşinci yılını başarılı finansal sonuçlarla tamamladı. 2024 yılı itibarıyla şirket, reasürans iş kabullerinde Türkiye piyasasında yazılan primlerin %56’sını üstlenerek sektördeki lider konumunu pekiştirdi. 

 

ayrıntılar...

Teknik kârlılığını %157 oranında artırarak 3,8 milyar TL seviyesinin üzerine çıkaran Türk Reasürans, vergi öncesi dönem kârını ise 4,3 milyar TL’ye yükseltti. Şirket, kuruluş sermayesini beş yılda 10 kat artırarak öz kaynaklarını 6 milyar TL’ye, özsermaye kârlılığını %70,6’ya çıkardı. Bu büyüme, şirketin uzun vadeli stratejileri doğrultusunda sağlam finansal yapısını koruyarak sigorta sektörüne olan katkısını güçlendirdi.

1 Ocak – 31 Aralık 2024 döneminde, 14 farklı ana branşta üretilen brüt prim tutarı 2023 yılına kıyasla %83 artışla 17 milyar TL’yi aşarken, kazanılmış primler ve yatırım gelirlerinden oluşan teknik gelir yıllık bazda %90 artarak 14,6 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. 

 


Likidite ve Finansal Yapı Daha da Güçlendi


Türk Reasürans’ın aktif büyüklüğü 2024 sonunda yıllık %55 oranında artarak 26,7 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin finansal sağlamlığını gösteren likidite oranı 0,75, cari oranı ise 1,47 seviyesinde gerçekleşerek başarılı bir likidite yönetimi sergilendiğini ortaya koydu.

Yurt dışına giden reasürans primlerini yurt içinde tutarak, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunmak amacıyla kurulan Türk Reasürans tarafından, beş yıllık süreçte yurt içinde tutulan prim tutarı 32,5 milyar TL olurken, bugüne kadar 1,87 milyar TL gelir vergisi ödendi. 

 


“İlk günkü heyecanımız ve kararlılığımızla yolumuza devam ediyoruz”


Türk Reasürans Genel Müdürü Selva Eren; şirketin güçlü bilançosu, başarılı teknik kârlılığı ve etkin risk yönetimi ile hem sektöre hem de Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam ettiğini vurguladı. Eren, “Kurulduğumuz ilk günden bu yana aynı heyecan ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Türk Reasürans, önümüzdeki yıllarda da sektördeki büyümesini sürdürmek için stratejik hedeflerine odaklanarak sağlam adımlarla ilerlemeye devam edecek.” diye konuştu. 

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/03/turk-reasurans-tan-5-inci-yilda-3-1-milyar-tl-net-kar-8703.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/03/turk-reasurans-tan-5-inci-yilda-3-1-milyar-tl-net-kar-8703.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/03/turk-reasurans-tan-5-inci-yilda-3-1-milyar-tl-net-kar-8703-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/03/turk-reasurans-tan-5-inci-yilda-3-1-milyar-tl-net-kar-8703.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/turk-reasurans-tan-5-inci-yilda-3-1-milyar-tl-net-kar/3271/</link>
			<pubDate>Thu, 27 Mar 2025 15:08:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[KOBİ'ler için hassas verileri koruma REHBERİ!]]></title>
			<description><![CDATA[Siber güvenlik şirketi ESET, ödeme sistemlerini siber tehditlerden korumak için KOBİ’lerin önce önleme zihniyetini ve proaktif stratejileri benimsemesi gerektiğini paylaşarak önerilerde bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ödeme sistemleri siber tehditlere karşı nasıl korunabilir?


 KOBİ’ler için hassas verileri koruma rehberi 


  Her gün hassas finansal bilgiler dijital ağlar üzerinden iletiliyor. Ödeme sistemleri, veri çalmak veya operasyonları aksatmak için güvenlik açıklarından yararlanan siber suçlulara cazip bir hedef oluşturuyor. Yaşanan ihlaller nedeniyle KOBİ’ler müşterilerin güvenini kaybediyor, yüksek para cezaları ödüyor ve operasyonel aksaklıklara uğruyorlar. 

 

KOBİ‘ler için ödeme sistemlerini siber tehditlerden korumak bir iş zorunluluğudur. Siber saldırılar daha sofistike hâle geldikçe hassas verileri korumanın, müşteri güvenini sürdürmenin ve operasyonel sürekliliği sağlamanın en iyi yolu kapsamlı güvenlik önlemleri uygulamaktır.

Siber güvenlik şirketi ESET,  ödeme sistemlerini siber tehditlerden korumak için KOBİ’lerin önce önleme zihniyetini ve proaktif stratejileri benimsemesi gerektiğini paylaşarak önerilerde bulundu.

 


Ödeme sistemlerinin koruması için atılması gereken adımlar


1.Güvenli ağ ve sistemler

KOBİ’ler ağlarını korumak için güvenlik duvarları kurmalı ve bakımını yapmalı, parolalar ve güvenlik parametreleri gibi sistem yapılandırmalarının varsayılan ayarlarda bırakılmadığından emin olmalıdır. Bu, erişim noktalarını sınırlandırarak ve yetkisiz erişime karşı koruma sağlayarak güvenlik açıklarını azaltır.

 

2. Kart sahibi verilerinin korunması

Kart sahibi verileri, AES-256 gibi güçlü şifreleme standartları kullanılarak hem aktarım sırasında hem de beklemede şifrelenmelidir. Buna ek olarak, KOBİ’ler saklanan veri miktarını sınırlandırmalıdır. Tam kart numaraları, CVV kodları ve son kullanma tarihleri gibi hassas bilgilerin gerekli olmadıkça kesinlikle saklanmasından kaçınmalıdır. KOBİ’ler hassas verilerin kapsamını azaltarak koruma gerektiren bilgi hacmini en aza indirir ve güvenliği daha da artırır.

 

3. Erişim kontrol önlemlerinin uygulanması

Hassas kart sahibi verilerine erişim, iş görevlerini yerine getirmek için bu verilere ihtiyaç duyan yetkili personelle sınırlandırılmalıdır. Sıkı rol tabanlı erişim kontrolleri, hassas bilgilere yalnızca meşru bir ihtiyacı olanların erişebilmesini sağlamak için kilit öneme sahiptir.  Kart sahibi verilerini depolayan veya işleyen sistemlere erişen kullanıcıların kimliklerini doğrulamak için ek bir güvenlik katmanı sağlayan çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) da kullanılmalıdır. Hassas kart sahibi verilerini içeren sunuculara ve depolama yerlerine fiziksel erişim, yetkisiz girişleri önlemek ve fiziksel ihlallere karşı koruma sağlamak için sınırlandırılmalıdır.

 

4. Sistemlerinin izlenmesi ve test edilmesi

KOBİ’ler ödeme sistemlerine ve verilere erişimi her zaman takip etmeli ve izlemeli, şüpheli veya yetkisiz faaliyetler için günlüklerin düzenli olarak gözden geçirilmesini sağlamalıdır. Bu, potansiyel tehditlerin erken tespit edilmesine ve daha fazla zararı önlemek için hızlı bir şekilde yanıt verilmesine yardımcı olur.  Düzenli güvenlik açığı taramaları ve sızma testleri, saldırganlar bunlardan yararlanmadan önce ödeme sistemlerindeki zayıflıkları belirlemek ve ele almak için gereklidir. İşletmelerin güvenlik ihlallerini hızlı bir şekilde azaltabilmelerini ve kurtarabilmelerini sağlamak, kesinti süresini ve veri kaybını en aza indirmek için bir olay müdahale planı geliştirmeleri ve sürdürmeleri gerekir.

 

5. Çalışanların eğitimi

Çalışanları, kimlik avı saldırılarının ve diğer potansiyel tehditlerin nasıl fark edileceği de dahil olmak üzere en iyi siber güvenlik uygulamaları konusunda eğitmek için kapsamlı bir güvenlik farkındalığı eğitimi oluşturulmalıdır. Personel ayrıca PCI DSS gereklilikleri ve kart sahibi verilerinin korunmasındaki rolleri konusunda da eğitilmelidir. Önleme öncelikli bir güvenlik kültürü oluşturmak, çalışanları her türlü şüpheli faaliyeti bildirmeye teşvik etmek ve güvenli ödeme sistemlerinin sürdürülmesinde hesap verebilirliği teşvik etmek çok önemlidir.

 

6. Yazılım güncelleme 

Tüm yazılımlar güncel olmalıdır. POS sistemlerinin, e-ticaret platformlarının ve ödemeleri işlemek için kullanılan tüm yazılımların düzenli olarak güncellenmesi, güvenlik açıklarına karşı korunmaya yardımcı olur ve siber saldırı riskini azaltmak için güvenlik yamalarının uygulanmasını sağlar. Ayrıca KOBİ’ler, ödeme verilerini işleyen üçüncü taraf satıcıların PCI DSS standartlarına uymalarını ve sistemlerinin güvenliğini sağlamaktan sorumlu tutulmalarını sağlayarak satıcı gözetimini sürdürmelidir.

Ödeme Kartı Endüstrisi Veri Güvenliği Standardı (PCI DSS), ödeme sistemlerinin güvenliğini sağlamak için dünya çapında tanınan bir çerçeve sunuyor. Bu standart, internette kredi kartı ödemelerinin kötüye kullanımıyla etkin bir şekilde mücadele etmek için geliştirilmiştir. İşletmeler PCI DSS yönergelerine bağlı kalarak verileri korumak ve riskleri azaltmak için sağlam bir temel oluşturabilirler. PCI DSS uyumluluğu, hassas ödeme verilerini titiz güvenlik önlemleriyle korumak için tasarlanmıştır. Bu standartlar, kart sahibi verilerini işleyen, depolayan veya ileten tüm kuruluşlar için geçerlidir. PCI DSS uyumluluğu yasal olarak zorunlu olmamakla birlikte kritik bir endüstri standardıdır. Uyumsuzluk, para cezaları, sözleşmeye bağlı yansımalar ve itibar zedelenmesi dahil olmak üzere ciddi cezalara neden olabilir.

 

kobiler - sgk dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/03/kobi-ler-icin-hassas-verileri-koruma-rehberi-1648.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/03/kobi-ler-icin-hassas-verileri-koruma-rehberi-1648.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/03/kobi-ler-icin-hassas-verileri-koruma-rehberi-1648-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/03/kobi-ler-icin-hassas-verileri-koruma-rehberi-1648.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/kobi-ler-icin-hassas-verileri-koruma-rehberi/3269/</link>
			<pubDate>Mon, 24 Mar 2025 11:12:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sigorta Sözlüğü - Baktınız mı?]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/sigorta-sozlugu-baktiniz-mi-8695.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/sigorta-sozlugu-baktiniz-mi-8695.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/sigorta-sozlugu-baktiniz-mi-8695-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/sigorta-sozlugu-baktiniz-mi-8695.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/sigorta-sozlugu-baktiniz-mi/3263/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Jan 2025 16:03:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ “İşimiz Temiz Projesi” eğitimlerinde “Çocuk Oyun Odası” desteği]]></title>
			<description><![CDATA[İşimiz Temiz Projesi kapsamında verilen hijyen eğitimleri başta olmak üzere, Halk Eğitimi Merkezleri’ndeki çeşitli kurslara katılmak isteyen ebeveynlerin eğitime erişimlerine katkı sağlamak amacıyla “çocuk oyun odaları” inşa edildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kadın Girişimciler Kurulu ve OPET iş birliğinde hayata geçirilen proje kapsamında, ilk etapta İstanbul, Ankara ve Adıyaman’da kurulan çocuk oyun odaları; deprem bölgesi öncelikli olmak üzere farklı illere de yayılacak. Amaç, halk eğitim merkezlerindeki eğitimlere katılmak isteyen anne ve babalara destek olurken, çocuklara güvenli ve eğlenceli bir eğitim ortamı sunmak.

 

ayrıntılar...

Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu ve OPET iş birliğiyle yürütülen “İşimiz Temiz Projesi”nde, ebeveynlerin eğitime erişimi önündeki engelleri kaldırmak için yeni bir adım atıldı. Bu kapsamda, 2021 yılında hayata geçirilen ve bugüne kadar 200 binden fazla kişinin faydalandığı İşimiz Temiz Projesi bünyesindeki hijyen eğitimlerinin yanı sıra halk eğitimi merkezlerinde verilen çeşitli kurslara katılmak isteyen ebeveynler için, “Çocuk Oyun Odası” desteği sunuldu. 

 


İlk uygulamalar İstanbul,  Ankara ve Adıyaman'da


İşimiz Temiz Projesi kapsamında proje tarafları arasında yapılan protokol çerçevesinde ilk etapta İstanbul Ataşehir, Ankara Etimesgut ve Adıyaman Merkez Halk Eğitimi Merkezleri’nde eğitim gören ve eğitimlere çocuklarıyla gelmek zorunda olan ebeveynlere destek olmak amacıyla oluşturulan oyun odalarının kurulumları tamamlanarak kullanıma açıldı. Bu alanda daha fazla kişiye ulaşmak hedefiyle yürütülen proje kapsamında, 2026 yılı sonuna kadar deprem bölgesi öncelikli olmak üzere 5 yeni çocuk oyun odası daha kurulması planlanıyor.  

 


Kadınlara güç katarken çocuklara güvenli eğlenceli eğitim ortamları sunuluyor


"İşimiz Temiz Projesi” ile hijyen bilincini artırmanın yanı sıra kadınların hayatına dokunan, onları güçlendiren ve çocukların gelişimini destekleyen çalışmalarla topluma katkı sunan OPET, halk eğitim merkezlerinde oluşturduğu oyun odalarını eğitici oyuncaklar, oyun parkurları, farklı temalardaki okuma kitapları ile donatarak, çocukların fiziksel aktiviteler yapmasına, becerilerini geliştirmesine katkı sağlıyor. Çocuklar için güvenli ve eğlenceli bir eğitim ortamı sağlayan oyun odaları ile İşimiz Temiz Projesi kapsamında verilen hijyen eğitim kurslarına; yiyecek-içecek, konaklama ve ulaşım sektörlerinde görev alan ya da almak isteyen kadınlar başta olmak üzere tüm ebeveynlerin katılımını artırmak ve eğitimin önündeki engelleri kaldırmak hedefleniyor. 

 


Türkiye çapında hijyen farkındalığı oluşturulması hedefleniyor


Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kadın Girişimciler Kurulu ve OPET iş birliğiyle 2021 yılında hayata geçirilen İşimiz Temiz Projesi kapsamında konaklama, ulaşım ve yiyecek-içecek sektöründeki işletmeler, çalışanları ve 16 yaşından büyük tüm vatandaşlara yönelik hijyen eğitimleri veriliyor. Projeyle bugüne kadar 200.000’in üzerinde kişi eğitimlerini tamamlayarak MEB onaylı kurs bitirme belgesi almaya hak kazandı.

İlk olarak Antalya, Muğla ve İzmir olmak üzere 3 pilot ilde uygulanmaya başlayan, 2022 yılında ise İstanbul, Bursa, Kocaeli, Denizli, Konya, Balıkesir, Mersin, Aydın, Eskişehir, Hatay, Samsun, Gaziantep, Çanakkale, Şanlıurfa, Edirne, Nevşehir ve Adıyaman illerinin projeye dahil edilmesiyle 20 ile yayılan proje, Şubat 2024 tarihi itibariyle 81 ilde yaygınlaştırıldı ve tüm Türkiye’de uygulanmaya başladı. Halk eğitimi merkezlerinde yüz yüze ve “E-Yaygın” platformundan ise çevrimiçi olarak verilmeye devam eden eğitimlerle ülke çapında hijyen farkındalığı oluşturulurken, işletmeler ve çalışanlarının gelişimlerine katkı sağlanması amaçlanıyor. 

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/isimiz-temiz-projesi-egitimlerinde-cocuk-oyun-odasi-destegi-5009.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/isimiz-temiz-projesi-egitimlerinde-cocuk-oyun-odasi-destegi-5009.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/isimiz-temiz-projesi-egitimlerinde-cocuk-oyun-odasi-destegi-5009-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/isimiz-temiz-projesi-egitimlerinde-cocuk-oyun-odasi-destegi-5009.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/isimiz-temiz-projesi-egitimlerinde-cocuk-oyun-odasi-destegi/3261/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Jan 2025 12:08:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[2025 yılı En düşük EMEKLİ aylığı belli oldu!]]></title>
			<description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarını açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarını açıkladı.


En düşük  emekli aylığı 14.469 TL oldu (14 bin 469 lira) . Yeni artış, Ocak 2025-Temmuz 2025 dönemi için geçerli olacak.


SGK Dünyası

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/2025-yili-en-dusuk-emekli-ayligi-belli-oldu-3553.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/2025-yili-en-dusuk-emekli-ayligi-belli-oldu-3553.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/2025-yili-en-dusuk-emekli-ayligi-belli-oldu-3553-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/2025-yili-en-dusuk-emekli-ayligi-belli-oldu-3553.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/2025-yili-en-dusuk-emekli-ayligi-belli-oldu/3259/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Jan 2025 13:55:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Girişimciler için Bayer G4A Programı'nın 2025 dönemi başlıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Bayer’in G4A Girişim Hızlandırma Programı’na başvurular 6 Ocak - 9 Şubat tarihleri arasında yapılabilecek.Sağlık ve tarım alanında dijital çözümler sunan yenilikçi girişimler programa dahil edilecek. Seçilenler arasından gerekli kriterleri sağlayan en fazla iki girişime, her biri için 500 bin TL olmak üzere hibe desteği sağlanacak*.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[​​​​​​Bayer, Hackquarters by Tenity iş birliğiyle 2018’den bu yana Türkiye’deki girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği G4A Girişim Hızlandırma Programı’nın yeni dönem başvurularını 6 Ocak’ta açıyor.

Programa sağlık ve tarım sektörlerinde dijital çözümler sunan, fikir aşamasını geçmiş, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir iş modeline sahip girişimler başvurabiliyor. Program; yalın ürün geliştirmiş, prototip oluşturan ya da satış aşamasına geçmiş olan girişimcilere birçok fırsat sunuyor.

 

ayrıntılar...

Başvurular, 9 Şubat Pazar gününe kadar g4a.bayer.com.tr adresi üzerinden alınacak. Ayrıca girişimciler, 22 Ocak ve 5 Şubat tarihlerinde düzenlenecek “Online Buluşma” etkinliklerine katılarak programla ilgili detaylı bilgi edinme ve sorularını yöneltme şansı bulabilecek. Programın duyuruları ve etkinliklerin kayıt bağlantıları, Bayer’in Instagram, LinkedIN, Facebook ve Youtube sosyal medya kanallarında paylaşılacak.

 


500 bin TL hibe desteği


Program kapsamında Bayer mentorlarından, yöneticilerinden ve Hackquarters by Tenity uzmanlarından oluşan jüri tarafından seçilen girişimler; finansal planlama, yatırım ilişkileri, satış stratejileri ve hukuki süreçler gibi farklı alanlarda 100 gün sürecek kapsamlı bir online eğitimden faydalanacak. Bunun yanı sıra girişimciler, ürünlerini geliştirmelerine olanak tanıyacak mentor desteği alacak; Bayer ile iş birliği yapabilme fırsatı yakalayacak; ücretsiz yazılım destek paketlerine erişim sağlayacak ve iletişim ağlarını genişletebilecek. Jüri değerlendirmesi sonucunda seçilenler arasından gerekli kriterleri karşılayan en fazla iki girişime, her birine 500 bin TL olmak üzere hibe desteği verilecek.

Bayer, Türkiye’deki G4A programı kapsamında son 7 yılda 42 girişime destek vererek girişimcilik ekosistemine yaklaşık 6,5 milyon TL katkı sağladı.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/girisimciler-icin-bayer-g4a-programi-nin-2025-donemi-basliyor-3136.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/girisimciler-icin-bayer-g4a-programi-nin-2025-donemi-basliyor-3136.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/girisimciler-icin-bayer-g4a-programi-nin-2025-donemi-basliyor-3136-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/01/girisimciler-icin-bayer-g4a-programi-nin-2025-donemi-basliyor-3136.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/girisimciler-icin-bayer-g4a-programi-nin-2025-donemi-basliyor/3258/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Jan 2025 11:55:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sigorta sektörü 2025 yılında siber, doğal afet ve jeopolitik süreçleri konuşacak]]></title>
			<description><![CDATA[Siber riskler, artan jeopolitik gerilimler, halk hareketleri ve terör saldırıları, 2025’te iş dünyasını şekillendiren unsurlardan olacak. Pandemi sonrası dünyada, sağlık sistemlerindeki belirsizlikler ve yeni bulaşıcı hastalık riskleri ön planda olmaya devam edecek. Parametrik sigortalar ve afet bonoları 2025’te sigorta sektörünün öne çıkacak hizmetleri olacak]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “2025 yılında iklim değişikliğinin tetiklediği doğal afetlerin daha da yoğunlaşması bekleniyor. Siber riskler, artan jeopolitik gerilimler, halk hareketleri ve terör saldırıları, 2025’te iş dünyasını şekillendiren unsurlardan olacak. Pandemi sonrası dünyada, sağlık sistemlerindeki belirsizlikler ve yeni bulaşıcı hastalık riskleri ön planda olmaya devam edecek. Parametrik sigortalar ve afet bonoları 2025’te sigorta sektörünün öne çıkacak hizmetleri olacak” dedi.

 

ayrıntılar...

Sigorta sektörünün 2024 yılını değerlendiren IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “2024 yılı, sigorta sektörü açısından hem fırsatlar hem de zorluklarla dolu olmasına rağmen genel olarak iyi bir yıl oldu. Sektörün toplam prim üretimi enflasyonun üzerinde gerçekleşen bir artışla 1 trilyon TL gibi önemli bir büyüklüğe yaklaşması, sektörün ekonomiye olan katkısının ve sigortanın artan öneminin en somut göstergelerinden biridir. Ekonomik koşullar, değişen risk profilleri ve teknolojik dönüşüm, sektörün dinamiklerini yeniden şekillendirdi. IBS olarak, bu değişimlere hızla adapte olmayı başardık ve stratejik hedeflerimize yönelik önemli adımlar atarak yılı sektörün üzerinde gerçekleşen yüksek bir büyüme ivmesi ile tamamlıyoruz. 

 


IBS olarak, sektörün en güvenilir plasman iş ortaklarından biri olmanın gururunu taşıyoruz


Türkiye'nin karada, havada, denizde ve dijital dünyada faaliyet gösteren amiral gemisi markaları artık IBS'in güvencesi altında. Teknolojiye yön veren yenilikçi projelerimizle sektörde fark yaratmaya devam ediyoruz. 2025'in ilk yarısında bu çalışmalarımızın lansmanını gerçekleştirerek müşterilerimize değer katmayı sürdüreceğiz.

Bu yıl öncelikli odak noktalarımız, dijitalleşme süreçlerini hızlandırmak, müşteri ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ürünler geliştirmek ve sektörde sürdürülebilir bir büyüme sağlamaktı. Siber riskler, enerji, inşaat, sorumluluk, finansal koruma ve sağlık gibi stratejik öneme sahip branşlarda sunduğumuz çözümlerle sektörde fark yaratmaya devam ettik. Belirlediğimiz hedeflere büyük ölçüde ulaştık ve operasyonel verimliliğimizi artırarak müşteri memnuniyetini ön planda tuttuk” dedi. IBS’in piyasa koşullarının getirdiği zorluklara rağmen, yenilikçi yaklaşımı ve güçlü reasürans bağlantıları sayesinde hizmet kalitesini sürdürülebilir bir şekilde artırmayı başardıklarına dikkat çeken Murat Çiftçi, “Geleceğe dönük olarak, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı inovasyon, stratejik önceliklerimiz olmaya devam edecek” diye konuştu.
 


Doğal afetler ve jeopolitik gerginlikler artıyor


Murat Çiftçi, 2025 yılında sektörü bekleyen gelişmelerle ilgili şunları söyledi: “2025 senesi, dünyada hızla değişen ekonomik, çevresel ve teknolojik dengelerin şekillendirdiği yeni risklerle birlikte sigorta sektörü için dönüştürücü bir yıl olmaya hazırlanıyor. 2025 yılında iklim değişikliğinin tetiklediği doğal afetlerin daha da yoğunlaşması bekleniyor. Aşırı hava olayları, Marmara depremi riski ve bu risklerin ekonomik etkileri, birey ve kurumlar için kritik olacak. Dijitalleşmenin artışıyla birlikte siber riskler, 2025’in en çok konuşulan başlıkları arasında yer alacak. Fidye yazılımları, veri ihlalleri ve yapay zekâ kaynaklı tehditler, yeni nesil güvenlik ihtiyaçlarını beraberinde getiriyor. Artan jeopolitik gerilimler, halk hareketleri ve terör saldırıları gibi riskler, 2025’te iş dünyasını şekillendiren unsurlardan olacak. Pandemi sonrası dünyada, sağlık sistemlerindeki belirsizlikler ve yeni bulaşıcı hastalık riskleri ön planda olmaya devam edecek.”

 


‘Yenilikçi çözümlerimizle hizmetlerimizi sürdüreceğiz’


IBS’in 2025 yılı strateji ve hedefleri ile ilgili de bilgi veren Murat Çiftçi, “Değişen risk ortamına uygun yenilikçi çözümler geliştirerek sigortalılarımıza değer katarken sektörde öncü olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılında parametrik sigorta çözümleri ve afet bonoları gibi yenilikçi finansal araçlarla sigortalılarımızı risklere karşı hazırlamaya devam edeceğiz. Siber sigortalar ve danışmanlık hizmetlerimizle dijital altyapıları koruma altına alıyor; olası tehditlere karşı proaktif çözümler sunuyoruz. Kritik sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için geliştirdiğimiz politik şiddet ve yurt dışı yatırımları için de politik risk sigortaları, bu tür belirsizliklere karşı önemli bir güvence sağlıyor. Önümüzdeki dönemde tedarik zinciri kesintisi sigortalarımız ve özel risk danışmanlık hizmetlerimizle, operasyonel süreklilikleri güvence altına almayı sürdüreceğiz. 2025 yılında pandemiye özel sigorta poliçe ve çalışan destek programlarımızla sağlıkla ilgili risklere karşı daha güçlü bir pozisyon sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu. 

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/sigorta-sektoru-2025-yilinda-siber-dogal-afet-ve-jeopolitik-surecleri-konusacak-4442.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/sigorta-sektoru-2025-yilinda-siber-dogal-afet-ve-jeopolitik-surecleri-konusacak-4442.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/sigorta-sektoru-2025-yilinda-siber-dogal-afet-ve-jeopolitik-surecleri-konusacak-4442-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/sigorta-sektoru-2025-yilinda-siber-dogal-afet-ve-jeopolitik-surecleri-konusacak-4442.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/sigorta-sektoru-2025-yilinda-siber-dogal-afet-ve-jeopolitik-surecleri-konusacak/3256/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Dec 2024 13:02:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[GYODER iş gücü raporunu sektör STK'ları ile değerlendirdi]]></title>
			<description><![CDATA[Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) ve Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (BETAM) iş birliğinde yapılan “İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri: Türkiye’24” araştırmasının sonuçları STK temsilcilerinin katılımıyla mercek altına alındı. Toplantıda “Uzun Vadeli Stratejik İş Gücü Platformu’’ kurulması için çalışmalara başlanacağı mesajı verildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) tarafından Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’ne (BETAM) yaptırılan “İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri: Türkiye’24” araştırmasının sonuçları, sektörün önde gelen STK’larının temsilcileriyle değerlendirildi.

 

ayrıntılar...

GYODER Başkanı Neşecan Çekici’nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya GYODER Yönetim Kurulu Üyeleri, Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), İMSAD, İNDER, KONUTDER, MÜSİAD, İTO temsilcileri ve Bahçeşehir Üniversitesi BETAM Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, Bahçeşehir Üniversitesi BETAM Direktör Yardımcısı Prof. Dr. Ozan Bakış, İstanbul Ekonomi Araştırma Genel Müdürü ve Kurucusu Can Selçuki, İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Hepşen, YTÜ Konut ve Yapı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Serhat Başdoğan ve sektör temsilcileri katıldı.

 


“Uzun Vadeli Stratejik İş Gücü Platformu”


Toplantının açış konuşmasını yapan GYODER Başkanı Neşecan Çekici, ‘’Sektörümüzün en büyük sorunlarından biri olan iş gücü sorununu yaklaşık 1,5 yıl önce derinlemesine irdelemek amacıyla araştırma ve saha anket çalışmalarının temellerini attık. Sektörümüzün en büyük sorunlarından biri nitelikli işçi bulamama sorunu. Özellikle depremden sonra bu durum daha da arttı. Buradan hareketle sorunları anlamayı ve veriler üzerinden verimlilik analizi yaparak çözüm önerileri sunmayı hedefledik. Raporun tamamlanmasından sonraki aşamadaki amacımız, sektörümüzün sivil toplum kuruluşlarıyla raporu mercek altına alıp, Uzun Vadeli Stratejik İş Gücü Platformu için çalışmalara başlamak. İlgili derneklerin spesifik duyarlılıklarını dikkate alarak çalışmanın farklı boyutlarını ele alıp genişletebileceğimizi düşünüyoruz. İş gücü talebini, arzını ortaya koymak, varsa iş gücü açığını anlamak ve insan kaynağı aksiyonlarını belirlemek gibi bir hedefimiz var” diye konuştu.

 


12 bin kişiyle anket yapıldı


İnşaat sektörünün güncel sorunlarını belirlemeyi ve bu sorunların çözümlerine yönelik önlem ve politikalar önermeyi amaçlayan “İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri: Türkiye’24” Raporu için İstanbul Ekonomi Araştırma (İEA) tarafından Türkiye çapında 12.037 çalışan ile anket gerçekleştirildi. İşveren tarafında da 92 kişiyle görüşüldü. İnşaat sektörünün bedensel güç gerektirmesi, ağır çalışma koşulları, mesai saatlerinin uzunluğu, hafta sonu çalışma, iş kazaları riskinin yüksekliği gibi araştırmadan çıkan sonuçlar değerlendirildi.

 


“Her STK kendine ev ödevi çıkarmalı”


Toplantıda katılımcılara raporun sunumunu yapan Prof. Dr. Ali Hepşen, araştırmada ön plana çıkan zorlukların ağır çalışma koşulları, sürdürülebilirlik sıkıntıları ve arz-talep dengesizlikleri olduğuna dikkat çekerek “Rapor 4 başlıkta hangi konuların daha iyi hale getirilebileceğini vurguluyor. Her STK kendine ev ödevini çıkarmalı. Mevcut çalışma koşullarının daha iyi hale gelmesi için hep beraber, kamuoyunu da devreye alıp birtakım iyileştirmelerin yapılması gerekiyor” dedi.

 


“Önce işi cazip hale getirmek lazım”


İş gücü arzındaki sıkıntının sadece depremle ilgili olmadığının, depremle daha da ağırlaştığının altını çizen Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, “Temelde sorunlar var. Avrupa'ya baktığımızda da aslında bu sorunun başka ülkelerde çok daha önce yaşandığını görüyoruz. Birincisi tabii ki koşulları iyileştirmeye çalışıyorlar ve potansiyel iş gücünde ve genç kuşaklarda farkındalık yaratmaya çalışıyorlar. Kadınları sektöre çekmek için çağrı yapıyorlar.  Avrupa’da kadınlar inşaatlarda çalışıyor. İş gücü arzındaki kısıtlılığı aşmak için her şeyden önce işi cazip hale getirmek lazım. Sektörün algısı çok önemli. Olduğundan daha kötü olduğuna dair bir inanç var. Bunun kırılması gerekli’’ diyerek sözlerini tamamladı. Sektörde pek çok konuda yaratılan iyileşmelerin toplum nezdinde farkında olunmadığına dikkat çekti.

 


“İtibarlı bir iş olduğu anlatılmalı”


Türkiye'de geçmişte köyden kente göç ve tarımdan inşaata geçişler ile inşaatlarda işçi ve dolayısıyla usta yetiştiğine, fakat artık gençler için hizmet sektörünün daha cazip hale geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ozan Bakış, yüksek kazanç elde eden inşaat ustalarının, bu sektörde çocuklarının çalışmasına sıcak bakmadıklarına değindi.

Kadınların ve gençlerin bu işe yönelmemesinin sebebinin itibar sıkıntısı olduğunu dile getiren İstanbul Ekonomi Araştırma Genel Müdürü ve Kurucusu Can Selçuki ise “Mesela moto kurye olmak ve mağazalarda çalışmak gençler arasında yaygın ve tercih edilen bir iş. Gençler ve kadınlar için buranın itibarlı bir iş olduğu anlatılmalı” diye konuştu.

 


Platform için çalışmalar başlayacak


Toplantının sonunda Uzun Vadeli Stratejik İş Gücü Platformu kurulması için çalışmalara başlanacağı mesajı verildi.

Toplantı sonrası STK ve sektör temsilcilerinden gelen yorum ve öneriler neticesinde “İnşaat Sektörü ve İş Gücü Dinamikleri: Türkiye’24” raporuna son hali verilecek ve ilerleyen günlerde kamuoyu ile paylaşılacak.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/gyoder-is-gucu-raporunu-sektor-stk-lari-ile-degerlendirdi-6883.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/gyoder-is-gucu-raporunu-sektor-stk-lari-ile-degerlendirdi-6883.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/gyoder-is-gucu-raporunu-sektor-stk-lari-ile-degerlendirdi-6883-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/gyoder-is-gucu-raporunu-sektor-stk-lari-ile-degerlendirdi-6883.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/gyoder-is-gucu-raporunu-sektor-stk-lari-ile-degerlendirdi/3253/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 14:37:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dijital sağlık ekosisteminin geleceği için büyük buluşma]]></title>
			<description><![CDATA[Dijital Sağlık Derneği (DİSADER), dijital dönüşümün sağlık sektörüne etkilerini, ulusal ve küresel gündemdeki yerini ve sağlık sektöründe dijital dönüşümün geleceğini ele almak amacıyla 18 Aralık 2024 Çarşamba günü İstanbul Modern Müzesi’nde Dijital Sağlık Buluşmasını düzenledi. Etkinlikte, Türkiye’nin dijital sağlık alanındaki mevcut potansiyeli ve global arenada rekabetçi düzeye gelebilmesi için atılması gereken adımlar masaya yatırıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dijital Sağlık Derneği (DİSADER), Türkiye’de dijital sağlık ekosisteminin gelişimini desteklemek amacıyla 18 Aralık 2024 tarihinde önemli bir etkinliğe imza attı. İstanbul Modern Müzesi’nde düzenlenen ve kamu, akademi ve özel sektörden temsilcilerin yer aldığı buluşmanın ana başlıkları, dijital dönüşümün sağlık sektörüne olan etkileri ve geleceğin sağlık teknolojileri oldu.

 

ayrıntılar...

Buluşmaya katılan Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, yaptığı konuşmada dijitalleşmenin, sağlık hizmetlerinin daha erişilebilir ve sürdürülebilir olmasının anahtarı olduğunu belirterek, “Türkiye’nin sağlıkta dijitalleşme yolculuğu, vatandaşlarımızın dijital platformlara olan güveni sayesinde hızla ilerliyor. Dijital çözümlerle hem sağlık hizmetlerine erişim kolaylaşıyor hem de kaynaklarımız daha etkin kullanılıyor” dedi.

 


Büyük fırsatlar var


Türkiye’nin dijital sağlık ekosistemini global ölçekte rekabetçi bir konuma taşıma vizyonuyla kurulan DİSADER’i, dijital sağlık alanındaki paydaşları ile ilk kez bir araya getirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirten DİSADER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Emin Fadıllıoğlu da, “Türkiye, dijital sağlık altyapısı ile OECD ülkeleri arasında öncü bir konumda yer alıyor. Bununla birlikte, bu güçlü altyapıyı tam anlamıyla değerlendirebilmek için stratejik planlama ve ekosistem altyapısını geliştirme alanında büyük fırsatlarımız var. Türkiye’de e-Nabız gibi başarılı projelerimizle attığımız önemli adımların yanında, dijital sağlık yatırımlarında daha fazla ilerleme kaydetmek için kamu ve özel sektör arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi çok önemli olacak. Dijital sağlık ekosistemi, bu iş birlikleri sayesinde global düzeyde rekabetçi bir noktaya taşınabilir” diye Konuştu.

Konunun bilimsel önemine dikkat çeken İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç ise, “Enformasyon bilimi, insanlığın sağlık alanındaki en büyük devrimlerinden birini gerçekleştiriyor ve teknolojiyi insan hayatının kalitesini artırmak için kullanmamızı sağlıyor. Bu dönüşüm, sadece tedavi süreçlerini değil, sağlıkta koruyucu ve önleyici hizmetlerin de önemini artırıyor” ifadelerini kullandı.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/dijital-saglik-ekosisteminin-gelecegi-icin-buyuk-bulusma-4936.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/dijital-saglik-ekosisteminin-gelecegi-icin-buyuk-bulusma-4936.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/dijital-saglik-ekosisteminin-gelecegi-icin-buyuk-bulusma-4936-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/dijital-saglik-ekosisteminin-gelecegi-icin-buyuk-bulusma-4936.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/dijital-saglik-ekosisteminin-gelecegi-icin-buyuk-bulusma/3252/</link>
			<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 17:23:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[''Asgari Ücret ZAM beklentisi" açıklandı! - Araştırma…]]></title>
			<description><![CDATA[Areda Survey araştırma şirketinin Türkiye genelinde 4.539 kişiyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre, vatandaşın yüzde 40’ının asgari ücrete zam beklentisi yüzde 25 ile yüzde 50 arasında. Zam oranı yüzde 75 ve üzerinde olmalı diyenlerin oranı ise toplumun yüzde 35,6’lık bir kesimini kapsıyor. 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[“Asgari ücret yüzde 75 ve üzerinde olmalı” diyenler en çok (yüzde 43,8 oranında) 55 yaş ve üzerindeki vatandaşlara ait. Kadınların ise erkeklere oranla zam beklentisi daha yüksek. İşte Türk halkının 2025 asgari ücret zam beklentisi…

 

ayrıntılar...

Ocak 2024’te asgari ücret net olarak yüzde 49,11 oranında artırılarak 17.002 TL’ye çıkarılmıştı. Bu artış önceki yıla göre kümülatif olarak yüzde yüzlük bir yükselişi ifade ediyordu. 2024 yılının son ayına gelince asgari ücret artışı Türkiye’nin yeniden gündemine geldi.  İşte Türk halkının 2025 asgari ücret zam beklentisi… 



Areda Survey araştırma şirketinin Türkiye genelinde 4.539 kişiyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre, vatandaşın yüzde 40’ının asgari ücrete zam beklentisi yüzde 25 ile yüzde 50 arasında. Katılımcıların yüzde 35,6’sı ise asgari ücrete yüzde 75 ve üzerinde bir zam yapılması gerektiğini düşünüyor. Asgari ücrete yüzde 51 ila yüzde 74 arasında bir zam yapılması gerektiğini düşünenler toplumun yüzde 17,8’ini kapsıyor. Yüzde 25’in altında bir zammın yeterli olacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 6,6 olarak araştırmaya yansıyor. 

 


En yüksek zam beklentisi hangi yaş grubuna ait?


Araştırmaya katılan kadın ve erkeklerin 2025 yılı asgari ücret zammı beklentilerinin farklı olduğu gözlemleniyor. Kadınların yüzde 47’si, yüzde 75 ve üzerinde bir zam yapılması gerektiğini düşünürken erkeklerin yüzde 43,6’sı yüzde 25 - yüzde 50 arasında zam yapılması gerektiğini düşünüyor.  

Asgari ücrete gelecek zammın yüzde 75 ve üzerinde olması gerektiğini düşünenler arasında, 55 yaş ve üzerindeki katılımcılar en yoğun katılıma sahip (Yüzde 43,8). Onu 35-54 yaş aralığındaki katılımcılar (yüzde 42,2) takip ederken 18-34 yaş aralığındaki gençlerin çoğunluğu (yüzde 38,9’u) asgari ücrete yüzde 25 ila yüzde 50 oranında bir zam olacağı beklentisinde. 

 


Araştırmanın Metodolojisi


Türkiye genelinde 4.539 kişinin katıldığı ve 29 Kasım - 02 Aralık 2024 tarihleri arasında yapılan araştırma, kantitatif araştırma yöntemlerinden CAWI tekniği ile “Areda Survey’in Profil Bazlı Dijital Paneli” kullanılarak gerçekleştirildi.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/asgari-ucret-zam-beklentisi-aciklandi-arastirma-2613.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/asgari-ucret-zam-beklentisi-aciklandi-arastirma-2613.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/asgari-ucret-zam-beklentisi-aciklandi-arastirma-2613-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/12/asgari-ucret-zam-beklentisi-aciklandi-arastirma-2613.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/asgari-ucret-zam-beklentisi-aciklandi-arastirma/3250/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 16:39:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürlüğüne Serkan Uğraş Kaygalak Atandı]]></title>
			<description><![CDATA[Bireysel emeklilik ve hayat sigortaları sektöründe faaliyet gösteren Anadolu Hayat Emeklilik’te Genel Müdürlük görevine Serkan Uğraş Kaygalak atandı. Ocak 2022’den bu yana e-ticaret pazaryeri Pazarama’nın sahibi Topkapı Danışmanlık Elektronik Hizmetler Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’de kurucu Genel Müdür olarak görev yapan Kaygalak, gerekli yasal izinlerin alınmasının ardından yeni görevine başlayacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bireysel emeklilik ve hayat sigortaları sektörünün lider kuruluşu Anadolu Hayat Emeklilik’in Genel Müdürlük görevine Serkan Uğraş Kaygalak atandı.

 

1975 yılında Bingöl’de doğan Serkan Uğraş Kaygalak, 1997 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Çalışma hayatına aynı yıl Türkiye İş Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda Müfettiş olarak başlayan Kaygalak, şirket içerisinde çeşitli görevlerde faaliyet gösterdi. 2006 yılında Hazine Bölümü Müdür Yardımcılığı'na, 2008 yılında Tarsus Şube Müdürlüğü’ne, 2010 yılında Teftiş Kurulu Başkanlığı Bilgi Sistemleri Denetiminden Sorumlu Başkan Yardımcılığı’na, 2013 yılında ise Kartlı Ödeme Sistemleri Bölüm Müdürlüğü’ne atandı. 

2018 yılında Harvard Business School’da Advanced Management Programı’nı tamamlayan Serkan Uğraş Kaygalak; 29 Temmuz 2020 tarihinde Türkiye İş Bankası Sermaye Piyasaları Bölümü, Özel Bankacılık Pazarlama ve Satış Bölümü, Ödeme Sistemleri Ürün, Ödeme Sistemleri Ekosistem ile Bireysel Kredi ve Kart Operasyonları Bölümlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı’na getirildi. Aynı dönemde İş Yatırım Ortaklığı A.Ş.’de Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürdü. 

Ocak 2022 itibarıyla e-ticaret pazaryeri Pazarama’nın sahibi Topkapı Danışmanlık Elektronik Hizmetler Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’ye kurucu Genel Müdür olarak atanan Serkan Uğraş Kaygalak, bu görevinin yanı sıra Moka Ödeme Kuruluşu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevini de yürütmekteydi.

2022 yılından bu yana sürdürdüğü Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürlük görevinden emeklilik nedeniyle ayrılan Murat Atalay, Genel Müdürlük görevini Serkan Uğraş Kaygalak’a devredecek.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/10/anadolu-hayat-emeklilik-genel-mudurlugune-serkan-ugras-kaygalak-atandi-5845.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/10/anadolu-hayat-emeklilik-genel-mudurlugune-serkan-ugras-kaygalak-atandi-5845.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/10/anadolu-hayat-emeklilik-genel-mudurlugune-serkan-ugras-kaygalak-atandi-5845-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/10/anadolu-hayat-emeklilik-genel-mudurlugune-serkan-ugras-kaygalak-atandi-5845.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/anadolu-hayat-emeklilik-genel-mudurlugune-serkan-ugras-kaygalak-atandi/3244/</link>
			<pubDate>Tue, 01 Oct 2024 09:07:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Unico Sigorta’dan Çocuklara Özel Ürün “İlk Sigortam”]]></title>
			<description><![CDATA[Unico Sigorta, erken yaşlardan itibaren sigorta bilincinin artırılmasına yönelik olarak çocuklara özel geliştirdiği “İlk Sigortam” ürününü müşterileri ile buluşturdu. Sigorta Haftası öncesi ilk kez satışa çıkan ürün, acentelerin sağladığı destek ile oldukça büyük bir ilgi ile karşılandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çocuklarda sigorta bilincinin gelişmesini desteklemek ve ebeveynlere ek güvence sağlamak amacıyla tasarlanan “İlk Sigortam” ürünü, çocukların kreş, okul veya servis aracında bulundukları süre içinde neden olabilecekleri maddi ve bedeni zararları teminat altına alıyor. Küçük yaştan itibaren sigorta bilinci ve farkındalığı yaratma amacıyla kurgulanan ürün, daha çok çocuğun güvence altına alınabilmesi için uygun fiyatla müşterilere sunuluyor.

 

ayrıntılar...

Satışa çıktığı ilk günden itibaren müşterilerin yoğun ilgisi ile karşılanan “İlk Sigortam” ürünü, çocukların okulda cam veya dolap kırması, arkadaşının montunu yırtması, servisin koltuğuna yanlışlıkla zarar vermesi gibi durumlar için güvence sunuyor. 

Lansmana özel her “İlk Sigortam” poliçesi Unico Sigorta ve acenteleri adına yapılacak Hatıra Ormanı’nda bir fidana dönüştü!

Unico Sigorta, gelecek nesillere daha yeşil, nefes alabilecekleri bir dünya bırakmak amacıyla, bu ürüne özel, ilk 10.000 poliçe için Ege Orman Vakfı’na 10.000 fidan bağışında bulunarak İzmir / Menemen’de kurulacak “Unico Sigorta ve Acenteleri Hatıra Ormanı”nın ilk tohumlarını attı.

 


Lansmana özel ilk 10.000 poliçe için Ege Orman Vakfı’na fidan bağışı


Konuya ilişkin görüşlerini bildiren Unico Sigorta Genel Müdürü, Ender Güzeler: “İlk Sigortam” ürününe dair şunları ifade etti: “Unico Sigorta olarak topluma karşı sorumluluğumuzun farkında olarak, her yaş grubundan müşterilerimize daha iyi bir gelecek sunmak için sürekli kendimizi geliştiriyor, yeni çözümler üretiyoruz. Eylül ayı itibarıyla müşterilerimizle buluşturduğumuz bu özel ürün ile sigorta bilincini ve farkındalığını küçük yaşlardan itibaren çocuklara aşılarken, çocukların okulda ya da serviste istemeden neden olabileceği zararlara karşı ailelerinin endişelerini de gidermeyi amaçladık. Öte yandan, lansmana özel ilk 10.000 poliçe için Ege Orman Vakfı’na fidan bağışında bulunarak doğayı korumak ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak amacını da çocuklarımızın ilk sigortası ile hayata geçirmiş olmak bizi ayrıca heyecanlandıran bir süreç oldu. 10.000 poliçe adedine 2 hafta gibi kısa bir sürede ulaşarak projemize destek veren tüm acentelerimize teşekkürlerimi sunarım. Umuyorum çok yakında ilk fidan dikimini de destek veren acentelerimiz ile birlikte yaparak Unico Sigorta ve Acenteleri Hatıra Ormanı’nı hep birlikte oluşturacağız.” dedi.

Sözlerini sigorta bilincinin ve sigortacılığın önemine değinerek sürdüren Güzeler; “Bu vesileyle sektöre değer katan, üreten, emek veren tüm sigorta sektörü çalışanları başta olmak üzere herkesin Sigorta Haftası'nı içtenlikle kutluyoruz.” dedi.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/unico-sigorta-dan-cocuklara-ozel-urun-ilk-sigortam-2612.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/unico-sigorta-dan-cocuklara-ozel-urun-ilk-sigortam-2612.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/unico-sigorta-dan-cocuklara-ozel-urun-ilk-sigortam-2612-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/unico-sigorta-dan-cocuklara-ozel-urun-ilk-sigortam-2612.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/unico-sigorta-dan-cocuklara-ozel-urun-ilk-sigortam/3243/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Sep 2024 13:30:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Doğan Holding - Sigorta ve yatırım bankacılığı alanlarında elde ettiğimiz başarılı sonuçları...]]></title>
			<description><![CDATA[Doğan Holding, 2024 yılının ilk altı ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %23 reel artışla 34,8 milyar TL konsolide gelir elde etti. Holding, ilk altı ayda 4,2 milyar TL esas faaliyet karı elde ederken 1,9 milyar TL’lik net dönem karına ulaştı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Doğan Holding’in 2024 yılı ilk altı ayında konsolide gelirleri reel olarak %23 artarak 34,8 milyar TL olarak gerçekleşti!


 Doğan Holding, 2024 yılı ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Doğan Holding’in Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdiği konsolide finansal tablolara göre; 2024 yılının ilk altı ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %23 reel artışla 34,8 milyar TL konsolide gelir elde etti. Holding, ilk altı ayda 4,2 milyar TL esas faaliyet karı elde ederken 1,9 milyar TL’lik net dönem karına ulaştı. Doğan Holding’in ilk altı aylık finansallarında sigorta sektöründe yarattığı rekabet avantajıyla güçlü büyüme yakalayan Hepiyi Sigorta ve artan pazar payıyla dikkat çeken Doğan Trend Otomotiv’in performansı ön plana çıktı. 

 


‘Stratejimiz doğrultusunda zorlu geçen 2024 yılının ilk yarısını büyümeyle kapattık’


Holdingin altı aylık finansal sonuçlarını değerlendiren Doğan Holding CEO’su Çağlar Göğüş, esas faaliyet karında yaşanan baskıların tüm ekonomide hissedildiğini ve bunu minimize etmeye çalıştıklarını ifade ederek şöyle devam etti: “Doğru kurguladığımız ve odağında sürdürülebilir değer yaratmayı alan stratejimiz ve yüksek uygulama yetkinliğimizle 2024 yılının ilk altı ayında zorluklara rağmen başarılı bir performans elde ettik. Portföyümüzün değişen ekonomik koşullara uyum sağlayabilen yapısı bu ilk yarıdaki sonuçlarımıza önemli katkı sağladı. Dijital sigorta segmentinde hizmet veren grup şirketimiz Hepiyi Sigorta, kısa sürede sektöründe fark yaratırken yakaladığı güçlü büyümenin etkisiyle finansman ve yatırım segmentimizdeki gelirlerimiz, geçen yıla göre %39 arttı. Hepiyi Sigorta’nın yönettiği fon büyüklüğü gün geçtikçe büyümesini sürdürürken çok kısa bir sürede sektörde ana oyunculardan bir tanesi haline geldi. Yine bu dönemde büyümemizde önemli bir yeri olan MG markamızın otomotiv ticaret ve pazarlama segmentindeki artan pazar payıyla birlikte yıllık bazda %52 gelir artışı elde ettik. Bu segmentte hem otomotiv hem motosiklet üretimi alanlarında hem halihazırda devam eden yatırımlarımız ve yeni arayışlarımız devam ediyor. İzmir’de motorsiklet yatırımımız tamamlandı ve pilot üretim başladı. Sanayi ve ticaret segmentindeki gücümüzü grup şirketlerimizden Karel’in bir iştiraki olan ve bölgemizde güçlü uluslarası yapısı ile özel bir konumda olan Daiichi ile birlikte tüketici, savunma ve telekom ve otomotiv elektroniği alanında da artırıyoruz. Karel’de modernizasyon ve kapasite artış yatırımımızda son aşamaya geldik. Yüzde 30 kapasite artışı ve yüksek katma değerli ürünlerin üretilebilmesini sağlayacak bu yatırım Karel’in finansal performansını daha iyi bir noktaya taışıyacaktır. Bir diğer stratejik şirketimiz olan Galata Wind ise 2024 yılı ilk altı ayında artan kapasitesiyle birlikte üretimde %19 artış kaydetti. Galata Wind ile 2025’te 576MW ve 2026 ve sonrası da 1.086MW kapasiteye ulaşma konusundaki hedeflerimizi koruyoruz.”

 

Sürdürülebilir Değer Yaratmaya Devam Edeceğiz

Göğüş, aktif portföy yönetimi anlayışıyla stratejik hedeflere emin adımlarla ilerlediklerini belirterek şunları ekledi: “65 yıllık deneyimimizle, tüm paydaşlarımıza sürdürülebilir değer yaratan bir holding olarak 2024 yılı ilk altı ayında önemli adımlar attık. Stratejimiz doğrultusunda mevcut iş kollarımız olan yenilenebilir enerji, sanayi, elektronik, otomotiv, sigorta ve yatırım bankacılığı alanlarında elde ettiğimiz başarılı sonuçları organik ve inorganik yatırımlarla daha da güçlendirmeye odaklanıyoruz. Bu çerçevede, geleceğin teknolojileri ve yeşil ekonomi dönüşümünü destekleyecek, Türkiye’nin cari açığına önemli katkı sunacak madencilik sektörüne yatırım kararı aldık. Bu doğrultuda da Türkiye’nin en köklü maden şirketlerinden Gümüştaş Madencilik ve Doku Madencilik şirketlerinin yüzde 50 hisselerini Kurmel Holding A.Ş.’den, yüzde 25 hisselerini ise Ortadoğu Otomotiv’den devraldık. Bu iki değerli şirketimizin özellikle kurşun-çinko konsantre üretiminde Türkiye’nin en büyüklerinden biri olması hedefimizle güçlü yatırımlara devam edeceğiz. Yenilenebilir enerji, elektronik/sanayi, teknoloji, finansal hizmetler/dijital sigorta ve otomotiv Grubun önemli sac ayakları olan mevcut işlerimizde yakaladığımız karlılık seviyesi ve büyüme ivmesini korumayı sürdüreceğiz.”

 

sgk dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/dogan-holding-sigorta-ve-yatirim-bankaciligi-alanlarinda-elde-ettigimiz-basarili-sonuclari-7267.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/dogan-holding-sigorta-ve-yatirim-bankaciligi-alanlarinda-elde-ettigimiz-basarili-sonuclari-7267.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/dogan-holding-sigorta-ve-yatirim-bankaciligi-alanlarinda-elde-ettigimiz-basarili-sonuclari-7267-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/dogan-holding-sigorta-ve-yatirim-bankaciligi-alanlarinda-elde-ettigimiz-basarili-sonuclari-7267.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/dogan-holding-sigorta-ve-yatirim-bankaciligi-alanlarinda-elde-ettigimiz-basarili-sonuclari/3240/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Sep 2024 11:44:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Abdi İbrahim, bilimin ışığı ile liseli gençleri aydınlatıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Dokunduğu hayatları iyileştirmek için tutkuyla çalışan Abdi İbrahim’in yeni nesil öğrenme girişimi Bilim Virüsü iş birliğinde hayata geçirdiği Geleceği Keşfedenler Programı’nda 3. dönem tamamlandı. Projeye bu dönem başvuran 5 bini aşkın liseliden 1050 öğrenci programa dahil oldu. Katılımcı liseli gençler, alanında uzman kişilerin verdiği eğitimlere katıldı. Programı başarıyla tamamlayan gençler, katılım belgelerini almanın mutluluğunu yaşadı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TÜRK ilaç sektörünün 22 yıldır kesintisiz lideri olan Abdi İbrahim’in, yeni nesil öğrenme girişimi Bilim Virüsü iş birliğiyle bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Geleceği Keşfedenler Programı başarıyla tamamlandı. Programın 3. döneminde hayal gücü yüksek, değişime yön vermeye istekli, bilimin yolunu seçen 1050 liseli genç; “Yaratıcı Yetkinlikler”, “Küresel Sürdürülebilirlik”, “Dijital Dönüşüm ve Biyoteknoloji Yolculuğu” modülleri kapsamında toplam 17 başlıkta, 63 eğitim ve 4 webinar ile kendilerini geliştirme fırsatı buldu.

 

ayrıntılar...

“Bugünü anlamlandırmak için geçmişin değerleri ile geleceğe bakıyoruz” yaklaşımının benimsendiği programda her bir modül, zaman içinde yaptıkları icatlarla ve keşiflerle tarihte iz bırakan kişilerden ilham alınarak tasarlandı. 20. yüzyılın en tanınmış düşünme uzmanlarından biri olan ve yaratıcı düşünme teknikleri konusunda uluslararası bir otorite kabul edilen Edward De Bono, Geleceği Keşfedenler’in Yaratıcı Yetkinlikler modülüne ilham veren isim oldu. Küresel Sürdürülebilirlik modülüne, “Dünya Köyü” kavramını ortaya çıkararak insanlığın küresel ölçekte birbirine bağlı olduğunu belirten filozof ve mucit Buckminster Fuller ilham oldu. Dijital Dönüşüm ve Biyoteknoloji Yolculuğu modülünde ise biyomoleküllerin üç boyutlu yapılarını belirlemek için kullanılan X-Işını kristalografisi tekniğinin öncülüğünü yapan Dorothy Hodgkin’den ilham alındı. 

Bu üç modül kapsamında; Sorgulama ve Merak, Yaratıcı Problem Çözme, Hikâye Anlatıcılığı ve Hayal Gücü, Tasarım Odaklı Düşünme, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, Küresel Vatandaşlık ve Birlikte Yaşam, Döngüsel Ekonomi ve Ortaklıklar, Dönüştürücü Eylem, Dijital Beceriler ve Teknoloji, Biyoteknolojinin Dünyası, Yapay Zekâ ve Yeni Nesil Teknolojiler, Sağlıkta Sosyal İnovasyon ve Yaşam Teknolojileri konularında eğitimler gerçekleştirildi.

 


Webinar ve atölyelerle zenginleştirilen eğitim süreci                   


Eğitimlerin yanı sıra gençlerle her modülün sonunda “Biyoteknolojiyi Keşfedenler Webinarı” gerçekleştirildi. Webinar serilerinde AbdiBio’dan uzman isimler, biyoteknoloji, biyoteknolojide kariyer ve Abdi İbrahim’in bu alanda yürüttüğü çalışmaları konuşmak üzere gençlerle bir araya geldi. Bununla birlikte, gençlerin kendi içeriklerini üretebilmeleri için yine her modülün sonunda “Dijital İçerik Atölyeleri” düzenlendi. 

Programda ayrıca gençlerin yaratıcılıklarını desteklemek, kendi aralarında bilgi paylaşımı yapmaya teşvik etmek ve dijital dünyada kendilerini özgürce ifade etmelerine olanak sağlamak için hayata geçirilen Geleceği Keşfedenler Kütüphanesi de büyük ilgi gördü. Gençler bu dijital kütüphanede podcastten resme, deneme yazısından şiire kadar içeriklerini yayınlama fırsatı buldular. 

Bu yıl geçtiğimiz dönemlerden farklı olarak programın üç dönem mezunlarının davet edildiği “İlaç Sektöründe Kariyer” isimli bir webinar da düzenlendi. Webinara katılan liseli gençler, ilaç sektöründeki kariyer fırsatları, bu alandaki meslekler ve uygun üniversite bölümleri gibi konularda merak ettikleri sorulara cevap bulma şansı yakaladı. 

 


Çocukları ve gençleri eğitim alanındaki projelerimizle desteklemeye devam edeceğiz


Geleceği Keşfedenler Programı’na gençlerin yoğun katılımından çok mutlu olduklarını belirten Abdi İbrahim İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Dr. M. Oğuzcan Bülbül; “112 yıllık bir şirket olarak misyonumuzu sadece ilaç üretmekle sınırlı tutmuyoruz, toplumsal yatırım projelerimizle dünyaya iyi bir iz bırakmak için çalışıyoruz. Uzun vadeli değer yaratma odağında kurguladığımız HEAL2050 sürdürülebilirlik stratejimiz kapsamında, etki derecesi yüksek, katma değer sağlayan, amaç odaklı projeleri hayata geçiriyoruz. Gençlerde bilim farkındalığı oluşturma vizyonuyla hayata geçirdiğimiz Geleceği Keşfedenler Programı da bu projelerimiz arasında yer alıyor. Gençleri yaratıcı bakış açılarıyla donatarak değişimin öncüsü kılmayı; bilim, biyoteknoloji ve küresel sürdürülebilirlik konularında güçlendirmeyi hedeflediğimiz programın üçüncü dönemini başarıyla tamamladığımız için mutluyuz. Programımıza katılım gösteren her bir gence teşekkür ediyor ve bu deneyimin onların kişisel gelişimlerine ve gelecekteki kariyer yolculuklarına önemli katkılar sağlamasını temenni ediyorum. Geleceği İyileştirmek misyonumuz doğrultusunda çocukları ve gençleri eğitim alanındaki projelerimizle desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

 


Üç yılda Türkiye’nin her bölgesinden 15 bin başvuru


Vizyoner, bilime inanan, girişimci ve 21’inci yüzyıl yetkinliklerine sahip bireyleri güçlendirmek amacıyla, Türkiye’nin dört bir yanındaki liseli gençleri farklı modüllerde hazırlanan zengin içeriklerle buluşturan programa üç dönem boyunca Türkiye’nin her bölgesinden 15 bine yakın başvuru alındı. Başvurular arasından 2665 liseli gencin dahil olduğu programda toplamda 74 farklı başlıkta, 250 eğitim, 4 Girişimcilik Hikâyesi Webinarı ve 10 Biyoteknolojiyi Keşfedenler Webinarı düzenlendi. Gençler tarafından üretilen özel içeriklerden 54’ü Geleceği Keşfedenler Kütüphanesi’nde yayınlandı.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/abdi-ibrahim-bilimin-isigi-ile-liseli-gencleri-aydinlatiyor-5161.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/abdi-ibrahim-bilimin-isigi-ile-liseli-gencleri-aydinlatiyor-5161.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/abdi-ibrahim-bilimin-isigi-ile-liseli-gencleri-aydinlatiyor-5161-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/abdi-ibrahim-bilimin-isigi-ile-liseli-gencleri-aydinlatiyor-5161.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/abdi-ibrahim-bilimin-isigi-ile-liseli-gencleri-aydinlatiyor/3237/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 12:02:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sigortacılığın 5 Sorunu - Yapay Zeka Bunlardan Biri Değil!]]></title>
			<description><![CDATA[SAS uzmanları, sigorta sektörü liderlerinin karşılaştığı en önemli teknoloji çıkmazlarını ve bunların nasıl ele alınacağını belirtiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Her gün milyarlarca kişi hayatlarını ve geçim kaynaklarını sigortacılara emanet ederken, sigorta sektörünün kendisi varoluşsal bir krizle karşı karşıya. Daha sık ve şiddetli şekilde gerçekleşen doğal afetlerden kaynaklanan rekor kayıplar primleri ve muafiyetleri hızla artırdı. Sigorta şirketleri, yüksek riskli piyasalardan çekildikçe, poliçe sahipleri yeni sigorta bulmakta zorluk çekiyor ve bu durum büyük tepkilere yol açıyor. Bu esnada analistler, mevcut piyasa koşullarını yönetmek için yapılan prim artışları ve diğer risk değerlendirme aksiyonlarının uzun vadede sürdürülemez olacağı konusunda uyarıyor.

 

ayrıntılar...

Geçici çözümler arayan bazı sigorta liderleri, hızlı çözümler için üretken yapay zekadaki (GenAI) yükselişe umut bağladılar. Ancak, haksız ret kararı veren hatalı algoritma iddiaları, yapay zekanın zaten sıkıntılı olan bir ortamda yeni bir sorun haline geldiğini iddia eden eleştirilerin sayısını artırdı.

 


SAS'tan Stu Bradley'e göre gerçekte durum biraz daha incelikli


SAS Risk, Suistimali Önleme ve Uyumluluk Çözümleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Bradley, "Sigorta liderleri analitik olgunluklarını geliştirirken engellerle karşılaşsalar da, sorun yapay zekanın kendisi değil" diyor. "Daha ziyade, kuruluşların verilerine ve yapay zekanın potansiyel istenmeyen sonuçlarına ilişkin anlayışları sorunun temelini oluşturuyor. Uygun etik sınırlar ve insan gözetimi eşliğinde güvenilir yapay zeka, sektörü yeniden tanımlamak için gereken içgörüleri ve çevikliği sağlayan bir çözüm ortaya koyabilir."

Bu potansiyel dönüm noktasında, SAS uzmanları sigorta sektörünün en önemli beş sorununu inceledi ve bunlara ilişkin görüşler sundu. Yapay zekanın kullanımı ise bu sorunlardan biri değil. Sigorta topluluğunun mevcut teknolojik zorluklarla yüzleşmesi yapay zekayı gerçek potansiyeline yaklaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda sektörün geleceğe hazırlanmasına da yardımcı olacak.

 


1. Veri kaosu kanun ve düzen bekliyor.


Veri noktaları özel kişisel bilgilerle aynı hizaya geldiğinde, yapay zekanın kullanımını düzenleyen mevcut mevzuat ve yönetmeliklerin eksikliği, özellikle uyumluluk ve düzenleyici raporlamaya bu kadar gömülmüş bir sektör için tedirgin edici olabilir. AB Yapay Zeka Yasasındaki dil, Çin'in Geçici Önlemleri ve NAIC Yapay Zeka Model Bülteni, sigortacılık sektörü için yapay zekanın etrafında korkuluklar oluşturmaya yönelik ilk çabalar arasında yer alıyor. Ancak düzenleyici ortam değişirken, sigorta şirketleri ve sigorta teknolojileri geliştiren şirketler öz yönetim önerileriyle bu açığı kapatıyor.

Hasarlar için Gönüllü Yapay Zeka Davranış Kurallarının yazılmasına yardımcı olan SAS Birleşik Krallık ve İrlanda yapay Zeka ve Etik Lideri Prathiba Krishna, "Henüz gelmemiş olan düzenleyici standartları karşılamak için zemin hazırlarken , bankacılık sektörü gibi sigorta sektörü de yapay zeka yetenekleri dahilinde veri kökeni ve yönetişimine öncelik vermelidir. Sigortacılar için büyük veri kümelerinden değerli içgörüler elde etmek ne kadar önemliyse, bu verileri hatalardan ve tutarsızlıklardan arındırmak da o kadar önemlidir. Bu yeniden kullanılabilirliği sağlamaya, daha doğru karar vermeye, üretkenliği artırmaya ve sonuçların güvenilirliğini güçlendirmeye yardımcı olur. Yapay zeka eğitimi, yapay zekanın başarıyla yaygınlaştırılmasında ve gelecekteki uyumluluklara hazırlanmasında da önemli bir belirleyici olacaktır. Kurum genelinde veri okuryazarlığını teşvik etmek, tüm kuruluşun etik yapay zeka uygulamalarını tartışmasını, anlamasını ve nihayetinde benimsemesini sağlar ve teşvik eder." diyor.

 


2. Yapay zekanın aşırı yüklenmesi risk yönetimini zorlar.


Sektörün hızla dijitalleştiği, yapay zeka ve üretken yapay zekanın hızla büyüdüğü bir ortamda, risk yöneticileri robot algoritmalarının istenmeyen sonuçları konusunda haklı olarak endişe duyuyor. Özellikle de yöneticiler yapay zeka verimlilik kazanımlarını uzun vadeli iş değerine dönüştürmek için yarışırken.

Prototipleme bu noktada umut verici görünebilir, ancak üretime yönelik yapay zeka sorumlu ve güvenli üretimi sağlamak için sağlam bir altyapı gerektirir. Bu arada, özelleştirmeyi sınırlayan "kara kutu" yapay zeka çözümleri basitliği nedeniyle yöneticilere çekici gelebilir. Ancak şeffaflık ve açıklanabilirlik eksikliği, kuruluşu önemli yapay zeka risklerine maruz bırakır.

SAS Risk Modelleme ve Karar Verme Global Lideri ve “Risk Modeling: Practical Applications of Artificial Intelligence, Machine Learning, and Deep Learning” kitabının yazarı Terisa Roberts, "Sigortacılar, güçlü bir yönetişime sahip kurumsal bir yapay zeka stratejisine uyum sağlarken, yapay zekayı mevcut sistemlere entegre etmenin önemini daha derinlemesine araştırmalıdır" diyor. "Sigortacılar, büyük dil modellerinin ötesindeki üretken yapay zeka kullanım alanlarının daha geniş kapsamını da göz önünde bulundurmalıdır. Örneğin, sentetik veri üretiminin etkili uygulamaları, fiyatlandırma, ayırma ve aktüeryal modellemeyi optimize ederken veri gizliliğini güçlendirebilir.”

 


3. Tazminata dar açıdan bakmak ilerlemeyi ve iş birliğini durdurur.


Sigortacılıkta bir paradigma değişimi yaşanıyor. Teknoloji sektörü, sigorta şirketlerinin reaktif tazminat ödeyenlerden sıyrılıp sigortalılarla, tüketicilerle ve işletmelerle proaktif ortaklara dönüşmesini öngörüyor.

Aşağıdaki örneği bir düşünün: Dünya Sağlık Örgütü yakın zamanda sağlık olaylarının şaşırtıcı bir oranının (küresel kanserden ölümlerin %30'undan fazlasının ve kronik hastalıkların %80'inin) önlenebilir alışkanlıklara bağlı olduğunu bildirdi. Bu arada sigortacılar da uygun teminatlar sunmak için müşterileri hakkında kapsamlı sağlık verilerini zaten topluyor. Neden bu verileri birlikte kullanmayalım?

SAS EMEA ve AP Bölgesi Kıdemli Sigortacılık Çözümleri Lideri Alena Tsishchanka, "Akıllı telefon uygulamaları gibi yaygın kanallar aracılığıyla, sigortacılar müşterilere yapay zeka destekli sağlık koçluğunu tercih etme fırsatı sunarak, geleneksel müşteri deneyimini yeniden keşfeden ve poliçe ödemelerini azaltan özel tavsiyeler sunabilir" diyor. "Sağlık hizmetlerinin ötesinde, sigortacılar iklim değişikliği ve ESG için benzer ortaklıkların pazar potansiyelini de güçlü bir şekilde değerlendirebilir. Bu tür girişimler sadece sigortacıların ödeme gücü sorunlarını çözmeye yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda sektörün kamuoyundaki algısını da büyük ölçüde arttırabilir."

Uygun etik kurallar uygulandığında, sigorta şirketi  -  ortak modeli bir hayal olmaktan çıkıyor. Yeni sigorta teknolojileri (insurtech) ve parametrik sigorta poliçeleri benzer bir şekilde çalışarak, ileri görüşlü sigorta oyuncuları için bu durumu yenilikçi bir yol haline getiriyor.

 


4. Gizli dijital riskler merkezi çözümler gerektirir.


Neredeyse her yerde bulunan akıllı telefonlar sayesinde, günümüzde bir sigortacı kablosuz ağın bulunduğu her yerde yeni pazarlara ulaşabilir. Müşteriler için prim artışlarını dengelemek isteyen sigortacılar için dijital geçişe yatırım yapmak, modern müşteriler için modern tekliflerin piyasaya sunulmasına yardımcı olur.

Ancak bu dijital pazarda rekabet edebilmek için sigortacıların poliçe sahiplerine giderek daha fazla kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler sunması gerekiyor. Bu özel teklifler ve çevrimiçi kaydolma kolaylığı, birçok potansiyel müşteriyi cezbetmiş olup, bu durum hem bir nimet hem de bir zarar olarak görülüyor.

Acenteler, başvuruların hacmi ve hızı karşısında bunalmış durumda. Ne yazık ki sigortacılar teminatı onaylama veya reddetme yarışında koşarken, suistimal olasılığı en yüksek olan veya temelde istenmeyen risk oluşturan müşterileri doğru bir şekilde araştırmak ve belirlemek için yeterli zamana sahip değiller. Bu nedenle, sigortacılar genellikle bu müşterileri ve oluşturdukları riski üstlenmek zorunda kalıyor.

Suistimali ve diğer tehditleri toplu olarak doğru bir şekilde tespit etmek için teknolojik altyapıyı kurmak, hem geleneksel şirketlerin hem de teknolojik sigorta şirketlerinin (insurtech) önünde bir engel olmaya devam ediyor. Sigorta suistimali ve istenmeyen risklerin sigortalanması, sigortacının hasar oranında ve birleşik oranında bir artış anlamına geliyor ve sonuçta müşterilerin sigorta primlerini artırıyor.

SAS Risk, Suistimali Önleme ve Uyumluluk Çözümleri Sigorta Lideri Thorsten Hein, "Başarılı bir dijital sigorta şirketi, ideal olarak entegre, bulut tabanlı bir ekosistemde müşteri kazanma, onlara uygun şekilde hizmet verme ve uyguladıkları risk türlerini dengeleme çabalarını düzenlemelidir" diyor.

"Sigortacılar aktüerlerin, sigortacıların ve suistimal analistlerinin görevlerini merkezileştirip entegre ettiklerinde, sigorta şirketinin riske uygun müşterilerle kâr elde etmesine yardımcı olurken, müşterilere tam olarak ihtiyaç duydukları şekilde ve tüm taraflar için optimum adaleti sağlayan bir fiyatla hizmet verip onları koruyabilir."

 


5. Hayat sigortası: Yeni, savunmasız, ancak hala hayati öneme sahip.


Hayat sigortası, günümüzde sigorta sektörünü etkileyen birçok sorunun mükemmel bir mikrokozmosudur. Hayat sigortası şirketleri uzun zamandır kârlılık için ticari gayrimenkule bağımlıydı. Ancak COVID-19 pandemisinden bu yana bu varlıkların değeri düştü. Sektörün bu alt kümesinin yeni fırsatlar yaratması gerekiyor.

SAS Global Sigorta Danışmanı Franklin Manchester, "Sigortalanabilir bir menfaatten bahsettiğimizde, herkesin bir araba veya ev gibi bir varlığı korumaya ihtiyacı yoktur. Ancak herkesin kıymetli bir hayatı vardır" diyor. "Sağlık verileri kuruluşları, küresel ortalama yaşam süresinin 2050 yılına kadar 78 yılın üzerine çıkacağını tahmin ediyor. Çoklu kriz içindeki bir dünyada artan risklerle birlikte, hayat sigortası şirketlerinin olumlu değişimi yönlendirmede oynayacakları bir rol var.”

Manchester, bunu şöyle örneklendiriyor: "Kuşaklar arası yoksulluğu başlatan ve devam ettiren pek çok güçten biri ailedeki ölüm ve bunun sonucunda gelir veya desteğin azalmasıdır. Bu gerçekleştiğinde, geride kalan ve bakmakla yükümlü olunan kişiler genellikle yoksullukla karşı karşıya kalırlar. Hayat sigortası mali yükü büyük ölçüde hafifletebilir, ancak ne yazık ki, erişilebilirlik eksikliği ve tarihsel marjinalleşme nedeniyle, bir poliçeden büyük fayda sağlayabilecek birçok kişi sigortasız durumda."

Günümüzde sigorta şirketleri, temizlenmiş verileri bir araya getirerek, ilkeli çerçeveler dahilinde alınan fiyatlandırma kararlarıyla ve dijital platformların küresel erişimiyle daha fazla insana ulaşabilirler, onları eğitebilirler ve koruyabilirler. Böylece potansiyel olarak nesiller boyu süren bu acı döngüyü kırabilirler.

 


Sigortayı bağlam içinde yeniden tasarlamak


Sigortacılığın karşı karşıya olduğu çevresel, ekonomik ve etik zorlukların üstesinden gelmek insan yaratıcılığını gerektirir. Yapay zeka ve diğer teknolojiler, sektör için daha adil ve iklime dirençli bir dönüşü destekleyebilir ve bu süreçte geleneksel taşıyıcılara ve sigorta teknolojileri şirketlerine (insurtech) rekabet avantajları sağlayabilir.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/sigortaciligin-5-sorunu-yapay-zeka-bunlardan-biri-degil-6662.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/sigortaciligin-5-sorunu-yapay-zeka-bunlardan-biri-degil-6662.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/sigortaciligin-5-sorunu-yapay-zeka-bunlardan-biri-degil-6662-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/sigortaciligin-5-sorunu-yapay-zeka-bunlardan-biri-degil-6662.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/sigortaciligin-5-sorunu-yapay-zeka-bunlardan-biri-degil/3235/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Sep 2024 12:00:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ayder Gastronomi Turizmiyle Parlayacak!]]></title>
			<description><![CDATA[Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) Genel Başkanı Gürkan Boztepe, Rize ve Ayder yaylalarını ziyaret ederek bölgedeki gastronomi potansiyelini yerinde inceledi. Boztepe, bölgenin zengin mutfak kültürünü ve yerel lezzetlerini ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmayı amaçlayan GTD’nin çalışmalarının bir parçası olarak gerçekleştirdiği ziyarette, yerel üreticiler ve işletmelerle bir araya geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ayrıntılar...


Yerel Lezzetler ve Gastronomik Zenginlikler Öne Çıkıyor


Boztepe, ziyaret sırasında Rize ve Ayder’in hem doğal güzellikleri hem de zengin mutfak kültürü ile Türkiye’nin gastronomi turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Özellikle Rize’nin dünyaca ünlü çayı, Ayder’in ise organik ürünleri ve geleneksel mutfağına dikkat çeken Boztepe, bu değerlerin sürdürülebilir bir turizm anlayışıyla daha geniş kitlelere tanıtılması gerektiğini ifade etti.

 


GTD’nin Çalışmaları Devam Ediyo


GTD, gastronomi turizminin gelişimi için hem yerel hem de ulusal çapta projeler yürütmeye devam ediyor. Gürkan Boztepe, bu ziyaretin GTD’nin bölgede gerçekleştireceği çalışmalar için önemli bir adım olduğunu belirtti. Bölgedeki gastronomi potansiyelinin doğru stratejilerle dünya sahnesine taşınabileceğini ve bu çalışmaların, hem yerel ekonomiye hem de Türkiye’nin gastronomi turizmine büyük katkılar sağlayacağını söyledi.

 


Yerel İşbirlikleri ve Sürdürülebilir Turizm Vurgusu


Boztepe, sürdürülebilir turizmin önemine vurgu yaparak, yerel işletmelerle iş birliği içinde hareket etmenin bölgenin gastronomik değerlerini koruma ve gelecek nesillere aktarma açısından kritik olduğunu ifade etti. GTD’nin hedefi, Türkiye’nin her köşesindeki gastronomik değerleri keşfederek, bu zenginlikleri dünya ile buluşturmak ve gastronomi turizmi alanında ülkenin konumunu güçlendirmektir. Gürkan Boztepe’nin Rize ve Ayder ziyareti, gastronomi turizmi alanında yeni projelere kapı aralayacak ve bölgenin gastronomi haritasındaki yerini daha da sağlamlaştıracaktır.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/ayder-gastronomi-turizmiyle-parlayacak-721.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/ayder-gastronomi-turizmiyle-parlayacak-721.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/ayder-gastronomi-turizmiyle-parlayacak-721-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/ayder-gastronomi-turizmiyle-parlayacak-721.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/ayder-gastronomi-turizmiyle-parlayacak/3234/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Sep 2024 11:13:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Allianz Trade: Yapay Zekadan kaynaklı riskler çalışanları endişelendiriyor]]></title>
			<description><![CDATA[Dünyada ticari alacak sigortasının lider şirketi Allianz Trade Yapay Zekâ ve sigorta sektörü üzerine bir rapor hazırladı. Raporda Avusturya, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya ve İspanya'da 6.000'den fazla kişiyle yapılan anket sonuçlarına yer verildi. Sonuçlar gösterdi ki çalışanlar, Yapay Zekanın beraberinde getireceği sonuçlar nedeniyle kaygılı. Ankete katılanların yüzde 46’sı yapay zekanın; 2024 yılında 2019'un aynı dönemine kıyasla, mevcut iş sayısını azaltacağını düşünüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Allianz Trade, dünya çapında araştırmaları ile sektörlerin ve farklı alanların nabzını tutmaya devam ediyor.  Araştırmaları ile şirketlere ihracat, İK, teknoloji, sürdürülebilirlik gibi birçok alanda yol gösteren Allianz Trade, bu kez de “Sigorta Sektöründe Yapay Zekâ” üzerine yaptığı bir araştırma ile ses getirdi. Araştırmada sektörün ve sektör çalışanlarının Yapay Zekaya bakış açısına ve gelecek öngörülerine yer verildi. Kim korkar Üretken Yapay Zekadan teması ile hazırlanan araştırma sonucunda uzmanlar, üretken yapay zekadaki yükselişin önemli ve pozitif ekonomik etkileri olacağını öngörürken, kamuoyu duyarlılığı ise o kadar iyimser bir tablo çizmedi.

 

ayrıntılar...


Yapay zekâ bazı iş sahalarını ortadan mı kaldıracak


Araştırma kapsamında, Avusturya, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya ve İspanya'da 6.000'den fazla kişiyle yapılan anket sonuçlarından bir rapor hazırlandı. Rapora göre katılımcıların yüzde 36'sı yapay zekanın sunduğu riskler konusunda endişe duyduğunu belirtirken, yüzde 46'sı yapay zekanın, 2019'un yani pandeminin ilk yılının aynı dönemine kıyasla, mevcut iş sayısını azaltacağını düşünüyor. Raporda, yapay zekanın iş olanaklarını artıracağını düşünenlerin oranı ise yüzde 33 olarak belirtiliyor. Rapora göre daha da endişe verici olan sonuç ise; katılımcıların yarısından fazlasının, yüzde 51’inin, yapay zekanın sektörler genelinde benimsenmesiyle birlikte beceri açığının ve eşitsizliğin daha da artabileceğini düşünüyor olması. Bu yüzde 51’lik kesim, akıllı olanların yapay zekâ sayesinde daha da akıllı hale geleceğine ve geri kalanların ise oldukları seviyede kalacaklarına ve ilerleyemeyeceklerine inanıyor. Ankete katılanların yalnızca yüzde 21'inin yapay zekanın ekonomilerine sağlayacağı faydalar konusunda iyimser olduğu da raporda verilen bilgiler arasında yer alıyor.

Buna karşın Allianz Trade uzmanları ise raporda, yapay zekanın sigortacılık sektöründe büyük bir işgücü kaybına yol açacağı yönündeki korkuların abartılı bulduğunu belirtti.  Veri odaklı bir sektör olması nedeniyle, özellikle sigortacılık sektörünün otomasyon ve üretkenlik artışı açısından önemli bir potansiyele sahip olduğu da raporda verilen bilgiler arasında yer aldı. 

 


Yapay zekâ, sigorta sektörü için önemli bir araç


Allianz Trade tarafından hazırlanan Yapay Zekâ odaklı raporda, diğer pek çok sektöre göre çok daha veri-odaklı bir sektör sayılabilecek sigortacılığın, üretkenliği artırabilecek çok çeşitli yapay zekâ uygulamalarından ve kullanım örneklerinden faydalanabileceğine dikkat çekildi. Örneğin, öngörücü analizin, yeni kanallar aracılığıyla kişiselleştirilmiş erişimle, pazarlama stratejilerini destekleyebileceği belirtildi. Rapora göre en önemlisi de yapay zekâ ile gerçek zamanlı analiz, büyük veri analitiği, ürün geliştirme iyileştirebilir ve kullanıma dayalı sigorta ve risk tespit hizmetleri mümkün olabilir. 

Rapora göre; yapay zekanın sigortacılık sektöründe büyük işgücü kaybına yol açacağı korkuları abartılı ve verimlilik artışı işgücünde yalnızca mütevazı bir azalmaya neden olacak. Verimlilikte yüzde 0,622'lik artış, işgücünde yüzde 1'lik azalma öngörülüyor. Sigorta sektöründeki verimliliğin özellikle Almanya, İspanya ve Avusturya'da 2010-2023 arasında artış gösterdiği, Güney Avrupa ülkelerinde ise verimlilik artışının hızlanmasının beklendiği de raporda verilen bilgiler arasında. 

Allianz Trade Yapay Zekâ Raporuna göre yaşlanan nüfus ve daralan işgücü, yapay zekanın bu zorluklarla başa çıkma konusunda sigorta sektörüne yardımcı olabileceğini gösteriyor. AB'de otomasyonun artması ise işgücünün bir kısmını serbest bırakarak yüksek beceri gerektiren işlere yönlendirilmesini sağlayabilir. Aynı zamanda raporda yer alan değerlendirmelere göre veri-odaklı sigortacılık sektörü, çeşitli yapay zekâ uygulamalarından faydalanabilir. Gerçek zamanlı analiz ve büyük veri analitiği, ürün geliştirmeyi iyileştirebilir, pazarlama stratejilerini kişiselleştirebilir ve daha hızlı risk tespit hizmetlerini mümkün kılabilir

 


Yapay zekâ çalışanları geliştirmek için kullanılmalı


Otomasyon süreçlerinin ve özel ürün önerilerinin satış ve dağıtımı geliştirebileceği, müşteri hizmetleri ve poliçe yönetiminde iyileşmenin, taleplerin hızlı değerlendirilmesinin ve dolandırıcılık tespitinin iyileştirilmesinin yapay zekâ ile sağlanabileceği de raporda verilen bilgiler arasında bulunuyor. Yapay zekâ kullanımının, çalışanları değiştirmek yerine onların becerilerini tamamlamak ve artırmak için kullanılması gerektiği de raporda vurgulanıyor. Raporda yer verilen bir diğer değerlendirmeye göre; yeni iş türlerine hazırlık, büyük ölçekli beceri kazandırma yatırımlarını gerektirdiği gibi yapay zekanın benimsenmesi de öncelikle maliyet düşürmek için değil yeni müşteri deneyimleri yaratma odaklı kullanılmalıdır.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/allianz-trade-yapay-zekadan-kaynakli-riskler-calisanlari-endiselendiriyor-6371.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/allianz-trade-yapay-zekadan-kaynakli-riskler-calisanlari-endiselendiriyor-6371.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/allianz-trade-yapay-zekadan-kaynakli-riskler-calisanlari-endiselendiriyor-6371-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/allianz-trade-yapay-zekadan-kaynakli-riskler-calisanlari-endiselendiriyor-6371.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/allianz-trade-yapay-zekadan-kaynakli-riskler-calisanlari-endiselendiriyor/3232/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 17:17:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik 4 Yaşında!]]></title>
			<description><![CDATA[Sektördeki lider konumu ile milyonların güvencesi olan Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, 4’üncü yaşında da adından aldığı güçle başarıdan başarıya koşmaya devam ediyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’in 4’üncü kuruluş yıl dönümünün gururunu yaşadıklarını söyleyen Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak; “Kısa sürede liderlik konumumuzu rakamların ötesine taşıyarak; bilgimiz, tecrübemiz ve üretimimiz ile sektörde öncü olma yolunda çok önemli adımlar attık. Hedeflerimiz iddialı, sorumluluğumuz çok büyük ama adımızdan aldığımız güçle, rekorlara imza atmaya devam ediyoruz. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik ailesi olarak; el ve gönül birliğiyle, 4 yılda çok şey başardık! Pek çok yeniliğe imza attık; hem ülkemizin eşsiz değerlerinin hem de sigortalılarımızın güvencesi olduk. Daha yolun başındayız, önümüzde gerçekleştirecek pek çok hedef ve elde edilecek sayısız başarı var” dedi.

 

ayrıntılar...

41 bölge müdürlüğü, 3.930 anlaşmalı acente ve broker, 5.208 anlaşmalı banka şubesiyle değer üretmeye devam eden Türkiye Sigorta; sağlıkta 4.376 anlaşmalı kurum ve kaskoda 3.552 anlaşmalı servis ile Türkiye’nin dört bir yanında sigortalılarına hizmet vermeyi sürdürüyor. 

Kısa sürede geniş müşteri portföyü, yaygın dağıtım ağı, yenilikçi bakış açısı, teknolojideki öncülüğü ve yetkin insan kaynağı ile sigorta tarafında 6 milyon, bireysel emeklilik ve hayat tarafında ise 10 milyon müşteriye ulaşan ve her geçen gün daha da büyüyen şirket; 4 yılda kaskoda 3 milyon, konutta 8 milyon ve sağlıkta da 2 milyon 670 bin üzerinde poliçe sayısına erişti.

Sigorta anlayışını “sonra”dan “önce”ye taşıyan ve hayatın her anında güven ihtiyacına yönelik çözümler sunan şirket olma hedeflerine adım adım ulaştıklarını belirten Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak; “4’üncü yaşımızda liderlik konumumuzu rakamların ötesine taşıyarak; bilgimiz, tecrübemiz ve üretimimiz ile sektörümüze öncü olduk. 4 yılı geride bırakırken, insanımız ve ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Hedeflerimiz yüksek, sorumluluğumuz büyük… Adımızdan aldığımız güçle, vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla geleceğe ilerliyoruz.” dedi. 

“Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik ailesi olarak; el ve gönül birliğiyle, 4 yılda çok şey başardık.” diyen Çakmak sözlerine şöyle devam etti: “4 yıllık sürede işimizle büyük başarılara imza atarken, bu başarıların mimarı olan çalışanlarımızın takdiriyle iki yıl üst üste Great Place to Work (En İyi İşverenler) listesinde yerimizi aldık. Kurulduğumuz günden bu yana ulusal ve uluslararası alanda 57 ödül alarak başarılarımıza yenilerini ekledik. En değerli markaların yer aldığı Brand Finance listesinde üç yıl üst üste yerimizi aldık. Bu süreçte pek çok yeniliğe de imza attık; hem ülkemizin eşsiz değerlerinin hem de sigortalılarımızın güvencesi olduk. Sigorta, Hayat ve Emeklilik ürünlerimizle müşterilerimizin risklerine güvence sağlarken, gelecek hayallerinin ve emeklilik günlerinin de destekleyicisi olduk. Özellikle son bir yılda belirlediğimiz stratejilerle, sağlık ve kasko gibi bireysel ürünlerde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak güncellediğimiz uygun fiyatlı ürünler ile, sigortayı herkes için daha ulaşılabilir hale getirdik. Daha yolun başındayız, önümüzde gerçekleştirecek pek çok hedef ve elde edilecek sayısız başarı var.” 

 


Fon büyüklüğü 4 yılda yüzde 596 arttı


Finansal açıdan da çok büyük başarılara imza attıklarının altını çizen Çakmak, “Türkiye Hayat Emeklilik olarak 5 milyon katılımcı ile fon büyüklüğümüzü 4 yılda yüzde 596 artırarak, 229 milyar 689 milyon TL’ye ulaştırdık. 4 yılda 1 milyon 467 bin TL hasar dosyası inceledik ve sigortalılarımıza 34 milyar 856 milyon TL hasar ödemesi yaptık. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’te toplam net kârımızı hızla artırarak 2024 Ocak – Temmuz arasında 11,2 milyar TL’ye çıkardık.” dedi.

 


Mobil uygulama 5,3 milyon kişi tarafından indirildi


Teknoloji ve yapay zekâ konusunda da önemli mesafeler katettiklerini bildiren Çakmak,  “Hasar tespit süreçlerini hızlandırarak sigortalılarımıza daha kaliteli hizmet vermeye başladık. Türkiye Sigorta mobil uygulamamız 5,3 milyon kişi tarafından indirildi. Yapay zekâ destekli FonaSor uygulamamızla BES müşterilerimizin fonlarını yönetmelerine katkı sağladık. Ayakta tedavi provizyon başvurularının yüzde 85’ini 10 saniye içinde, yatarak tedavi provizyon başvurularının ilk değerlendirmesini 30 dakika içerisinde yaptık. Emeklilik ve Sigorta müşterilerimizden toplamda 2,6 milyon çağrı aldık. Bu çağrıların yüzde 90'ını ortalama 90 saniye içerisinde yanıtladık. Uzun yıllar kullandığımız Pusula sistemimizin daha ötesinde olan Pusula Plus sistemini geliştirerek; hep daha ilerisini hedefleyen şirket vizyonumuzu güçlendirdik. Bunlar, dijitalleşme çağında attığımız çok önemli adımlar oldu” diye konuştu. 

 


Daha yaşanabilir bir dünya için önemli projelere imza attık


Türkiye Sigorta olarak; köprülerden barajlara, uydulardan sondaj gemilerine, uçaklardan enerji santrallerine kadar ülkemizin stratejik varlıklarına güvence sunmanın gururunu yaşadıklarını da kaydeden Çakmak; daha yaşanabilir bir dünya için sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk alanlarında da önemli projeleri hayata geçirdiklerini belirtti. Çakmak, sözlerini şöyle tamamladı: 

“Yenilenebilir enerji alanında 180 adet hidroelektrik santrali poliçesi, 57 adet rüzgâr enerji santrali poliçesi, 1.361 adet güneş enerji santrali poliçesi, 56 adet biyokütle ve biyogaz enerji santrali poliçesi, 26 adet jeotermal enerji santrali poliçesi düzenleyerek ülkemizin enerjilerini güvencemiz altına aldık. 

Ayrıca adımızdan aldığımız güçle sporun ve sporcunun da yanında olarak Basketbol Süper Ligi’ne ve Türkiye Basketbol Ligi’ne destek verdik. 2021 yılından beri Türkiye Ampute Milli Futbol Takımımıza ve bireysel para milli sporcularımıza da destek olmayı sürdürüyoruz. Türkiye Sigorta olarak ülkemizin dört bir yanında milyonlara güvence sunmaya, ülkemizle birlikte büyümeye ve ülkemize değer katmaya devam edeceğiz. 4’üncü yaşımız kutlu olsun. Başarılarla dolu nice yaşlara!”

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilik-4-yasinda-5736.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilik-4-yasinda-5736.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilik-4-yasinda-5736-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/09/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilik-4-yasinda-5736.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilik-4-yasinda/3231/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 12:40:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye Sigorta - Sektörünün en iyi işyerleri listesinde yer aldı]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye Sigorta, iş yeri kültürü ve çalışan memnuniyeti konusunda 5 kıta ve 97 ülkede araştırmalar yapan Great Place to Work Enstitüsü’nün hazırladığı ‘Best Workplaces in Financial Services & Insurance™ 2024’ listesinde yerini aldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Sigorta, Great Place to Work tarafından hazırlanan ‘Best Workplaces in Financial Services & Insurance™ 2024’ listesine girmeye hak kazandı. Daha önce de birden fazla kez “Great Place to Work” sertifikası alan Türkiye Sigorta, finans ve sigortacılık alanında faaliyet gösteren şirketlerin değerlendirildiği ‘Best Workplaces in Financial Services & Insurance™ 2024’ listesinde yer alarak şirket kültürü, çalışan bağlılığı ve memnuniyeti konusundaki yüksek performansını ortaya koydu.

 

Türkiye Sigorta’nın tüm faaliyetlerinin merkezinde insanın olduğunu belirten İnsan Kaynakları, Strateji ve Destek Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Doğan Başar şöyle konuştu: “Kurum kültürümüzün odağında çalışanlarımızın gelişimini destekleyen ve teşvik eden, çalışan deneyimini iyileştiren etkili iletişim ve geri bildirim mekanizmalarının olduğu, kapsayıcı bir çalışma ortamı ve kültürü var. Bu vesileyle başarılı çalışan politikalarımızın somut bir göstergesi olan ‘Best Workplaces in Financial Services & Insurance™ 2024’ listesinde yer almaktan mutluluk duyuyoruz. Hep birlikte elde ettiğimiz bu başarı, ortak hedeflerimize olan bağlılığımızı ve iş yerindeki pozitif atmosferi yansıtıyor. Çalışanlarımızın iş yerinde kendilerini mutlu hissetmeleri ve kurumlarına duyduğu güven bizlere ayrı bir gurur yaşatıyor.”

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/turkiye-sigorta-sektorunun-en-iyi-isyerleri-listesinde-yer-aldi-2408.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/turkiye-sigorta-sektorunun-en-iyi-isyerleri-listesinde-yer-aldi-2408.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/turkiye-sigorta-sektorunun-en-iyi-isyerleri-listesinde-yer-aldi-2408-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/turkiye-sigorta-sektorunun-en-iyi-isyerleri-listesinde-yer-aldi-2408.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/turkiye-sigorta-sektorunun-en-iyi-isyerleri-listesinde-yer-aldi/3229/</link>
			<pubDate>Wed, 28 Aug 2024 15:07:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sigorta Sektörü Sürdürülebilirliğin Neresinde Duruyor?]]></title>
			<description><![CDATA[Günümüzde sürdürülebilirlik, tüm sektörlerin stratejik önceliklerinden biri haline gelmiş durumda. Sigorta sektörü de bu trende kayıtsız kalmayarak sürdürülebilir uygulamalar geliştirmekte ve çevresel etkilerini azaltmaya yönelik adımlar atmaktadır. Peki, sigorta sektörü sürdürülebilirliğin neresinde duruyor, neler yapıyor ve daha neler yapmalı? 160 yıllık köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren Generali Sigorta, sigorta sektörünün sürdürülebilirlik hamlelerini değerlendirdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ayrıntılar...


Çevre Dostu Sigorta Ürünleri Geliştirilmesi


Sigorta şirketleri, çevre dostu ürünler sunarak sürdürülebilirliğe katkı sağlamaktadır. Özellikle elektrikli ve hibrit araçlar gibi yaygınlaşan yeni nesil çözümler için sigorta seçenekleri sunulması, gelecekte sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşmamız açısından önemli bir adım olacaktır. Bu tür sigorta ürünleri, çevresel zararları ve karbon ayak izini azaltmayı amaçlarken, aynı zamanda çevre dostu ulaşım seçeneklerinin kullanımını teşvik edecektir. Gelecekte sigorta şirketlerinin, daha fazla çevre dostu ürün geliştirerek bu alanda öncü rol üstlenmeleri beklenmektedir. Sürdürülebilir sigorta ürünleri hem çevresel hem de ekonomik açıdan olumlu sonuçlar doğuracaktır.

 


İklim Risklerinin Yönetimi ve Adaptasyon


Sigorta sektörü, iklim değişikliğinin neden olduğu riskleri yönetmek ve adaptasyon stratejileri geliştirmek konusunda kritik bir rol oynamaktadır. Artan doğal afetler ve ekstrem hava koşulları, sigorta sektörünü daha dayanıklı ve esnek sigorta çözümleri sunmaya zorlamaktadır. Bu bağlamda, sigorta şirketleri iklim risklerini analiz eden ve bu risklere karşı koruma sağlayan poliçeler geliştirerek müşterilerini bilinçlendirmektedir. Ayrıca iklim değişikliğine karşı adaptasyon projelerini destekleyerek toplulukların ve bireylerin bu değişikliklere uyum sağlamalarına yardımcı olmaktadırlar. Gelecekte iklim risk yönetimi, sigorta sektörünün en önemli faaliyet alanlarından biri olmaya devam edecektir.

 


Sürdürülebilir Yatırım Politikaları


Sigorta şirketleri, sürdürülebilir yatırım politikaları benimseyerek sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmaktadır. Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterlerine uygun yatırımlar yaparak, sürdürülebilir projeleri desteklemekte ve finansal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlamaktadırlar. Bu sayede, sigorta şirketleri yalnızca kendi portföylerini değil, aynı zamanda küresel sürdürülebilirlik hedeflerini de desteklemektedir. ESG kriterlerine uygun yatırımlar hem çevresel hem de sosyal açıdan olumlu etkiler yaratmakta ve uzun vadeli sürdürülebilir büyümeyi teşvik etmektedir. Sigorta sektörünün bu alandaki rolü, gelecekte daha da önem kazanacaktır.

 


Enerji Verimliliği ve Karbon Ayak İzi Azaltımı


Sigorta şirketleri, operasyonel süreçlerinde enerji verimliliği sağlamak ve karbon ayak izini azaltmak için çeşitli önlemler almaktadır. Enerji tüketimini minimize eden ve yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan ofis binaları, bu önlemler arasında yer almaktadır. Ayrıca dijitalleşme süreçleriyle kağıt tüketimini azaltarak doğaya katkı sağlanmaktadır. Öte yandan elektrikli araç kaskosu gibi ürünlerle de sürdürülebilirlik hamleleri destekleniyor. Sigorta şirketlerinin bu tür önlemlerle çevresel etkilerini minimize etmeleri, sürdürülebilir bir gelecek için büyük önem taşımaktadır. Gelecekte, sigorta şirketlerinin enerji verimliliği ve karbon ayak izi azaltımı konusundaki çabalarını artırmaları ve yenilikçi çözümler geliştirmeleri beklenmektedir.

 


Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Şeffaflık


Sigorta şirketleri, sürdürülebilirlik raporlaması ve şeffaflık konusunda önemli adımlar atmaktadır. Düzenli olarak yayımlanan sürdürülebilirlik raporları, şirketlerin çevresel ve sosyal performanslarını değerlendirmelerine olanak tanımaktadır. Bu raporlar, aynı zamanda şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma yolunda kat ettikleri ilerlemeyi ve gelecekteki stratejilerini de ortaya koymaktadır. Şeffaflık, sigorta sektörünün güvenilirliğini artırmakta ve müşteriler ile paydaşlar nezdinde güven oluşturmaktadır. Gelecekte, sürdürülebilirlik raporlamasının daha da yaygınlaşması ve şeffaflık ilkelerinin daha sıkı bir şekilde uygulanması beklenmektedir. Bu sayede sigorta sektörü sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamaya devam edecektir.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/sigorta-sektoru-surdurulebilirligin-neresinde-duruyor-4790.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/sigorta-sektoru-surdurulebilirligin-neresinde-duruyor-4790.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/sigorta-sektoru-surdurulebilirligin-neresinde-duruyor-4790-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/sigorta-sektoru-surdurulebilirligin-neresinde-duruyor-4790.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/sigorta-sektoru-surdurulebilirligin-neresinde-duruyor/3225/</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:40:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Güvenli Kimliğim Sigortası ile siber tehditlere karşı güvende kalın]]></title>
			<description><![CDATA[BNP Paribas Cardif, "Güvenli Kimliğim" sigortası ile kişisel bilgileri hırsızlık ve dolandırıcılık risklerine karşı güvence altına alıyor. ATM kapkaç teminatı ve hukuki harcamalar da dahil olmak üzere, tüm finansal kayıpları karşılan “Güvenli Kimliğim” sigortası, siber tehditlere karşı da koruma sağlıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mobil ve internet bankacılığı işlemlerinin yanı sıra banka ve kredi kartınızda kullandığınız şifrelerinizin dijital ya da fiziksel tehditler kullanılarak çalınması durumunda ortaya çıkabilecek finansal kayıpları teminat limitleri kapsamında karşılayan “Güvenli Kimliğim” sigortası, kişisel veri izleme ve ücretsiz antivirüs programı gibi kapsamlı ek hizmetleri ile de dikkat çekiyor.

 

ayrıntılar...

Kimlik hırsızlığı, kişisel bilgilerinizin yasa dışı biçimde ele geçirilmesi ve bunların hırsızlık ya da dolandırıcılık amacıyla kullanması anlamına geliyor. Kimlik bilgilerimiz, nüfus cüzdanımızın kaybolması veya çalınmasıyla ele geçirilebildiği gibi dijital ortamda da çalınabiliyor. Günümüzde pek çoğumuz alışveriş ve bankacılık işlemleri de dahil olmak üzere çoğu işimizi internet üzerinden gerçekleşiyoruz. Girdiğimiz her uygulamada ve gezindiğimiz her sitede dijital ayak izimizi bırakıyoruz. Özellikle de internet üzerinde kullandığımız TC kimlik numaralarımızdan internet bankacılığı şifrelerimize, telefon numaralarımızdan adresimize kadar pek çok bilgi sebebiyle kimlik avcılarının hedefi haline gelebiliyoruz. Kimlik hırsızlığında en sık karşılaşılan yöntemler ise; para aklama ve dolandırıcılık amacıyla kullanmak için banka hesabı açmak, borçlandırmak için yeni kredi kartı hesapları açmak ve sosyal yardım ya da kredi almak için sahtekarlık yapmak olarak sıralanıyor.

 


Güvenli Kimliğim


Türkiye'nin en kapsamlı sigorta platformlarından biri olan BNP Paribas Cardif, kimlik hırsızlığı alanında giderek artan mağduriyetleri gidermek amacıyla geliştirdiği "Güvenli Kimliğim" sigortası ile kişisel bilgilerinizi hırsızlık ve dolandırıcılık risklerine karşı güvence altına alıyor. ATM kapkaç teminatı ve hukuki harcamalar da dahil olmak üzere, tüm finansal kayıpları karşılan “Güvenli Kimliğim” sigortası, siber tehditlere karşı da koruma sağlıyor. Mobil ve internet bankacılığı işlemlerinin yanı sıra banka ve kredi kartınızda kullandığınız şifrelerinizin dijital ya da fiziksel tehditler kullanılarak çalınması durumunda ortaya çıkabilecek finansal kayıpları teminat limitleri kapsamında karşılayan “Güvenli Kimliğim” sigortası, kişisel veri izleme ve ücretsiz antivirüs programı gibi kapsamlı ek hizmetleri ile de dikkat çekiyor.

 


Kişisel verilerinizi kapsamlı teminatlarla koruma altına alın


BNP Paribas Cardif hem kendinizi hem de kişisel bilgilerinizi hırsızlık ve dolandırıcılık risklerine karşı koruyan “Güvenli Kimliğim” sigortası ile kimlik hırsızlığı durumunda kimliğinizle sizin adınıza yapılabilecek kredi kullanma, internette işlem yapma ve adli bir suça karışmanıza neden olabilecek her türlü olaya karşı finansal kayıplarınızı güvence altına alıyor. Bu kapsamda ortaya çıkabilecek hukuki harcamalar da poliçe teminat limitleri dahilinde karşılanıyor. “Güvenli Kimliğim” sigortası ile mobil ve internet bankacılığı işlemlerinin yanı sıra banka ve kredi kartınızda kullandığınız şifrelerinizin dijital ya da fiziksel tehditler kullanılarak çalınması durumunda ortaya çıkabilecek finansal kayıplarınız yine poliçenizdeki teminat limitleri kapsamında ödeniyor. BNP Paribas Cardif’in “Güvenli Kimliğim” sigortası ile sunduğu kapsamlı teminatlar; Kaza Sonucu Vefat Teminatı, Kaza Sonucu Daimi Maluliyet Teminatı, Kimlik Hırsızlığı / Sahtekarlığı Harcamaları Teminatı, Hukuki Harcamalar, Gelir Kaybı, Zorunlu Seyahat Masrafları, İletişim Masrafları, Kişisel Şifre Çalıntı (PIN) Teminatı ve ATM Kapkaç Teminatı şeklinde sıralanıyor.

 


Kişisel ve finansal verileriniz siber saldırılara karşı 7/24 izleniyor


BNP Paribas Cardif’in “Güvenli Kimliğim” sigortası, sunduğu geniş kapsamlı ek hizmetlerle de dikkat çekiyor. Poliçe sahipleri, güçlendirilmiş güvenlik koruması sağlayan güvenli tarayıcı yazılımdan, sigorta süreleri boyunca ücretsiz olarak yararlanabiliyor. Anti-Virüs Programı Kaspersky Total Security Koruma; PC, Mac, IOS ya da Android cihazlara gerçekleştirilebilecek saldırılara ve casus yazılımlara karşı maksimum koruma sağlıyor.

Kişisel Veri İzleme Hizmeti de “Güvenli Kimliğim” sigortasının ek hizmetleri arasında yer alıyor. www.dijitalguvence.com platformuna kayıt olan poliçe sahiplerinin kişisel ve finansal verileri 7/24 web sitelerinde, “deep” ve “dark” net üzerinde siber saldırılara karşı izlenerek, bilgilerin kullanımı durumunda aksiyon önerileriyle birlikte bilgilendirme sağlanıyor.

Türk Ekonomi Bankası (TEB) şubelerinden temin edilebilen BNP Paribas Cardif’in “Güvenli Kimliğim” sigortası, müşterilerine Acil Nakit Desteği de sunuyor. Poliçe sahiplerinin kimlik hırsızlığı yaşaması durumunda Acil Durumlar, Acil Otel Faturalarının Ödenmesi ve Seyahat Biletlerinin Yenilenmesi için avans ödemesi yapılıyor.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/guvenli-kimligim-sigortasi-ile-siber-tehditlere-karsi-guvende-kalin-9332.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/guvenli-kimligim-sigortasi-ile-siber-tehditlere-karsi-guvende-kalin-9332.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/guvenli-kimligim-sigortasi-ile-siber-tehditlere-karsi-guvende-kalin-9332-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/guvenli-kimligim-sigortasi-ile-siber-tehditlere-karsi-guvende-kalin-9332.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/guvenli-kimligim-sigortasi-ile-siber-tehditlere-karsi-guvende-kalin/3222/</link>
			<pubDate>Mon, 12 Aug 2024 10:55:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Anadolu Sigorta, “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” Listesinde Hizmet Sektöründe 36’ncı Sırada Yer Aldı]]></title>
			<description><![CDATA[Uluslararası standartlardaki hizmet anlayışı, küresel piyasalarda rekabet edebilen yenilikçi ürün ve hizmetleri ile öne çıkan Anadolu Sigorta, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” listesinde hizmet sektöründe 36’ncı, tüm şirketler arasında ise 414’üncü oldu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Anadolu Sigorta, TİM’in hazırladığı “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” listesinde yerini aldı. Şirket, hizmet sektöründe 36’ncı, tüm şirketler arasında ise 414’üncü oldu.

 

ayrıntılar...

Anadolu Sigorta, kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunan yenilikçi ürün ve hizmetleri müşterilerine sunmaya devam ediyor. Şirket, TİM’in geçtiğimiz yıl yayımladığı “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” listesinde 458. sıradayken, bu yıl 414. sıraya yükseldi. Aynı zamanda 2018 yılından itibaren Hizmet İhracatçıları Birliği üyesi olan Anadolu Sigorta, 5 yıldır hizmet ihracatında ödüller alıyor. Bu yıl da 70 milyon Amerikan Doları hizmet ihracatı ile Türkiye’nin ihracat hedefine verdiği katkıyı büyütüyor. 

 


"Hizmetlerimizi küresel arenaya da taşıyoruz"


Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Gökalp, “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı listesindeki yerimizi, önceki yıla göre 44 sıra yukarı taşımaktan ve hizmet sektöründe 36’ncı sırada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bir asra yaklaşan köklü tarihimizde ortaya koyduğumuz ürün çeşitliliğimiz, güvenilirliğimiz ve hizmet kalitemizle Türkiye’nin güvencesi olma hedefiyle yolumuza devam ederken, hizmetlerimizi küresel arenaya da taşıyoruz. Ülkemizin ihracatına ve kalkınmasına katkı sağlamak için ihracat kapasitemizi arttırmayı ve yeni pazarlarda yer almayı hedefliyoruz. Türkiye’nin öncü sigorta şirketlerinden biri olarak, yurt içindeki faaliyetlerimiz ile sektöre yön verdiğimiz gibi yurt dışı faaliyetlerimizle de sektörde lider olmaya devam ediyoruz. 2018’den itibaren de “Finans, Sigorta ve Diğer Mali Hizmetler” kategorisinde Hizmet İhracatçıları Birliği tarafından ödüle layık görülüyoruz. Sürdürülebilir kalkınmaya ve artan ihracat hacmine katkıda bulunmak için, geçmişte olduğu gibi gelecekte de tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/anadolu-sigorta-turkiye-nin-ilk-1000-ihracatcisi-listesinde-hizmet-sektorunde-36-nci-sirada-yer-aldi-5325.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/anadolu-sigorta-turkiye-nin-ilk-1000-ihracatcisi-listesinde-hizmet-sektorunde-36-nci-sirada-yer-aldi-5325.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/anadolu-sigorta-turkiye-nin-ilk-1000-ihracatcisi-listesinde-hizmet-sektorunde-36-nci-sirada-yer-aldi-5325-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/anadolu-sigorta-turkiye-nin-ilk-1000-ihracatcisi-listesinde-hizmet-sektorunde-36-nci-sirada-yer-aldi-5325.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/anadolu-sigorta-turkiye-nin-ilk-1000-ihracatcisi-listesinde-hizmet-sektorunde-36-nci-sirada-yer-aldi/3221/</link>
			<pubDate>Fri, 09 Aug 2024 13:28:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gençler staj döneminde ucuz iş gücü olmak istemiyor]]></title>
			<description><![CDATA[Son yıllarda gençlerin büyük çoğunluğu, eğitim aldıkları alanda staj yapmak yerine yaz aylarında market, restoran, kafe, otel ve perakende satış mağazalarında çalışmayı tercih ediyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gençlerin bu tercihinin kaynağına dair Eleman.net CEO’su Levent Dicle, “Stajyerlerin sıkça ucuz iş gücü olarak görülmesi ve yasal çalışma saatlerini aşan sürelerde çalıştırılmaları ciddi bir problem oluşturuyor. Özellikle turizm bölgelerindeki dönemsel çalışmalarda beslenme ve barınma konularında sıkıntı yaşanıyor” dedi.

 

ayrıntılar...

Gençlerin yaz tatillerinde staj yerine hizmet sektöründe çalışma tercihini değerlendiren Eleman.net CEO'su Levent Dicle, şu açıklamalarda bulundu: “Yaz aylarında hizmet sektöründe ciddi bir iş artışı yaşanıyor. Özellikle tatil bölgelerinde marketler, restoranlar, kafeler, oteller ve perakende satış mağazaları eleman arayışına giriyor. Bu da gençler için hızlıca iş bulma imkanı sağlıyor. Finansal açıdan bakıldığında, hizmet sektöründe çalışarak elde edilebilecek gelir oldukça cazip. Aylık kazanç, bölgelere göre değişiklik gösterse de ortalama 26.000 TL seviyelerine ulaşıyor. Bu da gençlerin kendi masraflarını karşılamaları ve birikim yapmaları için önemli bir fırsat sağlıyor.”

 


 “Stajyerlerin büyük bir kısmı maaş almıyor”


Staj imkanlarının sınırlı olmasının da gençlerin tercihinde etkili olduğunu belirten Dicle, “Staj imkanlarının yetersizliği büyük bir sorun. Öğrenciler, eğitimini aldıkları veya aradıkları alanlarda staj bulmakta zorlanıyorlar. Birçok şirket stajyer kabul etse de, bu stajlar genellikle öğrencilere anlamlı mesleki deneyim kazandırmaktan uzak kalabiliyor. Finansal konular da ciddi bir sorun. Birçok stajyer ya maaş almıyor ya da asgari ücretin altında bir maaşla çalışmak zorunda kalıyor. Asgari ücretin altında gelirle geçinmek gençler için oldukça zorlayıcı oluyor” dedi.

 


“Stajyerlerin ucuz iş gücü olarak görülmesi ciddi bir problem”


Turizm sektöründe gençlerin karşılaştığı staj problemlerine dikkat çeken Dicle, “Turizm sektöründe staj yapan öğrenciler, adapte olma ve iş rotasyonu gibi önemli uygulamaların eksikliğinden muzdarip. Maalesef bu durum öğrencilerin işe alışmalarını zorlaştırıyor. Ayrıca, stajyerlerin sıkça ucuz iş gücü olarak görülmesi ve yasal çalışma saatlerini aşan sürelerde çalıştırılmaları da ciddi bir sorun. Bu sektörde beslenme ve barınma konularında da sıkıntılar yaşanıyor. Özellikle mevsimlik olarak çalıştıkları tesislerde gerekli ilgi ve koşulların sağlanmaması, staj sürecinin daha başından motivasyon kaybına neden oluyor” diye konuştu.

 


“Eğitici ve verimli işlere yönlendirilmeliler” 


Şirketlerin staj dönemlerini daha verimli ve ilgi çekici hale getirmek için neler yapabileceklerine dair önerilerde bulunan Dicle, “Adil bir çalışma ortamı sağlamak en kritik adımlardan biri. Stajyerlere adil ve saygılı davranmak, onların motivasyonunu ve verimliliğini artırır. Mesleki gelişim açısından bakıldığında, stajyerlerin kendilerini geliştirebilecekleri bir ortam sunmak çok önemli. Onları sadece önemsiz işlerle meşgul etmek yerine, gerçek projelerde yer almalarını sağlamak, öğrenme süreçlerini hızlandırır ve onlara değerli deneyimler kazandırır. Şirket içi eğitim programları ve düzenli geri bildirimlerle beslemek stajyerlerin ilgisini çekecektir” ifadelerini kullandı.

 


“10 stajyerden 3’ü staj yaptığı yerde işe giriyor”


Staj yapan gençlerin sonrasında iş bulma şansına dair de görüş bildiren Dicle, “Staj dönemleri, işverenler açısından bir tecrübe birikimi olarak kabul görüyor. İyi bir yerde staj yapmış gençler, iş arayışına girdiklerinde bu deneyimlerinden dolayı avantajlı hale geliyorlar. Ancak ülkemizde staj yapan gençlerin, staj yaptıkları yerde işe girme oranları düşük. Her 10 stajyerden 3'ü staj yaptığı yerde kadrolu olarak işe girebiliyor” dedi.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/gencler-staj-doneminde-ucuz-is-gucu-olmak-istemiyor-2605.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/gencler-staj-doneminde-ucuz-is-gucu-olmak-istemiyor-2605.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/gencler-staj-doneminde-ucuz-is-gucu-olmak-istemiyor-2605-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/gencler-staj-doneminde-ucuz-is-gucu-olmak-istemiyor-2605.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/gencler-staj-doneminde-ucuz-is-gucu-olmak-istemiyor/3220/</link>
			<pubDate>Wed, 07 Aug 2024 13:12:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[2023 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Faaliyet Raporu!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[SGK, bilgi paylaşımı yaptı...

SGK ''5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 41'inci maddesi gereğince hazırlanan Kurumumuzun 01/01/2023-31/12/2023 tarihleri arasındaki faaliyetlerini içeren 2023 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu İdare Faaliyet Raporu Kurumumuzun internet ve intranet sayfalarında yayımlanmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.2'


ssgk dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/2023-yili-sosyal-guvenlik-kurumu-faaliyet-raporu-7741.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/2023-yili-sosyal-guvenlik-kurumu-faaliyet-raporu-7741.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/2023-yili-sosyal-guvenlik-kurumu-faaliyet-raporu-7741-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/2023-yili-sosyal-guvenlik-kurumu-faaliyet-raporu-7741.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/2023-yili-sosyal-guvenlik-kurumu-faaliyet-raporu/3217/</link>
			<pubDate>Wed, 07 Aug 2024 11:51:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kronik Ağrı Tedavisinden Verim Alabilmek İçin Kaliteli Uyku Şart!]]></title>
			<description><![CDATA[Üç aydan uzun süre devam eden veya nükseden ağrılar, kronik ağrı olarak adlandırılıyor. Bu ağrılar uyku sorunları, anksiyete, depresyon ve kronik yorgunluk gibi birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Yataş Uyku Kurulu Üyesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Berhan Bayram, kronik ağrı tedavisinde kronik ağrı ve uyku sorunlarının birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kronik ağrı, 2018 yılında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından revize edilen Uluslararası Hastalık Sınıflandırmasında (ICD-11) ilk kez bağımsız bir hastalık olarak listelenen, 3 aydan uzun süre devam eden veya nükseden ağrıyı ifade ediyor. Dünya üzerinde görülme sıklığı %13-25 arasında değişiyor. Kronik ağrılı hastalarda uyku sorunları, anksiyete, depresyon ve kronik yorgunluk dahil olmak üzere yaşam kalitesinin düşmesine neden olan problemlerin daha sık görüldüğünü belirten Yataş Uyku Kurulu Üyesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Berhan Bayram, kronik ağrı problemi olan hastaların %65’inden fazlasında uyku sorunlarının eşlik ettiğine dikkat çekiyor.

 

ayrıntılar...

Uykunun vücudun işlevini ve homeostazı (vücudun iç dengesi) koruması için önemli bir fizyolojik süreç olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Bayram, “Uyku sorunu olan hastalarda homeostaz sağlanamadığından, kronik ağrının şiddeti artarak tedavisi daha karmaşık ve zor hale gelmektedir. Bu nedenle hastalarda tedaviden verim alabilmek için kronik ağrı ve uyku sorunları birlikte ele alınarak çözülmeye çalışılmalıdır” diyor.

 


Kronik ağrılı hastalar uygun yatak, yastık ve uyku yardımcıları kullanmalı


Kronik ağrı hastalarında zihinsel ve fiziksel homeostazın devamı için kaliteli uykunun vazgeçilmez olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Bayram, kronik ağrı tedavisinde kullanılan bazı ilaçların uykunun kalitesini bozduğunu, bu nedenle de tedavide hedeflenen verimin alınamadığını belirtiyor. Güncel farmakolojik tedavilerin ise ağrıyı azaltırken, uyku kalitesini de arttırmayı hedeflediğini anlatan Uzm. Dr. Bayram, halen altın standart tedavi için çalışmaların sürdüğünü ifade ediyor. Bu nedenle kronik ağrılı hastalarda uyku kalitesini arttırmak için çevresel faktörlerin uykuya uygun hale getirilmesinin ve uygun yatak, yastık ve uyku yardımcılarının kullanımının kritik öneme sahip olduğunun altını çiziyor.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/kronik-agri-tedavisinden-verim-alabilmek-icin-kaliteli-uyku-sart-5717.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/kronik-agri-tedavisinden-verim-alabilmek-icin-kaliteli-uyku-sart-5717.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/kronik-agri-tedavisinden-verim-alabilmek-icin-kaliteli-uyku-sart-5717-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/kronik-agri-tedavisinden-verim-alabilmek-icin-kaliteli-uyku-sart-5717.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/kronik-agri-tedavisinden-verim-alabilmek-icin-kaliteli-uyku-sart/3216/</link>
			<pubDate>Tue, 06 Aug 2024 12:20:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Abdi İbrahim’in Sağlıkta Sosyal İnovasyon Programı Doz’un üçüncü dönemi başladı!]]></title>
			<description><![CDATA[İlaç sektöründe tam 112 yıldır hayatı ve geleceği iyileştirme misyonuyla faaliyet gösteren Abdi İbrahim’in, yenilikçi sağlık teknolojileri geliştiren etki odaklı girişimleri desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Sağlıkta Sosyal İnovasyon Programı Doz’un üçüncü dönemi başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Abdi İbrahim’in, girişimcilik ekosisteminin önemli kuruluşlarından Impact Hub İstanbul iş birliğinde gerçekleştirdiği programın yeni dönem takvimine göre, başvurular 20 Ağustos’a kadar abdiibrahim.com.tr/doz üzerinden yapılabilecek. Sağlık ve ilaç sektöründe üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçlerde yenilikçi, teknoloji odaklı ve sürdürülebilir çözümler geliştiren girişimlere yer verilecek programın yeni dönem odak alanları ise “Biyoteknoloji ve İlaç”, “Önleyici Tıp ve Wellbeing”, “Sürdürülebilirlik” ve “Alternatif Ambalajlar” olarak belirlendi.

 

ayrıntılar...

Farklı aşamalardan başvuruların kabul edileceği programda girişimler, Doz: Kuluçka ve Doz: Kurumsal Partnerlik olmak üzere ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş iki ayrı sürece yönlendirilecek.

Doz: Kuluçka’ya seçilen girişimler, 4 ay boyunca kurum içi mentorluk, iş geliştirme eğitimleri, ürün geliştirme destekleri alabilecek. Bu dönem sonrasında ürün/hizmetlerini olgunlaştıran girişimler, programın final gününde (Doz Demo Day) alanında uzman jüri üyelerine projelerini sunma imkânı bulacak ve kazanan 1 girişim ise tohum destek ödülünün sahibi olacak.

Doz: Kurumsal Partnerlik’te ise potansiyeli bulunan çözümler Abdi İbrahim ile iş birliği geliştirme süreçlerine dahil olarak tedarikçi ağına katılma ve Abdi İbrahim’in son teknoloji laboratuvarlarında Ar-Ge süreçlerini güçlendirme şansını elde edecek.

Sağlıkta Sosyal İnovasyon Programı Doz’a başvurular abdiibrahim.com.tr/doz adresi üzerinden yapılabilecek.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/abdi-ibrahim-in-saglikta-sosyal-inovasyon-programi-doz-un-ucuncu-donemi-basladi-8604.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/abdi-ibrahim-in-saglikta-sosyal-inovasyon-programi-doz-un-ucuncu-donemi-basladi-8604.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/abdi-ibrahim-in-saglikta-sosyal-inovasyon-programi-doz-un-ucuncu-donemi-basladi-8604-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/08/abdi-ibrahim-in-saglikta-sosyal-inovasyon-programi-doz-un-ucuncu-donemi-basladi-8604.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/abdi-ibrahim-in-saglikta-sosyal-inovasyon-programi-doz-un-ucuncu-donemi-basladi/3215/</link>
			<pubDate>Mon, 05 Aug 2024 15:48:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yaz aylarında epilepsi hastaları bol su içmeli!]]></title>
			<description><![CDATA[Yazın sıcak havalarla birlikte vücutta oluşan tuz ile su kaybı, uyku bozuklukları ve terleme gibi sorunlar epilepsi hastalarını daha çok etkiliyor. Yazın tetiklenen nöbetler bir dizi kontrolsüz hareket ve bilinç kaybı şeklinde yaşandığı için hasta ve hasta yakınlarında endişe yaratıyor. Oysa ki epilepsi tanısı konulan hastaların yarısından fazlasında bu nöbetler tek bir ilaçla kontrol altına alınabiliyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ülkemizde nüfusun yüzde 1’inde epilepsi görüldüğünü belirten Acıbadem International Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Haluk Caneroğlu, “Çok sıcak havalar fazla terlemeye, terleme de tuz ve sıvı kaybına neden olduğu için vücutta oluşan elektrolit bozukluğu nöbetleri tetikliyor. Bu nöbetleri azaltmak için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise bol su içmektir. Ayrıca yeterli uyku, güneş ile aşırı sıcaktan kaçınma, alkolden uzak durma ve düzenli ilaç kullanımı gibi belli başlı önlemler de epilepsi nöbetlerini azaltmada etkili olmaktadır” diyor.

 

ayrıntılar...


Tekrar eden nöbetler ile kendini gösteriyor


Epilepsi beyinden kaynaklanan ve tekrar eden nöbetlerle kendini gösteren bir hastalık olarak biliniyor. Sinir hücrelerinin normal işleyişini bozan ani ve aşırı bir elektrik deşarjı, kişinin davranışlarını, hatta bilincini de etkileyebilen nörolojik değişiklikler meydana getiriyor. Nöbetler; boş bakma, kasılma, kontrolsüz hareketler, bilinçte değişiklik ve anormal duyular gibi farklı şekillerde görülüyor. Tek bir nöbet geçirilmesi epilepsi hastalığı olduğu anlamına gelmiyor; epilepsi hastalığı birden fazla nöbet sonucu ortaya çıkıyor. 

 


Hastaların yüzde 70’inde nöbet nedeni bilinmiyor


Epilepsi nöbetleri; hastanın bir anda dalgınlaşıp etrafında  olup bitenleri fark edemez hale gelmesi, belleğinde boşluklar olması, ritmik bir şekilde başını sallaması, hızlı bir şekilde gözlerini kırması, arka arkaya doğal gözükmeyen hareketler yapması, vücudunda tekrarlayan sıçramalar, uykudan uyanıp şuursuz hareketler yapması, nedensiz düşmesi, ani bir karın ağrısının arkasından uykulu veya aklı karışmış gözükmesi, yanık lastik kokusu gibi değişik kokular duyması, ağzında değişik tatların oluşması, nedeni olmadan ani korku, panik ve öfkelenme sorunu yaşaması şeklinde kendini gösteriyor. Epilepsi hastalarının yaklaşık yüzde 70'inde nöbetlerin neden kaynaklandığı bilinmiyor. Bilinen nedenler ise “Kalıtsal, doğum aşamasında sorunlar, beynin gelişimsel bozuklukları, beyin travmaları, enfeksiyonlar, elektrolit bozuklukları, zehirlenmeler, beyin tümörleri ve beyinde oluşan damarsal bozukluklar” olarak sıralanıyor.

 


Açlık, uykusuzluk ve stres nöbetleri tetikliyor!


Epileptik hastaların nöbetlerini tetikleyen faktörler arasında “ilaçları kullanmamak, uykusuz kalmak, açlık, stres, menstrüel dönem, aşırı alkol alımı ve ateş yer alıyor. Işığa duyarlı olan hastalarda; bilgisayar ve cep telefonları gibi cihazların aşırı ışığına maruziyet de epilepsi nöbetlerini tetikliyor. Epilepsi tanısı konulan hastaların yarısından fazlasında nöbetler tek bir ilaçla kontrol altına alınabiliyor veya şiddetliyse ikinci bir ilaç veriliyor. Dirençli vakalarda ameliyat seçeneği gündeme gelebiliyor. 

 


Epilepsi nöbetlerine karşı 8 etkili önlem! 


Epilepsi hastaları yaz mevsiminin getirdiği sorunlardan çok etkileniyor. Aşırı sıcaklar fazla terlemeye, terleme de tuz ve sıvı kaybına neden olduğu için vücutta oluşan elektrolit bozukluğu nöbetleri tetikliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Haluk Caneroğlu, yaz aylarında epilepsi nöbetlerini azaltmaya yönelik önlemleri şöyle sıralıyor:  


	Vücuttaki sıvı kaybını azaltmak için mümkün olduğu kadar bol su tüketin. Alkol tüketimini ise mutlaka kısıtlayın. 
	Tuz kaybına neden olabilecek bir ilaç kullanıyorsanız günlük tuz miktarını arttırmanız gerekebilir. Bu konuda hekiminizin önerisine uymayı asla ihmal etmeyin. 
	Sıcakların etkisiyle uyku bozuklukları oluşabiliyor ve bu durum epilepsi nöbetine yol açabiliyor. Eğer gece uyku sorunu yaşamışsanız, mümkünse eksik olan uykuyu gündüz tamamlamaya çalışın. 
	Aşırı ve yanıp sönen ışıklardan uzak kalın.
	Mevsim hastalıklarından korunmak amacıyla saklama ve pişirme yöntemi bilinmeyen yiyeceklerden uzak kalın, salgın olabilecek ortamdan uzaklaşın. 
	Fazla sıcakların oluşturduğu terlemeyi önlemek için kalın giyecekleri tercih etmeyin
	Çok sıcak havalarda vücudun açık kısımlarını güneşten korumak için güneş gözlüğü, güneş kremi ve şapka gibi korunma yöntemlerini uygulamadan güneşli ortama çıkmayın. 
	İlaçlarınızı mutlaka düzenli olarak almaya devam edin.


SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/yaz-aylarinda-epilepsi-hastalari-bol-su-icmeli-3692.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/yaz-aylarinda-epilepsi-hastalari-bol-su-icmeli-3692.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/yaz-aylarinda-epilepsi-hastalari-bol-su-icmeli-3692-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/yaz-aylarinda-epilepsi-hastalari-bol-su-icmeli-3692.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/yaz-aylarinda-epilepsi-hastalari-bol-su-icmeli/3211/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Jul 2024 15:48:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hastaların yaşam kalitesini artıracak projeye Avrupa Konseyi’nden destek]]></title>
			<description><![CDATA[İki yıl önce, 2,5 milyon avroluk hibeye layık görülerek Avrupa Araştırma Konseyi’nin (ERC) desteğini alan Dr. Levent Beker, yeni çağrı döneminde Türkiye’den Kavram Kanıtlama Desteği alan tek araştırmacı oldu. "Giyilebilir Ultrason Cihazı ile Sürekli Mesane Hacmi Ölçümü" adlı proje mesane hacminin sürekli takibini sağlayarak, hastalara hastane dışında da kullanabilecekleri, yaşam kalitesini yükselten yenilikçi bir çözüm sunuyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Avrupa’daki en iyi araştırmacıların çığır açıcı projelerini ortaya çıkarmayı hedefleyen Avrupa Araştırma Konseyi (ERC), insan yaşamını kolaylaştıran buluşları desteklemeye devam ediyor. Türkiye’ye gelen 52 ERC desteğinin 29’unu alan Koç Üniversitesi öğretim üyeleri yeni çağrı döneminde de ülkemizde ERC desteği almaya hak kazanan tek araştırmaya imza attı.

 

ayrıntılar...

İki yıl önce “Sürekli Kardiyak Ölçümü Amacıyla Kablosuz ve Biyobozunur İmplant Geliştirilmesi” adlı projesiyle 2,5 milyon avroluk ERC Başlangıç Desteği’ne layık görülen Koç Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Levent Beker, bu yıl da "Giyilebilir Ultrason Cihazı ile Sürekli Mesane Hacmi Ölçümü" (BladderWatch) projesiyle Kavram Kanıtlama Desteği almaya hak kazandı.

“Gıda tazeliğini eş zamanlı ölçebilen mobil uyumlu taşınabilir sensör”, “kalp yetmezliği belirtilerini önceden algılayarak hastayı uyaran ve vücutta ameliyatsız bozunabilen implant” gibi, insan hayatını kolaylaştıran çalışmalarıyla bilinen Dr. Levent Beker, araştırmalarını Koç Üniversitesi Biyoentegre Mikrocihazlar Laboratuvarı’nda sürdürüyor. 

Dr. Levent Beker 18 ay sürecek 150.000 avroluk BladderWatch projesini Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Tufan Tarcan ve Doç. Dr. Ersin Köseoğlu ile birlikte yürütecek. BladderWatch, geliştirdiği ultrasonik giyilebilir cihazla mesane hacminin sürekli takibini sağlayarak, hastalara hastane dışında da kullanabilecekleri, yaşam kalitesini yükselten yenilikçi bir çözüm sunuyor. 

 


Kavram Kanıtlama hibeleri


Avrupa Araştırma Konseyi tarafından verilen her biri 150.000 avro değerindeki Kavram Kanıtlama hibeleri, bilime öncülük eden araştırmaları pratik uygulama alanlarına daha çok yaklaştırmayı hedefliyor. Bu destekler aracılığıyla ERC, ticarileşmenin erken evresindeki keşifler de dahil olmak üzere ezber bozan inovasyonları destekliyor. 

Bu çalışmasıyla yeni çağrı döneminde Türkiye’den ERC Kavram Kanıtlama Desteği almaya hak kazanan tek araştırmacı olan Dr. Levent Beker, araştırmasına ilişkin şunları söyledi: “BladderWatch projesi, dünya çapında alt idrar yolu fonksiyon bozukluğuyla mücadele eden milyonlarca kişinin hayatını kolaylaştırmayı hedefliyor. Günümüzde hastalığın daimi şekilde izlenmesine dair yöntemlerin yetersizliği ve anatomik kısıtlamalar, hastaları yüksek maliyetli tıbbi harcamalarla karşı karşıya bırakıyor. ERC’nin desteklediği bu proje, uzman gözetimini ve hastane ekipmanını zorunlu kılan güncel yöntemlere karşı düşük maliyetli bir alternatif yaratıyor. Tamamen kablosuz, kompakt, rahat takılabilen ultrasonik bir cihaz önerisi getiren BladderWatch projesiyle hastaların gündelik hayat kalitesinde ciddi bir iyileşme amaçlıyoruz. Hastane dışında da rahatlıkla uygulanabilen bu kullanım, erişilebilir ve sürdürülebilir bir bakımı mümkün kılarak gelecekte hastalığa bağlı sağlık maliyetlerini azaltmayı da mümkün kılacak.”

 


Rakamlarla ERC


Yeni çağrı döneminde BladderWatch, ERC tarafından verilen 150.000 avroluk hibe desteğinin sahibi oldu. 2012’den bu yana Türkiye’ye gelen 52 ERC desteğinin 29’u Koç Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yürütülüyor. Bunların 20’si ana proje desteği, 9’u ise ticarileştirme amaçlı ek ERC desteği olan Kavram Kanıtlama desteği aldı. Bugüne değin Koç Üniversitesi bünyesinde ERC desteği alan projelerin 19’u mühendislik, 7’si sosyal bilimler ve 3’ü de moleküler biyoloji ve genetik alanındaki araştırmalardan oluşuyor.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/hastalarin-yasam-kalitesini-artiracak-projeye-avrupa-konseyi-nden-destek-4130.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/hastalarin-yasam-kalitesini-artiracak-projeye-avrupa-konseyi-nden-destek-4130.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/hastalarin-yasam-kalitesini-artiracak-projeye-avrupa-konseyi-nden-destek-4130-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/hastalarin-yasam-kalitesini-artiracak-projeye-avrupa-konseyi-nden-destek-4130.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/hastalarin-yasam-kalitesini-artiracak-projeye-avrupa-konseyi-nden-destek/3210/</link>
			<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 17:00:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["Yapay Zekâ İş Üretkenliği ve Verimliliği İçin Yeni Bir Dönem Başlatıyor"]]></title>
			<description><![CDATA[Yapay zekanın etkin kullanımı giderek daha önemli hale geliyor. Yapay zeka teknolojisinin günlük pratiklere entegre edilmesi gerektiğine dikkat çeken Dell Technologies Türkiye ve ECIS Ülke Müdürü Işıl Hasdemir, “Gerçek başarı iş gücüne yapay zekânın tam potansiyelini kullanmaları için gereken araçları sağlamakla mümkün” diyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Teknoloji dünyası, 2000'li yılların ortalarında akıllı telefonların yükselişine benzer bir değişimden geçiyor. O zamandan beri sürekli teknolojik ilerlemeler yaşanmış olsa da yapay zekânın (AI) yükselişi, dönüştürücü etkiler açısından bu ilerlemeler arasında önemli bir yer tutuyor. Dell Technologies Türkiye ve ECIS Ülke Müdürü Işıl Hasdemir, “Yapay zekâ, sadece geçici bir trend veya ‘safha’ değil; yaşamımızı ve çalışma biçimimizi temelden yeniden şekillendiren bir ilerleme” diyor.

 

ayrıntılar...

Hasdemir, iş gücünün yapay zekayı günlük pratiklere entegre etmesini sağlamanın kritik önem taşıdığına ve son dönemde dikkat çeken yapay zekalı bilgisayarların sunduğu avantajlara işaret ediyor:

“Kuruluşlar için yapay zekâyı benimsemek artık bir seçenek olmaktan çıktı. Gerçek başarıysa iş gücüne yapay zekânın tam potansiyelini kullanmaları için gereken araçları sağlamakla mümkün. Kuruluşlar genelinde bilgisayar envanterlerini güncellemek bu başarıyı sağlamak için bir şart olup artan üretkenlik ve verimlilikten rekabet avantajına kadar pek çok fayda sunuyor. Analistler, yapay zekâ destekli bir bilgisayarla çalışanların, daha önce hiç olmadığı kadar ihtiyaçlarına duyarlı araçlardan yararlanabileceğini öngörüyorlar. Teknoloji sağlayıcıları da bu cihazların, geleneksel bilgi işlemin ötesinde önemli bir adımı temsil ettiğini ve işleme gücü ile akıllı özellikleri bir arada sunarak kuruluşlar genelinde süreçleri yeniden tanımlayıp iyileştirebileceğini vaat ediyorlar. Dahası bu tür bir yenileme döngüsünün, iş liderleri daha kapsamlı yapay zekâ stratejileri planlarken, çalışanlara yapay zekâyı günlük süreçlere dâhil etmenin anında, somut bir faydasını sunabileceğini belirtiyorlar.

Bu cihazların sunabileceği önemli faydalar olmasına rağmen, iş liderlerinin tam olarak yatırım yapmada tereddütleri sürüyor. Bu konuyu daha yakından incelediğimizde ise daha yaygın kullanımın önünde birçok engelin bulunduğunu görüyoruz.

 


Maliyetler ve yatırımın gerekçelendirilmesi


Analistlere göre, kullanımın önündeki başlıca engeller arasında belirsizlikler, maliyet endişeleri ve yaygın olarak kabul gören kullanım senaryolarının hâlâ geliştirilme aşamasında olması yer alıyor. Yapay zekâ bilgisayarlarının yüksek fiyatlı oluşu, özel donanımları ve entegrasyon karmaşıklıklarından kaynaklanmakta olup özellikle ekonomik durgunluk dönemlerinde tereddüt yaratıyor. Teknolojinin yeniliği ve hızlı gelişimi, özellikle YZ'nin faydaları hemen anlaşılmadığında uzun vadeli planlamayı güçleştiriyor. Bu da net ve hemen bir yatırım getirisi (ROI) olmadan önemli bir miktardaki başlangıç yatırımını zorlaştırıyor.

Ancak aynı zamanda kendi araştırmalarımız, EMEA genelinde yapay zekânın sektörlerde dönüştürücü bir rol oynayacağına dair geniş bir farkındalığın olduğunu ortaya koyuyor. İşletmeler, yapay zekâ araçlarının entegrasyonunun yakında kaçınılmaz ve büyük ölçüde zorunlu hâle geleceğini kabul ediyor. Araştırmalarımız ayrıca, EMEA genelindeki kuruluşların, yapay zekâ destekli makinelerin insan yeteneklerini önemli ölçüde artırma potansiyeli konusunda genel olarak olumlu olduklarını ortaya koyuyor.

Yapay zekâ tarafından şekillendirilecek bir geleceğe bakarken kuruluşların, değişimi benimsemeleri ve sahip oldukları iş gücünü güçlendirmek için yapay zekâ destekli bilgisayarların dönüştürücü gücünü ciddi bir şekilde değerlendirmeleri gerekiyor. Bu dönüştürücü gücün neler olabileceğine baktığımızdaysa 3 önemli başlık karşımıza çıkıyor. 

 


1 - İnsan Potansiyelini Artırma


Yapay zekâ destekli bilgisayarlar sadece ham bilgi işlem gücünden ibaret değillerdir; insan becerisini ve yaratıcılığını artırmak için tasarlanmışlardır.Bu cihazlar, iş akışlarını düzenleyen, tekrar eden süreçleri otomatize eden ve bilgiye anında erişim sağlayan akıllı ortaklar olarak hareket ederler. Bu da günümüzün rekabetçi ortamında inovasyonu teşvik etmek ve iş başarısı elde etmek için çok önemli olan stratejik düşünme ve yaratıcı problem çözme için daha fazla zaman yaratır. 

Yapay zekâ destekli bilgisayarlar, profesyonelleri rutin ve zaman alıcı görevlerden kurtararak onların strateji geliştirme ve değer katma gibi kritik düşünme ve yaratıcılık gerektiren alanlara daha fazla odaklanmalarını sağlar. Böylece profesyoneller yeni fikirler keşfedebilir, farklı yaklaşımlar deneyebilir ve rekabet avantajı sağlayacak son teknoloji çözümler geliştirebilirler. Bu şekilde artan üretkenlik ve verimlilikler, daha hızlı iş dönüş süreleri, projelerin daha iyi sonuçlanması ve mevcut kaynakların daha iyi kullanılmasına yol açar.

Benzer şekilde, yapay zekâ destekli bilgisayarlarda yer alan Copilot+ gibi özellikler de insanların daha bilinçli kararlar almasına yardımcı olacak bilgilere ve içgörülere anında erişim sağlar. İlgili verileri hızlı bir şekilde toplayabilir, analiz edebilir ve kısa, net bir şekilde sunabilir. Bu, profesyonellerin daha akıllı, veriye dayalı kararlar almasını sağlarken riskleri azaltmalarına ve sonuçları optimize etmelerine olanak tanır. Tekrarlayan görevlerin otomatize edilmesi ve işlerin kolaylaştırılması, iş gücü üzerindeki bilişsel yükü azaltma avantajına da sahip. Bu da stres seviyelerinin düşmesine ve daha fazla üretkenlik ve yenilikçi düşünme için daha fazla zaman ayrılmasına yol açabilir.

 


2 - Eşi Görülmemiş Verimlilik Artışları


Donanımın kendisine gelindiğinde özel yapay zekâ işlemcileri (NPU'lar), yapay zekâ iş yüklerini sorunsuz bir şekilde yöneterek CPU ve GPU'ların, diğer uygulamaları benzeri görülmemiş bir verimlilikle çalıştırmasına olanak verir. Bu çoklu görev yapabilme yeteneği, profesyonellerin birden fazla görevi zahmetsizce yerine getirerek kesintisiz bir üretkenlik ve artan odaklanma elde etmelerine yardımcı olur.

Özel NPU'lar sayesinde yapay zekâ destekli bilgisayarlar; görüntü tanıma, doğal dil işleme ve makine öğrenimi gibi yapay zekâ yoğun görevleri diğer uygulamaların performansını etkilemeden eşzamanlı olarak işleyebilir. Bu, profesyonellerin karmaşık simülasyonlar çalıştırmasına, büyük veri kümelerini analiz etmesine ve diğer zorlu görevleri yerine getirmesine olanak tanırken, sorunsuz ve duyarlı bir kullanıcı deneyimi sağlar.

Yapay zekâ destekli bilgisayarların bu yetenekleri, aynı anda birden fazla proje veya uygulama üzerinde çalışması gereken profesyoneller için özellikle faydalıdır. Örneğin bir tasarımcı, herhangi bir gecikme veya performans sorunu yaşamadan yüksek çözünürlüklü görüntüleri düzenleyebilir, 3D render yazılımını çalıştırabilir ve video konferans yoluyla müşterileriyle iletişim kurabilir. 

 


3 - Gelişmiş Hizmetlerle Yatırım Getirisini Maksimize Etme


Yapay zekâ destekli bilgisayar yenilemesinden sonra yatırım getirisinin önemli bir endişe olduğunu bilerek, değeri maksimize eden ve kesinti ve aksaklıkları en aza indiren sorunsuz bir geçişe öncelik vermek zorunludur. İşletmeler bu adımı atacaklarsa başlangıç yatırımı, teknoloji ortakları aracılığıyla sunulan kapsamlı hizmet çözümlerinden yararlanarak dengelenebilir.

Daha geniş bir yazılım ve uzmanlık ekosistemine bağlantı sunan ortaklar, geçiş sürecinde büyük bir destek sağlayabilirler. Yapay zekâ teknolojileri ve en iyi uygulamalar konusundaki derin anlayışlarını kullanarak stratejik planlama ve uygulamada yardımcı olabilirler ve böylece kuruluşların yaygın tuzaklardan kaçınmasına ve maliyetli kesinti sürelerini en aza indirmesine destek olabilirler. 

Aynı şekilde, ortaklar tarafından sağlanan proaktif izleme ve bakım hizmetleri her zaman optimum performans sağlar. Bu hizmetler arasında düzenli yazılım güncellemeleri, donanım tanılama ve uzaktan destek gibi unsurlar yer alır ve yapay zekâ destekli bilgisayarların her zaman en yüksek verimlilikte çalışmasını sağlar. 

Yapay zekâ tarafından desteklenen akıllı hizmetler, cihaz kullanım örüntülerini analiz edebilir ve optimizasyon fırsatlarını belirleyebilir. Bu şekilde hizmetler, performansı nasıl en iyi şekilde artırabileceği, maliyetleri nasıl düşürebileceği ve kullanıcı deneyimini nasıl geliştirebileceği konusunda özel içgörüler ve öneriler sunabilir. Bilgisayar envanterini yapay zekâ aracılığıyla sürekli izleyip optimize ederek kuruluşlar, daha iyi değer elde edebilir ve iş hedeflerini destekleyebilir, bu da nihayetinde yatırım getirisini artırabilir. 

Tüm tereddütlere rağmen iş dünyasının geleceği, yapay zekâyı benimsemekte yatıyor. Yapay zekâ destekli bilgisayarlar, bu geleceği açığa çıkarmak, iş gücünü güçlendirmek ve işletmeleri uzun vadeli büyüme ve başarıya yönlendirmek için gerekli. Yapay zekâ destekli bilgisayarların potansiyel faydaları, algılanan dezavantajlardan çok daha ağır basıyor, bu da işletmelerin geleceklerini güvence altına almak için teknoloji sağlayıcılarıyla ortaklık kurmalarını zorunlu kılıyor.”

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/yapay-zeka-is-uretkenligi-ve-verimliligi-icin-yeni-bir-donem-baslatiyor-2732.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/yapay-zeka-is-uretkenligi-ve-verimliligi-icin-yeni-bir-donem-baslatiyor-2732.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/yapay-zeka-is-uretkenligi-ve-verimliligi-icin-yeni-bir-donem-baslatiyor-2732-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/yapay-zeka-is-uretkenligi-ve-verimliligi-icin-yeni-bir-donem-baslatiyor-2732.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/yapay-zeka-is-uretkenligi-ve-verimliligi-icin-yeni-bir-donem-baslatiyor/3209/</link>
			<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 15:15:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kripto varlıklarla ilgili yeni düzenleme sigorta sektörünü de harekete geçirdi]]></title>
			<description><![CDATA[IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Yeni düzenleme ile birlikte kripto varlıklar kayıt altına alınarak daha güvenilir bir görünüme kavuşmuş oldu. Bu da kripto varlıkların sigortalanması sürecinde yeni teminat alternatifleri ve özel ürünleri beraberinde getirecektir” dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünyada 1 trilyon dolar, Türkiye’de ise 20 milyar dolarlık bir değere ulaşan kripto piyasası, her geçen gün daha da önem kazanmaya devam ediyor. 

 

ayrıntılar...

Gelişmeler ile birlikte bu alandaki yasal süreçlere yönelik düzenlemeler gündemde yer alıyor. Son olarak Türkiye'de uzun zamandır gündemde olan kripto varlıklara ilişkin düzenleme, Sermaye Piyasası Kanunu’nda değişiklik yapılarak yasalaştı. Buna göre; artık kripto para platformlarının kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için Sermaye Piyasası Kurulu’nun izni gerekiyor. Kanuna göre kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kuruluşu ve faaliyetleri Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) iznine tabi tutuldu, izinsiz çalışanlara hapis cezası getirildi. Mevcut kripto varlık hizmet sağlayıcılarının, kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 ay içinde SPK’ya başvurarak faaliyet izni alması gerekiyor. Kripto varlık platformlarının denetimi ise SPK tarafından ilan edilen listede yer alan bağımsız denetim kuruluşlarınca yapılacak.

 


3,8 milyar dolar tutarında kripto fon çalındı


IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi; yapılan düzenlemenin memnuniyet verici olduğunu belirterek, “Kripto paraya yapılan yatırımlar, geleneksel yatırım enstrümanlarına göre çok daha risklidir. Çünkü kripto piyasası öngörülemez koşullar ve çok büyük riskler barındırıyor, dolayısıyla da spekülasyonlara karşı oldukça korunmasız bir durum oluşuyor. Bunun yanı sıra siber güvenlik riskleri, yetkisiz erişim ve hırsızlık/dolandırıcılık gibi sorunlar sıklıkla yaşanıyor. Örneğin, ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC), düzenli tasarruf hesaplarını 250.000 dolara kadar olan kayıplara karşı korurken, kripto paralar için böyle bir federal koruma sunmamaktadır. Kripto paranın popülerliği neticesinde bu tip varlıklar dolandırıcılar için de cazip bir hedef haline geldi. Buna göre; 2021'de 3,3 milyar dolar ve 2022'de ise 3,8 milyar dolar tutarında kripto fon çalındı. Tüm bunlara bakıldığında, Türkiye’de yürürlüğe giren yeni yasanın kripto varlıkların yasal çerçevede korunması ve belli bir düzenlemeye tabi tutulması açısından son derece büyük öneme sahip olduğunu söyleyebiliriz” dedi. 

 


Piyasa değeri 1 trilyon dolara ulaştı


Kripto piyasasının büyüklüğü hakkında bilgi veren Murat Çiftçi, “Kripto varlık büyüklüğü ve sahiplik oranı, her geçen gün artıyor. Kripto para birimlerinin popülerleşirken, bu alandaki bilinirlik, yatırımlar da artışını sürdürüyor. 2023 yılı verilerine göre; dünya genelinde yaklaşık 2 milyar kişi kripto para birimine sahip. Bu, dünya nüfusunun yüzde 25'ine denk geliyor. Türkiye'de ise nüfusun yüzde 12’si yani yaklaşık 10 milyon kişinin tasarruflarında kripto para birimi bulunuyor. Temmuz 2024 itibariyle kripto para piyasasının toplam değeri yaklaşık 1 trilyon dolara ulaşmış durumda. Türkiye'deki kripto para piyasasının toplam değeri ise yaklaşık 20 milyar dolar olarak belirtiliyor. 2023 yılında, kripto varlıkların piyasa değeri bir önceki yıla göre %200 artmış durumda. Türkiye’de bu artış %300’lere kadar ulaşıyor. Özellikle kripto varlık büyüme oranı, son yıllarda oldukça yüksek bir seyir izliyor. Bu oran, kripto para piyasasının hâlâ gelişmekte olduğunu ve büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Bu noktada bir yandan kripto varlıklara özel ürün ve hizmetler çeşitlenirken, güvenilirlik boyutu da daha fazla önem kazanıyor” diye konuştu.  

 


Şu anda kısıtlı teminatlar bulunuyor


Murat Çiftçi, kripto varlıkların sigortalanması konusunda ise şunları söyledi:  “Kripto para sigortası teorik olarak, belirli durumlar altında kaybolan veya çalınan sanal varlıklar için teminat sağlıyor. Çoğu sigorta enstrümanı, bireylerin kripto paralarını, bir borsa saldırısı veya sistem hatası nedeniyle kaybettiklerinde korumuyor. Bazı popüler kripto borsaları sınırlı ölçüde teminat sunuyor ancak sadece kendi anahtarlarını güvende tutma sistemleri yeterli koruma kalkanı oluşturmadığında meydana gelen hırsızlık veya kayıpları temin ediyor. Öte yandan bu tip kuruluşlar ağırlıklı olarak D&O, Cyber, PI ve Crime gibi sigorta teminatlarına daha kolaylıkla ulaşabilirken tüketicilerine yönelik yeterli ölçüde sigorta teminatını piyasalardan temin edemediği için bu alanda koruma sunamamaktadır. Kripto para ve blokzincirler oldukça yeni riskler barındırdığından, teminat kapsamları henüz net değil. Çoğu sigorta şirketi ancak kripto borsalarına veya kripto ile bağlantılı operasyonlara yatırım yapan diğer kuruluşlara teminat sunuyor. Öte yandan, kripto ve sigorta ekosistemi geliştikçe birçok taraf bu tip sigorta teminatlarını satın alabilmek için harekete geçebilecek ve özel ürünler ve ART (alternative risk transfer) / hedging enstrümanları gelişimine katkı sağlayarak yeterli sigorta arzının oluşumu için çalışmalar yapacaktır. Bunun yanı sıra bireyler ve yatırımcılar sadece aracı şirketin donanımı, yazılımı veya hizmetleri başarısız olduğunda ve bundan dolayı maddi zarara uğradıklarında kısıtlı bir ölçüde teminat altına alınmaktadırlar. Örneğin, özel anahtarların depolandığı borsaya yetkisiz erişilirse ve fonlar kaybedilirse kısmi olarak teminat kapsamına alınabilmektedir. Borsanın desteklemediği bir cüzdan vasıtasıyla özel anahtarlar depolanıyorsa bu riske uygun bir teminat sunulmamaktadır. Yatırımcıların bunlara özellikle dikkat etmesi büyük önem arz ediyor.” 

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/kripto-varliklarla-ilgili-yeni-duzenleme-sigorta-sektorunu-de-harekete-gecirdi-1233.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/kripto-varliklarla-ilgili-yeni-duzenleme-sigorta-sektorunu-de-harekete-gecirdi-1233.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/kripto-varliklarla-ilgili-yeni-duzenleme-sigorta-sektorunu-de-harekete-gecirdi-1233-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/kripto-varliklarla-ilgili-yeni-duzenleme-sigorta-sektorunu-de-harekete-gecirdi-1233.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/kripto-varliklarla-ilgili-yeni-duzenleme-sigorta-sektorunu-de-harekete-gecirdi/3208/</link>
			<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 13:50:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türk Kanser Derneği'nden destek çağrısı ]]></title>
			<description><![CDATA[Türk Kanser Derneği, kanserle mücadelede sunduğu geniş hizmet yelpazesi ile Türkiye genelindeki kanser hastalarına umut olmaya devam ediyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mucizevi Konaklama ve Yaşam Merkezleri ile hastaların konforlu bir ortamda tedavi görmelerini sağlayan dernek, erken tanı ve tarama hizmetleriyle de binlerce kişinin hayatını kurtarmayı hedefliyor. Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman, erken teşhis, doğru tedavi yöntemleri ile yaşam kalitesini artırmanın büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, kanserle mücadelede güçlü olabilmemiz için desteğe ihtiyaçları olduğunu vurguladı.

 

ayrıntılar...

Kanser konusunda erken teşhis, tarama ve tedaviye kadar gerekli tüm bilgilere ulaşarak, dünyadaki gelişmeleri takip eden Türk Kanser Derneği, toplumda kanser farkındalığını artırmak ve kanser hastalarına gereken tüm bilgi ve desteği sağlamak için onkoloji ve uzman hekim kadrolarıyla maddi ve manevi çalışmalarını sürdürüyor. Dernek alanında uzman kadrosuyla kanser hastalığı ile ilgili tüm konularda dünya çapında bilgi ve gelişim merkezi olma vizyonu ile hareket ederek, ulusal kanser bilincinin oluşturulması için öncü kuruluşlardan biri olarak hep birlikte yeni adımlar atıyor.

 


Kanser Hastalarına Geniş Kapsamlı Destek Hizmetleri Sunuluyor


Türk Kanser Derneği, kanserle mücadele eden hastalar ve yakınları için çeşitli destekler sunan kapsamlı hizmetlerini sürdürüyor. Dernek, Mucizevi Konaklama ve Yaşam Merkezleri aracılığıyla modern tesislerde konaklama imkânı sağlarken, erken tanı ve tarama hizmetleriyle kanser riskini azaltmaya yönelik bilinçlendirme çalışmalarını önceliklendiriyor. Tedavi süreçlerinde ise rehberlik hizmetleri ile hastalara doğru tedavi planları oluşturmalarında profesyonel destek sunuluyor. Ayrıca, hastaların tedavi kararları öncesinde ikinci görüş alma imkânı da sağlanarak daha bilinçli kararlar almaları destekleniyor.



Beslenme danışmanlığı ve psikoloji destek hizmetleri ile hastaların sağlık ve ruhsal ihtiyaçları da göz önünde bulunduruluyor. Dernek, ekonomik zorluklarla mücadele eden hastalar için maddi ve ayni yardım desteği sağlayarak tedavi süreçlerini kolaylaştırıyor. Genetik testler aracılığıyla ise bireylerin genetik yatkınlık ve kanser riskini belirlemelerine olanak tanıyarak önceden tedbir almalarını teşvik ediyor.

 


Hep Birlikte Adım Atma Çağrısı


Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman, "Kanserle mücadelede erken teşhis, doğru tedavi ve yaşam kalitesini artırmak büyük önem taşımaktadır. Derneğimiz, beslenme danışmanlığından psikolojik destek hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunarak, kanserle mücadelede hastalarımıza ve ailelerine destek olmayı sürdürmektedir. Bu hizmetleri sağlayabilmemiz için toplumun desteğine ihtiyacımız var. Bağışlarınız, kanser hastalarının tedavi süreçlerinde maddi sıkıntılarını azaltacak ve yaşamlarını kolaylaştıracak destekler sağlamamıza yardımcı olacaktır. Her bağış, birinin hayatında büyük bir fark yaratabilir. Türk Kanser Derneği olarak, kanserle mücadelede güçlü olabilmemiz için sizin desteğinize ihtiyacımız var. Kansere karşı birlikte güçlü olalım. Türk Kanser Derneği'ne yapacağınız bağışlarla, kanserle savaşan her bireyin yanında olduğunuzu hissettirebilirsiniz” mesajını verdi.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/turk-kanser-dernegi-nden-destek-cagrisi-213.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/turk-kanser-dernegi-nden-destek-cagrisi-213.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/turk-kanser-dernegi-nden-destek-cagrisi-213-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/07/turk-kanser-dernegi-nden-destek-cagrisi-213.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/turk-kanser-dernegi-nden-destek-cagrisi/3206/</link>
			<pubDate>Thu, 11 Jul 2024 13:50:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[SGK - ''Bayramımız mübarek olsun'']]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)...



	Milletimizin ve İslam âleminin Kurban Bayramı’nı kutluyor, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve mutlu bir bayram geçirmenizi temenni ediyoruz.
	Bayramımız mübarek olsun.



 

güncel haberler 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/06/sgk-bayramimiz-mubarek-olsun-3688.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/06/sgk-bayramimiz-mubarek-olsun-3688.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/06/sgk-bayramimiz-mubarek-olsun-3688-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/06/sgk-bayramimiz-mubarek-olsun-3688.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/sgk-bayramimiz-mubarek-olsun/3201/</link>
			<pubDate>Sun, 16 Jun 2024 12:15:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Anadolu Sigorta “Sağlık Sigortası” Kategorisinde “Türkiye’nin En İtibarlı İş Ortağı” Seçildi]]></title>
			<description><![CDATA[Anadolu Sigorta, Marketing Türkiye ve Kuantum Araştırma iş birliğiyle düzenlenen B2B Excellence Awards’ta “Sağlık Sigortası” kategorisinde “Türkiye’nin En İtibarlı İş Ortağı” ödülünü kazandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kurulduğu günden bu yana sigortacılık alanında yenilikçi ürün ve hizmetleriyle öne çıkan Anadolu Sigorta, müşterilerinin ihtiyaç duydukları tüm anlarda yanlarında olurken başarılarını ödüllerle pekiştirmeye de devam ediyor.

 

ayrıntılar...

Anadolu Sigorta; Marketing Türkiye ve Kuantum Araştırma’nın dördüncü defa gerçekleştirdiği Türkiye’nin En itibarlı İş Ortakları Araştırması’nda ödüle layık görüldü. 14 Mayıs’ta Wyndham Grand Levent’te gerçekleştirilen törende, B2B Excellence Awards’ta “Sağlık Sigortası” kategorisindeki “Türkiye’nin En İtibarlı İş Ortağı”  ödülü, Anadolu Sigorta Sağlık Sigortaları Müdürü Didem Gürgensuyu Ermiş ve Sağlık Tazminat Müdürü Ayşegül Tözeren’e takdim edildi. 

B2B Excellence Awards’ta “Türkiye’nin En İtibarlı İş Ortakları”nın çalışmaları geçen yıl olduğu gibi bu yıl da kapsamlı bir araştırmayla değerlendirildi. Kuantum Araştırma tarafından Türkiye temsili 12 ilde 2 bin 800 işletmeyle gerçekleştirilen araştırma sonucu 15 kategoride Türkiye’nin En İtibarlı İş Ortakları belirlendi.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/anadolu-sigorta-saglik-sigortasi-kategorisinde-turkiye-nin-en-itibarli-is-ortagi-secildi-9673.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/anadolu-sigorta-saglik-sigortasi-kategorisinde-turkiye-nin-en-itibarli-is-ortagi-secildi-9673.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/anadolu-sigorta-saglik-sigortasi-kategorisinde-turkiye-nin-en-itibarli-is-ortagi-secildi-9673-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/anadolu-sigorta-saglik-sigortasi-kategorisinde-turkiye-nin-en-itibarli-is-ortagi-secildi-9673.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/anadolu-sigorta-saglik-sigortasi-kategorisinde-turkiye-nin-en-itibarli-is-ortagi-secildi/3200/</link>
			<pubDate>Sat, 18 May 2024 13:00:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bahar aylarında astım tetikleniyor!   ]]></title>
			<description><![CDATA[Astım tüm yaş gruplarında görülen en yaygın kronik hastalıklardan biri. Dünya genelinde 300 milyonun, ülkemizde de 7 milyonun üzerinde astım hastası olduğu belirtiliyor. Üstelik astımın görülme sıklığı günümüzde giderek artıyor.  ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Astım, en önemli sinyallerinden olan nefes darlığı, hışıltılı solunum ve inatçı öksürük nedeniyle yaşam kalitesini ciddi boyutlarda bozabiliyor ve iş gücü kaybına neden olabiliyor. Özellikle de doğanın canlanıp çiçeklerin açtığı, polenlerin havada uçuştuğu bahar ayları astım hastaları için adeta kabusa dönüşebiliyor.

 

ayrıntılar...

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Süha Alzafer, bahar mevsiminin özellikle polene karşı alerjisi olan astım hastalarını olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, “Polenler astımı tetikleyen etkenlerden biridir. Ayrıca genellikle bu hastalarda beraberinde alerjik nezle de olduğu için polenler üst solunum yollarında tıkanıklığa yol açar ve astımı daha da kötüleştirir. Ancak hekimin önerdiği ilaç tedavisi ve alınacak olan bazı önlemler ile yaşam kalitesi bozulmadan normal bir yaşam sürmek mümkündür” diyor.

 


Tek belirtisi ‘öksürük’ olabiliyor!   


Astım, hava yollarının mikrobik olmayan iltihabı (enflamasyon) nedeniyle gelişen, hava yollarının daralmasıyla karakterize ve krizler halinde seyreden bir hastalık.  Dolayısıyla kriz olmadığı zamanlarda hastada hiçbir belirti ve anormal muayene bulgusu olmuyor. Nefes darlığı ve hışıltılı solunum, astımın en sık görülen belirtilerini oluşturuyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Süha Alzafer, bu yakınmaların yanı sıra öksürük, göğüste baskı ile kaşıntı hissi gibi belirtiler de  görülebildiğini vurgulayarak, “Alerjik astımı olan hastalarda  genellikle alerjik nezle ve sinüzit de bulunabildiği için bu şikayetlere ayrıca arka arkaya defalarca kez hapşırık, burun ve geniz kalıntısı ile su gibi burun akıntısı da eşlik eder” diyor.  Dr. Süha Alzafer, bazı astım türlerinde ise nefes darlığı olmadan sadece uzun süren öksürük gelişebileceğine de işaret ediyor.

 


En yaygın nedeni ‘alerjik bünye’   


Astıma pek çok etken neden olabiliyor. En sık görülen sebebi ise alerjik bir bünyeye sahip olmak. Hastaların büyük çoğunluğu alerjiden dolayı astıma yakalanıyorlar. Ancak alerjiye bağlı olmayan astım türleri de mevcut. Örneğin bazı meslekler, solunum yoluyla maruziyet oluşturarak, alerjik olmayan mesleki astıma yol açabiliyor. Yine bir başka astım türü sadece egzersiz yapıldığında ortaya çıkan ve egzersizin tetiklediği astım oluyor. Dr. Süha Alzafer, astım ataklarını tetikleyen faktörleri, ‘Polenler, ev tozu akarları, bazı hayvanlar (kedi, köpek, kuş gibi), sigara dumanı, küf mantarları, hava kirliliği, soğuk hava, solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit, reflü, asetil salisilik asit ve beta bloker gibi ilaçlar, bazı besinler, özellikle kırsal alanda rastlanılan ev içi duman maruziyeti’ olarak sıralıyor.

 


Tedavi edilebilen bir hastalık, ancak… 


Astım tedavi edilebilen bir hastalık.  Temel hedef ise atakları kontrol altında tutmak. Astımın tedavisi ‘kronik tedavi’ ve ‘astım atağının tedavisi’ şeklinde 2’ye ayrılıyor. Kronik tedavide, hastanın hava yollarının çeperindeki enflamasyonun tedavisi için halk arasında ‘sprey’ veya ‘fıs fıs’ olarak bilinen inhaler ilaçlar kullanılıyor. Bazı alerjik astım hastalarında immünoterapi de fayda sağlıyor. Astım krizi esnasında bu ilaçlara havayolu spazmını tedavi edecek inhaler ilaçlar da ekleniyor. Kriz boyunca ilaçlar genellikle nebülizatör denilen aletler ile veriliyor. Bazen kortizon kullanmak da gerekebiliyor.  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Süha Alzafer, astımın tedavisinden etkin sonuç alınmasında düzenli ilaç kullanımının son derece önemli olduğu uyarısında  bulunarak, “Hasta, herhangi bir  yakınması olmasa bile ilaçlarını mutlaka hekiminin önerdiği süre ve  dozda kullanmalı, ‘yakınmam yok’ diyerek kendiliğinden bırakmamalı. Aksi halde zaman içinde astım hastalığı kronikleşebilir. Dolayısıyla kriz olmadığı zamanlarda da sürekli solunumsal yakınmaları olan bir hastaya dönüşebilir” diye konuşuyor. 

 


Astım ataklarına karşı 10 bahar önerisi!


Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Süha Alzafer, astım hastalarının bahar aylarında dikkat etmeleri gereken önemli kuralları şöyle özetliyor: 


	Ormanlık alanlardan uzak durun
	Dış ortamdan eve geldiğinizde kıyafetlerinizi değiştirerek duş alın 
	Evinizin pencerelerini ve araç camlarını olabildiğince kapalı tutun
	Evde ve arabada polen filtreli klimaları tercih edin
	Çamaşırlarınızı kapalı ortamlarda kurutun
	Dışarıya çıktığınızda gözlük ve şapka kullanın
	Her gün bol su içmeye özen gösterin
	Sigara kullanmayın, içilen ortamdan uzak durun 
	Olabildiğince dumansız, temiz hava solumaya dikkat edin
	Solunum yolu enfeksiyonlarına karşı korunun


SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/bahar-aylarinda-astim-tetikleniyor-728.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/bahar-aylarinda-astim-tetikleniyor-728.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/bahar-aylarinda-astim-tetikleniyor-728-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/bahar-aylarinda-astim-tetikleniyor-728.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/bahar-aylarinda-astim-tetikleniyor/3199/</link>
			<pubDate>Tue, 07 May 2024 17:55:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bayer G4A Girişim Hızlandırma Programı’na başvurular tüm yıl boyunca yapılabilecek]]></title>
			<description><![CDATA[Bayer Türkiye tarafından 7 yıldır düzenlenen G4A Girişim Hızlandırma Programı’nın 2025 yılındaki yeni dönemine katılmak isteyen girişimler, başvurularını g4a.bayer.com.tr web sitesi üzerinden şimdiden yapabilir. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Her yıl girişimcilerin büyük ilgi gösterdiği G4A Girişim Hızlandırma Programı’na seçilen tüm girişimciler, 100 gün boyunca online eğitim, mentorluk, iletişim ağını genişletme, ürün geliştirme ve Bayer’le iş birliği yapma imkânlarından yararlanıyor. Ayrıca belirlenen girişimlere hibe desteği veriliyor.

 

ayrıntılar...

Türkiye’de 70 yıldır sağlık ve tarım alanında yenilikçi çözümler sunan Bayer, Hackquarters by Tenity iş birliği ile yürüttüğü G4A Girişim Hızlandırma Programı 2025 dönemi başvurularının şimdiden yapılabileceğini duyurdu. Program, belli bir tarih kısıtlaması olmaksızın yıl boyunca başvuruları almaya devam edecek.

 


Girişimcilere destek olmak amacıyla 7 yıldır aralıksız


Girişimcilere destek olmak amacıyla 7 yıldır aralıksız düzenlenen G4A Girişim Hızlandırma Programı, Türkiye'nin girişimcilik ekosistemine güçlü bir katkı sağlamaya devam ediyor. Bayer Türkiye, girişimcilik ekosistemine 7 yıl içinde hibe, eğitim, mentorluk ve iş birliği desteğiyle 6.5 milyon TL katkı sundu. 2018-2023 yılları arasında destekte bulunulan 37 girişimden 10’unun toplam şirket değerlemesi 118 milyon dolara ulaştı. 

2018 yılından bu yana 1400’ün üzerinde girişimin değerlendirildiği programa 42 girişim seçildi. Programın sağladığı imkânlardan yararlanan girişimler arasında yatırım alıp yurt dışı pazarlarına açılma fırsatı yakalayanlar ve Bayer ile iş birliği yapanlar oldu. 

 


Girişimcilerden yoğun bir ilgi


Girişimcilerden yoğun bir ilgi gören G4A Programı’na önümüzdeki yıl değerlendirilmek üzere sağlık ve tarım alanlarında dijital çözümler sunan, fikir aşamasını geçmiş, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir iş modeline, yalın bir ürüne veya prototipe sahip ya da satış aşamasında olan girişimler başvurabilir. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/bayer-g4a-girisim-hizlandirma-programi-na-basvurular-tum-yil-boyunca-yapilabilecek-1325.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/bayer-g4a-girisim-hizlandirma-programi-na-basvurular-tum-yil-boyunca-yapilabilecek-1325.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/bayer-g4a-girisim-hizlandirma-programi-na-basvurular-tum-yil-boyunca-yapilabilecek-1325-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/bayer-g4a-girisim-hizlandirma-programi-na-basvurular-tum-yil-boyunca-yapilabilecek-1325.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/bayer-g4a-girisim-hizlandirma-programi-na-basvurular-tum-yil-boyunca-yapilabilecek/3198/</link>
			<pubDate>Mon, 06 May 2024 12:55:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ELEMAN Sıkıntısı Nedeniyle Hasat Edilemeyen Mahsuller Yalnızlığa Sürükleniyor!]]></title>
			<description><![CDATA[Ülke ekonomisi için hayati öneme sahip olan tarım sektörü son yıllarda karşılaştığı eleman sorunuyla mücadele ediyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Köylerde yaşayan genç ve yaşlı nüfusun yaş grupları incelendiğinde 65 yaş ve üstü nüfusun 1 milyonu aştığına dikkat çeken Dr. Aronia Kurucusu Agronomist Aylin Kalafatoğlu, “Köylerde genç nüfusun azalması tarım sektöründe iş gücü eksikliğini artırıyor. Sektörde çalışan eleman sayısının azalması, hasat edilemeyen ürünlerin artmasına ve milli servet zararına yol açıyor. Bu durum da dolayısıyla üretim ve tüketim dengesini bozarak sofralara ulaşana kadar ürünlerin fiyatının artmasına neden oluyor” dedi.

 

Tarım sektöründe saha çalışan eleman sorununun giderek büyümekte ve bu durumun tarımsal üretimi olumsuz yönde etkilediğini belirten Dr. Aronia Kurucusu Agronomist Aylin Kalafatoğlu, “Özellikle köylerde yaşayan genç nüfusun azalması ve yaşlı nüfusunun artması, tarımda çalışacak iş gücünün azalmasına yol açmaktadır. Eleman sıkıntısı yaşanan tarlalarda, ne yazık ki hasat edilemeyen ürünler yalnızlığa terk ediliyor. Bu durum, ciddi anlamda milli servetin zarar görmesine neden oluyor. Ekonomik değer kazanamayan ürünlerin yok olmasıyla yeterli miktara ulaşamayan az ürünler sofralara ulasana kadar geçen süreçte ciddi anlamda pahalı oluyor. Üretim ve tüketim dengesi arasında bir doğru oluşmuyor. Tarım sektöründeki eleman sorununu çözmek için eğitim sektörüyle iş birliği yapmak büyük önem arz ediyor. Ziraat Mühendisi ve Gıda Mühendisi gibi alanlarda eğitim alan öğrenciler sahada uygulamalı olarak çalışarak hem bilgi birikimlerini artırmalı hem de iş gücü sorununa can suyu olmalılar. Son yıllarda, Türkiye'nin nüfusunun yüzde 90'ı büyük şehirlerde ve ilçelerde yaşamayı tercih ederken, geri kalan kısmı köylerde yaşamayı tercih etmektedir. Bu yüzden kentten köye dönüşü teşvik etmek adına çalışmalar yapılmalıdır. Köy hayatının desteklenmesi için ekonomik, sosyal ve eğitim olanaklarının artırılması gerekmektedir. Bu şekilde, tarım sektöründeki iş gücü sorununa kalıcı çözümler bulunabilir ve tarımda ekonomik büyüme sağlanabilir” dedi.

Tarım sektöründeki iş gücü sorununu çözmek için makinalı tarıma yönelmenin de önemli bir adım olduğunu söyleyen Kalafatoğlu, “Türkiye'nin aronya yetiştiriciliği alanında öncü bir rol üstlenen firmamız, dikim aşamasından başlayarak bahçe kurulumunda benzersiz bir yaklaşım sunuyor. Fidanların dikimi için özel tasarlanmış makineler kullanarak, minimum elemanla maksimum kalitede hizmet sağlama fırsatı elde ediyoruz. Bu yaklaşım sayesinde, hem nakit hem de zaman tasarrufu sağlarken, aynı zamanda ilerleyen dönemlerde hasat süreçlerinde de verimliliği artırmak için altyapı oluşturuyoruz. Yurt dışından temin ettiğimiz ve Türkiye'deki tek yetkili distribütörü olduğumuz tarım makineleri ile işlerimizi daha profesyonel ve verimli bir şekilde yürütüyoruz. Bu sayede, aronya yetiştiriciliği sektöründe standartları belirleyen bir konuma gelerek, kalite ve yenilikçilikte öncü rolümüzü pekiştiriyoruz” açıklamasında bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/eleman-sikintisi-nedeniyle-hasat-edilemeyen-mahsuller-yalnizliga-surukleniyor-6472.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/eleman-sikintisi-nedeniyle-hasat-edilemeyen-mahsuller-yalnizliga-surukleniyor-6472.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/eleman-sikintisi-nedeniyle-hasat-edilemeyen-mahsuller-yalnizliga-surukleniyor-6472-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/eleman-sikintisi-nedeniyle-hasat-edilemeyen-mahsuller-yalnizliga-surukleniyor-6472.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/eleman-sikintisi-nedeniyle-hasat-edilemeyen-mahsuller-yalnizliga-surukleniyor/3194/</link>
			<pubDate>Wed, 01 May 2024 14:35:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[SGK - " 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutluyoruz"]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

	"Ülkemizin büyümesinde ve ilerlemesinde önemli rol oynayan işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz."
	SGK





 

sgk dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/sgk-1-mayis-emek-ve-dayanisma-gunu-nu-kutluyoruz-5749.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/sgk-1-mayis-emek-ve-dayanisma-gunu-nu-kutluyoruz-5749.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/sgk-1-mayis-emek-ve-dayanisma-gunu-nu-kutluyoruz-5749-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/05/sgk-1-mayis-emek-ve-dayanisma-gunu-nu-kutluyoruz-5749.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/sgk-1-mayis-emek-ve-dayanisma-gunu-nu-kutluyoruz/3193/</link>
			<pubDate>Wed, 01 May 2024 10:13:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Anadolu Sigorta’nın Genç Anadolu Projesinde Yeni Dönem Başlıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Anadolu Sigorta’nın Genç Anadolu projesinde yeni dönem başvuruları başladı. Sigortacılık alanında kariyer yapmak isteyen gençler, Genç Anadolu projesi ile acente olma şansı yakalayacak.   ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Anadolu Sigorta, hayata geçirdiği projelerle gençlerin kariyer yolculuklarını desteklemeye devam ediyor. Pandemi döneminde gençlere destek olmak ve istihdam sağlamak amacıyla başlatılan Genç Anadolu Projesi’nin 2024 yılı başvuruları başladı. Sigortacılık ve ilgili bölümlerden mezun olan veya yakın zamanda mezun olacak, sigortacılık deneyimi olan ancak acenteliği bulunmayan 35 yaş altı gençler, nisan ayı boyunca programa başvurabilecekler. Genel yetenek ve değerlendirme süreçleri sonucunda seçilen adaylar, çeşitli eğitimlerin ardından Anadolu Sigorta acenteliği fırsatı yakalayacaklar. 

 

ayrıntılar...

Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Kerem Tokyürek; 2021 yılında başlayan Genç Anadolu projesi ile gençlerin iş hayatına katılmalarına bugüne kadar önemli katkılar sunduklarını belirtti. Tokyürek; “Türkiye’nin sigorta okulu olarak 99 yıldır sektörümüzü büyütmek için çalışırken ülkemizin sürdürülebilir ekonomik kalkınmasında da öncü rol üstleniyoruz. Genç Anadolu projesi kapsamında 2023 yılında acentelik için aldığımız başvurular sonrasında yaptığımız değerlendirmeler sonucunda, gerekli şartları sağlayan 343 kişi genel yetenek sınavına katıldı. Katılımcılar arasından sınav ve mülakatlarda başarılı olan 9 kişi, Anadolu Sigorta acentesi olarak faaliyete başladı. Genç Anadolu projesi ile bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de hayallerini gerçekleştirmeleri için gençlere destek olmaya devam edeceğiz” dedi. 

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/04/anadolu-sigorta-nin-genc-anadolu-projesinde-yeni-donem-basliyor-9301.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/04/anadolu-sigorta-nin-genc-anadolu-projesinde-yeni-donem-basliyor-9301.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/04/anadolu-sigorta-nin-genc-anadolu-projesinde-yeni-donem-basliyor-9301-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2024/04/anadolu-sigorta-nin-genc-anadolu-projesinde-yeni-donem-basliyor-9301.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.sgkdunyasi.com/anadolu-sigorta-nin-genc-anadolu-projesinde-yeni-donem-basliyor/3192/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Apr 2024 15:16:25 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>