<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
		
         <channel>
         <title>SGK Dünyası I Çalışma Hayatı Haberleri - İşçi - Memur - İşveren</title>
         <link>https://www.sgkdunyasi.com</link><item>
		   <title>Dünya da en çok kullanılan şifreler neler?</title>
		   <description><![CDATA[Veriler bir kez daha rahatsız edici gerçeği ortaya koydu. Kolayca kırılabilen parola kullanma alışkanlığı hâlâ devam ediyor.
]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Veriler bir kez daha rahatsız edici  gerçeği ortaya koydu. Kolayca kırılabilen parola kullanma  alışkanlığı hâlâ devam ediyor. NordPass ve Comparitech'in raporlarına göre, "123456" dünya çapında en sık kullanılan parola olarak hüküm sürüyor. En çok kullanılan bin parolanın yüzde  25'i sadece rakamlardan oluşuyor. Siber güvenlik şirketi ESET, zayıf parola tercihinin neden olabileceği risklere karşı uyarılarda bulundu. 

Milyarlarca sızdırılmış parolaya dayanan ve 44 ülkedeki insanların parola eğilimlerini ortaya koyan NordPass'ın analizine göre "123456" çeşitli yaş gruplarından insanlara hitap ediyor. Hem milenyum kuşağı hem X kuşağı hem de baby boomers arasında en çok tercih edilen seçenek oldu. Z kuşağı ve Sessiz Kuşak arasında da "12345"den sonra en popüler ikinci seçenek oldu. Bir başka tahmin edilebilir parola olan "admin" ise "12345678", "123456789" ve "12345" ile onu yakından takip etti. Birçok kişi açıkça kolaylığı tercih etmeye devam ederek kişisel verilerini, paralarını ve muhtemelen itibarlarını riske atmaya devam ediyor.



Rapora göre ABD ve İngiltere'de de genel tablo aynı derecede vahim ve "admin" her iki ülkede de ilk sırada yer aldı. ABD'de "password" ve "123456" ikinci ve üçüncü sırada yer aldı; İngiltere'de ise bu ikisi sıralamada yer değiştirdi. Comparitech'in 2025 yılında veri ihlali forumlarında sızdırılan iki milyar gerçek hesap parolasını incelediği araştırmada da benzer bir tablo ortaya çıktı, listenin başında "123456", "12345678" ve "123456789" yer aldı.

 

Aynı tas aynı hamam

Kolay tahmin edilebilir bir parola kullanmak, evinizin ön kapısını kâğıt mandalıyla kilitlemekle eş değer. Bu, gerçek bir direnç sağlamaz ve saldırganlar, bu tür zayıf veya yeniden kullanılan parolaları büyük ölçekte hızlı bir şekilde kırmalarını sağlayan brute-force veya kimlik bilgisi doldurma tekniklerini kullanarak atlatabilirler. Bu nedenle, parolanız en yaygın parola seçenekleri arasında yer alıyorsa onu derhal değiştirmelisiniz. Ayrıca her hesap için güçlü ve benzersiz bir parola veya parola cümlesi (passphrase) kullanmanız ve giriş bilgilerinizi güvenilir bir parola yöneticisinde saklamanız gerekir.

Ancak ne kadar güçlü olursa olsun bir parola yine de hesabınız ile bir hacker arasında tek bir bariyerdir. Bu nedenle, ekstra bir güvenlik katmanı olarak iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA), özellikle Kişisel Tanımlanabilir Bilgiler (PII) veya diğer önemli verileri içeren hesaplar için günümüzde hâlâ vazgeçilmez bir savunma hattıdır. 

 

Zayıf parolalar kurumsal hayatı da tehlikeye atıyor

Kurumsal ortamlarda riskler keskin bir şekilde artar. Zayıf, tahmin edilebilir veya tekrar kullanılan parolalar, yalnızca bireysel çalışanları değil, tüm kuruluşları, müşterilerini ve ortaklarını da tehlikeye atabilir. Zayıf parolalar sonucunda yaşananlar genellikle finansal kayıp, operasyonel aksaklıklar, düzenleyici kurumların incelemesi ve uzun vadeli itibar kaybını kapsar. Bu nedenle şirketler, teknik güvenlik önlemlerinin yanı sıra çalışanlar için sürekli güvenlik bilinci eğitim programlarını bir arada uygulamalıdır.Modern araçlar, dakikalar içinde sayısız oturum açma kimlik bilgisi kombinasyonunu test edebildiğinden saldırganların lehine olan ihtimal oldukça yüksektir. Ayrıca birbirine bağlı hizmetler ve paylaşılan kimlikler üzerine kurulu dijital ekosistemde, bir hesabın ele geçirilmesinden kaynaklanan hasarın uzun süre sınırlı kalması olası değildir. Ayrıca parola anahtarları (passkeys) hızla dijital güvenliğin altın standardı hâline geliyor ve Apple, Google ve Amazon dâhil birçok büyük platform artık parola anahtarlarını (passkeys) birincil oturum açma yöntemi olarak sunuyor.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2026/01/dunya-da-en-cok-kullanilan-sifreler-neler-1711.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2026/01/dunya-da-en-cok-kullanilan-sifreler-neler-1711.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2026/01/dunya-da-en-cok-kullanilan-sifreler-neler-1711-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2026/01/dunya-da-en-cok-kullanilan-sifreler-neler-1711.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/dunya-da-en-cok-kullanilan-sifreler-neler/3328/</link>
		   <pubDate>Sat, 24 Jan 2026 20:58:33 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>2026'da az izinle 'bütçe dostu' çok tatil yaptıran takvim!</title>
		   <description><![CDATA[2026 resmi tatil takvimi açıklandı. Buna göre çalışanlar 15 gün izin alarak 45 gün tatil yapabilecek. ]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Az izinle çok tatil yapmak, uzun tatilleri düşük maliyetle planlama imkânı yaratıyor. Resmi tatillerin hafta sonlarıyla birleşmesiyle bütçe dostu seyahat planlarını çoğaltmak ve yıl geneline yaymak mümkün. Erken rezervasyon indirimleri, vizesiz rotalar, otel ve cruise kampanyalarıyla 2026, tasarruf ederek daha fazla seyahat etmenin mümkün olduğu bir ‘ekonomi yılı’ olarak öne çıkıyor. Tatilsepeti, 2026 tatil takvimini ve takvime uygun rotaları derledi.

Türkiye’de 2026 resmi tatil takvimi, çalışanlara yalnızca 15 gün yıllık izinle toplam 45 güne kadar tatil yapma imkânı sunuyor. Resmi tatillerin hafta sonlarıyla birleşmesi ve izinlerin önceden ve doğru planlanması sayesinde ortaya çıkan fırsatlar, 2026’yı seyahat severler için dinlenme yılı haline getiriyor. Tatilini uzun soluklu planlamak isteyenler için yıl boyunca çok sayıda ideal kaçış noktası ve fırsat dikkat çekiyor. Türkiye’nin tatil platformu Tatilsepeti, bu dönemlere özel öne çıkan fırsatları derledi. Yıl boyunca sadece 15 gün izin alarak 45 gün tatil yapma imkanı; seyahat severlere kültür, doğa, gastronomi ve tarih temalı turlarda geniş fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin geniş tur seçeneği ve otel envanterine sahip seyahat platformu Tatilsepeti ise bu dönemleri avantaja çevirmek isteyen misafirlerini özel kampanyalar ve bütçe dostu alternatiflerle destekliyor. Tatil takvimini buna göre planlayanlar, daha ekonomik bir tatil imkanı yakalayabilecek. İşte o takvim, işte o rotalar:


Ocak  - Mart: YENİ YIL HEYECANI  - 5 GÜN İZİN İLE 13 GÜN TATİL 


Yılın ilk tatil günü perşembeye gelince 1 gün izinle 4 gün tatil imkânı sunuyor. İleriki tarihlerde ise Ramazan Bayramı’nda 4 gün izin alıp 9 gün tatil yapma olanağı mümkün. Kış aylarında veya kıştan bahara geçerken uzun soluklu bir kaçamak yapmak isteyenler için bu dönemi değerlendirebilirsiniz. Ya da kış soğuğunda sıcak denizlere kaçabilirsiniz. 


	Antalya’da Galalı Yılbaşı otelleri: Yılbaşı eğlenceleri, ünlü sanatçıların galalı otel programları ile güneşli gün sayısının fazla olduğu Antalya’da yılbaşı tatilleri kişi başı 5341 TL’den başlıyor. 
	Bulgaristan: Kayak severler için avantajlı kayak paketleri sunan komşuda kayak turları 149 Euro’dan başlıyor.
	Kapadokya: Balon turları, peribacaları manzaralı yürüyüş rotaları, sıcak hava balonu izleme noktaları ve bölgenin kış atmosferiyle birleşen gastronomi deneyimleri ile Kapadokya kısa ama büyülü, dopdolu bir yılbaşı tatili arayanlar için ideal bir seçenek oluşturuyor.
	Türkiye içi kayak merkezleri: Uludağ, Palandöken ve Erciyes kayak ve kar sevenleri, beyazın sakinliğinde dinlenmek isteyenleri bekliyor. Sömestir dönemi, bayram ve Şubat tatilleri ile planlandığında bu destinasyonlar için birkaç günlük ekstra tatil yaratmak mümkün. 



Nisan  - Mayıs: BAHAR COŞKUSU - 6 GÜN İZİNLE 22 GÜN TATİL 


23 Nisan’da 2 gün izinle 5 gün tatil yapabilirsiniz. 1 Mayıs’ta 1 gün izinle 4 günlük bir tatil imkânı bulunurken, 1 gün izinle 19 Mayıs’ı 4 güne uzatmak mümkün. Ayrıca çalışanlar, 2 gün izin kullanarak Kurban Bayramı tatilini 9 güne çıkarabiliyor.


	Avrupa’nın baharı: Roma, Paris, Amsterdam ve Prag, Nisan ve Mayıs’ta hem daha sakin hem daha ekonomik. Mevsim itibari ile Avrupa sokaklarını keşfetmenin en keyifli dönemi olan ilkbaharda erken rezervasyon ile kur değişikliklerine karşı kendinizi koruyabilir, avantajlı fiyatlardan faydalanabilirsiniz. 
	Balkanlar: Yakın coğrafya avantajı ile 4–5 günlük kısa rotalar için ideal. Belgrad, Üsküp ve Saraybosna gibi Balkan ülkelerinde vizesiz seyahatin özgürlüğünü yaşayabilirsiniz. Akşam yemekleri ve tüm ekstra turların dahil olduğu turlar 249 Euro’dan başlıyor. Uçakla ya da otobüsle katılabileceğiniz vizeli ya da vizesiz Balkan ülkelerine üç, dört ya da yedi gecelik programlara dahil olabilirsiniz. 
	Mısır, Ürdün, Fas, Dubai: Kış mevsiminin ardından yazı erken yaşamak isteyenler için son dönemin en gözde tatil bölgelerinden olan vizesiz Sharm el Sheikh deniz ve dalış turları için ideal. 295 Euro ‘dan başlayan turlara her şey dahil otel konaklaması da dahil. 
	Uzakdoğu’da Festival Zamanı: Vizesiz ülkelerden olan Japonya’da kiraz festivali zamanı. Uzun tatiller fırsatı gelmişken erken rezervasyon ile avantajlı tatil planları yapabilirsiniz.



Temmuz’da yaz neşesi  - 2 GÜN İZİN İLE 5 GÜN TATİL 


Yaz aylarının en çok izin kullanılan ayı olan Temmuz’da 2 gün izinle 14 -18 Temmuz arasında 5 gün tatil imkânı yakalayabilirsiniz.  


	Ege & Akdeniz: Bodrum, Kaş, Çeşme ve Datça, uzun süreli konaklamalar için erken rezervasyon döneminde ciddi fırsatlar sunuyor. 5 günlük Antalya’da 5 yıldızlı her şey dahil tesislerde 4 kişilik bir aile için fiyatlar 53.040 TL’den başlıyor. Çocuklu aileler için 10 yaş ve 2 yaşın altında 2 çocuk ücretsiz konuklama kolaylığı da sunuluyor. 
	Yunan Adaları: Kos, Rodos, Sakız ve Midilli gibi adalara kapı vizesi uygulamaları sayesinde yaz tatillerinde alternatif bir olanak sağlıyor. Kapı vizesi ile katılabileceğiniz cruise turlarının yanı sıra, vizesi olanlar için daha kapsamlı ve daha fazla adayı keşfetmenize olanak sağlayan gemi turları da var; 284 Euro’dan başlıyor.



Sonbahar rotası: 2 GÜN İZİN ALIN 5 GÜNDE Avrupa’yı KEŞFEDİN


Ekimin son haftası 29 Ekim resmi tatiliyle birleştirerek 2 gün izinle, 5 gün tatil imkânı yakalayabilirsiniz.


	İtalya’da tatlı hayat: Toskana bağbozumu, gastronomi severler için eşsiz deneyimler sunarken erken planlayanlar için avantajlı fiyatlar sunabiliyor. 
	Türkiye’de doğa: Kapadokya, Trakya bölgesinde bağ bozumu dönemi olduğundan hem festivallere hem de bağ bozumuna eşlik edebilirsiniz. Yürüyüş sevenler için de bu mevsim Likya ve Karya Yürüyüş turları ilgi çekici bir öneri olabilir. 


SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/2026-da-az-izinle-butce-dostu-cok-tatil-yaptiran-takvim-8707.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/2026-da-az-izinle-butce-dostu-cok-tatil-yaptiran-takvim-8707.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/2026-da-az-izinle-butce-dostu-cok-tatil-yaptiran-takvim-8707-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/2026-da-az-izinle-butce-dostu-cok-tatil-yaptiran-takvim-8707.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/2026-da-az-izinle-butce-dostu-cok-tatil-yaptiran-takvim/3327/</link>
		   <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 13:18:20 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>E-ticarette yeni dönem: Yapay zekâ</title>
		   <description><![CDATA[E-ticaretin dinamikleri, yapay zekâ tabanlı otonom agentlar ile köklü bir değişime sahne oluyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[E-ticaretin dinamikleri, yapay zekâ tabanlı otonom agentlar ile köklü bir değişime sahne oluyor. "Agentic commerce" olarak tanımlanan bu yeni dönem, alışverişte keşiften satın almaya, teslimattan iadeye kadar tüm süreçleri yeniden tanımlıyor.

Türkiye, yapay zekâ ve e-ticaret alanında hızla büyüyen bir pazar konumunda. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de e-ticaret hacmi 2024 yılında bir önceki yıla göre %61,7 artarak 3 trilyon 162 milyar TL'ye ulaştı.

Bu süreçte yapay zekâ da e-ticaretin temel taşlarından biri haline gelerek, müşteri memnuniyetini artırma, operasyonel verimliliği optimize etme ve satışları artırma konularında şirketlere eşi benzeri görülmemiş fırsatlar sunuyor. Yapay zekâ algoritmaları, büyük veri setlerini analiz ederek müşteri davranışlarını anlıyor, kişiye özel ürün önerileri sunuyor ve satın alma süreçlerini daha akıcı hale getiriyor. Bu durum, online alışverişi sadece bir işlem olmaktan çıkarıp, her bir kullanıcı için özelleştirilmiş, akıllı ve otonom bir deneyime dönüştürüyor.

Yeni Bir Döneme Giriliyor

E-ticaret hacmindeki büyüme ve kullanıcı deneyimindeki değişim Agentic Commerce gibi yenilikçi yaklaşımlarla daha da ivme kazanmaya hazırlanıyor.

Geleneksel alışveriş süreçlerinde kullanıcılar birçok site ve platform arasında bölünmüş, zaman alıcı bir yolculuk yaşarken; Agentic Commerce ile bu süreç, amaca ve niyete odaklı, akıllı AI agentlar tarafından baştan sona entegre edilmiş, akışkan ve kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüşüyor. Bu agentlar, kullanıcı ihtiyaçlarını önceden algılıyor, pazarlık yapıyor, seçenekler arasında geziniyor ve işlemleri otonom bir biçimde gerçekleştiriyor.

McKinsey’in projeksiyonuna göre, yalnızca ABD’de 2030'a kadar agentic commerce ile yönetilen B2C pazarında yıllık 1 trilyon dolara yakın yeni gelir oluşturulması, küresel çapta ise bu rakamın 3-5 trilyon dolar seviyelerine ulaşması bekleniyor.

"Yapay zekâ, online alışverişin DNA'sını yeniden yazıyor"

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Cerebrum Tech İş Geliştirme ve Üründen Sorumlu Başkan Yardımcısı Tolga Tunç, yapay zekânın sadece bir teknoloji trendi olmadığını, aynı zamanda bir iş yapış biçimi devrimi olduğunu vurguladı. Tunç, şunları söyledi: "Yapay zekâ, online alışverişin DNA'sını yeniden yazıyor. Artık müşterilere sadece ürün satmıyoruz; onlara akıllı, kişiselleştirilmiş ve sorunsuz bir deneyim sunuyoruz. Cerebrum Tech olarak, geliştirdiğimiz yenilikçi yapay zekâ çözümleriyle hem işletmelerin bu dönüşüme adapte olmalarını sağlıyor hem de son kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyoruz. Geleceğin perakendesi, veriyi anlayan, yorumlayan ve bu veriden değer üreten yapay zekâ sistemleri üzerine kurulacak."

SEO'dan GEO'ya: Görünürlüğün yeni kuralları

Agentic Commerce'in yükselişi, markaların dijital pazarlama stratejilerini de temelden değiştiriyor. Klasik SEO’nun etkisi zayıflarken, GEO (Generative Engine Optimization) öne çıkıyor. Markaların artık kataloglarını ve içeriklerini üretken yapay zekâ platformları tarafından kolayca okunup işlenebilecek şekilde hazırlaması gerekiyor.

Gartner’ın verilerine göre, 2026’ya kadar geleneksel arama motoru kullanımı %25 azalacak; çünkü kullanıcılar ürün araştırması ve satın alma için giderek daha fazla yapay zekâ tabanlı çözümleri tercih ediyor. Araştırmalara göre, kullanıcıların yüzde 44’ü yapay zekâ destekli aramaları ana kaynağı olarak görüyor; klasik arama motorlarını tercih edenlerin oranı ise yüzde 31’de kalıyor.

Bu ortamda Ayakta kalmak isteyen e-ticaret firmalarının; dijital stratejilerini dönüştürerek SEO’dan GEO’ya bütçe ve öncelik kaydırması; yapay zekâ sohbetlerini ve platformlarını yakından takip etmesi; tüm satış ve destek süreçlerini yapay zekâ sohbetine entegre etmesi kaçınılmaz bir hal alıyor.

Cerebrum Tech İş Geliştirme ve Üründen Sorumlu Başkan Yardımcısı Tolga Tunç, bu yeni döneme adaptasyonun kritik önem taşıdığını belirtti: “İş ortaklarımızın bu yeni döneme hızla adapte olabilmesi için agentic AI çözümlerimizle müşteri davranışlarını anlık olarak analiz ediyor, kişiselleştirilmiş ürün ve hizmet içerikleri sunuyor ve GEO’ya tam uyumlu ürün katalogları geliştiriyoruz. Vizyonumuz, markaların yalnızca bugünün değil, geleceğin dijital ticaret ekosisteminde de birbirinden güçlü ve görünür hale gelmelerini sağlamak.”

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/e-ticarette-yeni-donem-yapay-zeka-1219.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/e-ticarette-yeni-donem-yapay-zeka-1219.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/e-ticarette-yeni-donem-yapay-zeka-1219-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/12/e-ticarette-yeni-donem-yapay-zeka-1219.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/e-ticarette-yeni-donem-yapay-zeka/3326/</link>
		   <pubDate>Mon, 01 Dec 2025 11:06:46 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>15 Bin öğretmen atamasında başvurular başladı!</title>
		   <description><![CDATA[Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin 15 bin öğretmen atamasında tercih başvurularının başladığını açıkladı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[15 bin sözleşmeli öğretmen ataması için tercih başvuruları başladı. Adaylar başvurularını, elektronik ortamda e-devlet şifreleriyle 21 Kasım'a kadar yapabilecek. 15 bin öğretmenin ataması, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde gerçekleştirilecek.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla: 15 bin yeni öğretmenimizi ailemize katacak atama sonuçlarını 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde açıklayacağız.

Eğitim ailemize hayırlı olsun inşallah.



https://ilkatama.meb.gov.tr/basvurugiris.aspx

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/15-bin-ogretmen-atamasinda-basvurular-basladi-1614.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/15-bin-ogretmen-atamasinda-basvurular-basladi-1614.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/15-bin-ogretmen-atamasinda-basvurular-basladi-1614-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/15-bin-ogretmen-atamasinda-basvurular-basladi-1614.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/15-bin-ogretmen-atamasinda-basvurular-basladi/3325/</link>
		   <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 11:53:36 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>'Yüzyılın Konut Projesi'ne başvurular bugün başladı! Başvuru şartları neler?</title>
		   <description><![CDATA[TOKİ tarafından 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği “Yüzyılın Konut Projesi” başvuruları bugün başladı. e-Devlet üzerinden yapılacak başvurular 18 Aralık’ta, banka şubesi başvuruları ise 19 Aralık’ta sona erecek.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından hayata geçirilecek 500 bin sosyal konut kampanyası, 10 Kasım 2025 Pazartesi (bugün) saat 09.00 itibarıyla e-Devlet sistemi üzerinden başvuruya açıldı.

Yoğunluk yaşanmaması amacıyla, 5 gün boyunca Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının (TCKN) son rakamına göre başvuru alımı uygulanacak.


TC kimlik numarasının son rakamı 0 olanlar: 10 Kasım 2025

TC kimlik numarasının son rakamı 2 olanlar: 11 Kasım 2025

TC kimlik numarasının son rakamı 4 olanlar: 12 Kasım 2025

TC kimlik numarasının son rakamı 6 olanlar: 13 Kasım 2025

TC kimlik numarasının son rakamı 8 olanlar: 14 Kasım 2025


Bu uygulama Uygulama 15 Kasım itibarıyla sonlandırılacak ve 18 Aralık'a kadar e-Devlet başvuruları tüm vatandaşlara açılacak.




Başvuru Hakkı ve Gelir Sınırı Neler?


Bir hane halkı adına — yani kişinin kendisi ve eşi adına — yalnızca bir adet başvuru yapılabilecektir, sehven birden fazla başvuru yapılması durumunda, ikinci başvuru yapan eşin başvurusu iptal edilecektir.

Aylık hane halkı gelirinin (kendileri, eşleri ve velayetleri altındaki çocukları), başvuru dönemi itibarıyla son 12 ay ortalamasının en fazla net 127.000 TL (İstanbul İli için 145.000 TL) olması gerekmektedir.


500 Bin Konut Projesinde İkamet Şartı Nedir?


Başvuru yapılacak yerlerde (il ise ilde, ilçe ise ilçede, belde ise beldede) adrese dayalı kayıt sistemine göre; başvuru döneminden geriye doğru 1 yıldan az olmamak koşuluyla ikamet ediyor olma şartı aranacak. Büyükşehirlerde merkez ilçelerde ikamet edenler ilçe ayrımı olmadan il merkezindeki projeler için başvuru yapabilecek. İkamet edilen ilçede proje bulunmaması halinde il merkezindeki projeye başvuru yapılabilecek.


Anadolu İlleri için Satış Fiyatı ve Ödeme Planı Nedir?


Konutların fiyatı ve taksit tutarları İstanbul ve Anadolu illerinde farklı olacak. Anadolu’da 1+1 konutlar 1 milyon 800 bin TL, 65 metrekarelik 2+1’ler 2 milyon 200 bin TL, 80 metrekarelik 2+1’ler ise 2 milyon 650 bin TL’den satışa sunulacak. Anadolu’da 1+1 konutların taksitleri 6 bin 750 TL olacak. 65 metrekarelik 2+1’lerin taksitleri 8 bin 250 TL, 80 metrekarelik 2+1’lerin taksitleri ise 9 bin 938 TL olarak belirlendi.


İstanbul için Satış Fiyatı ve Ödeme Planı Nedir?


İstanbul’da 1+1 konutlar 1 milyon 950 bin TL, 65 metrekarelik 2+1’ler 2 milyon 450 bin TL, 80 metrekarelik 2+1’ler ise 2 milyon 950 bin TL’den satışa sunulacak. İstanbul’da 1+1 konutların taksitleri 7 bin 313 TL, 65 metrekarelik 2+1’lerin taksitleri 9 bin 188 TL, 80 metrekarelik 2+1’lerin taksitleri ise 11 bin 63 TL olarak belirlendi.


Yüzyılın Konut Projesi'nde Hangi Gruplara Ne Kadar Kontenjan Ayrıldı?


Hak sahiplerinin yüzde 5’ini şehit aileleri ve gaziler, yüzde 5’ini engelliler, yüzde 20’sini emekliler, yüzde 10’unu 3 ve daha fazla çocuğa sahip aileler, yüzde 20’sini 18-30 yaş arası gençler, kalan yüzde 40’lık kısmını ise diğer alıcalar oluşturacak.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/yuzyilin-konut-projesi-ne-basvurular-bugun-basladi-basvuru-sartlari-neler-5302.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/yuzyilin-konut-projesi-ne-basvurular-bugun-basladi-basvuru-sartlari-neler-5302.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/yuzyilin-konut-projesi-ne-basvurular-bugun-basladi-basvuru-sartlari-neler-5302-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/yuzyilin-konut-projesi-ne-basvurular-bugun-basladi-basvuru-sartlari-neler-5302.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/yuzyilin-konut-projesi-ne-basvurular-bugun-basladi-basvuru-sartlari-neler/3324/</link>
		   <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 15:37:14 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Deprem korkusu kronikleşiyor: Uzmanlar uyarıyor!</title>
		   <description><![CDATA[Deprem korkusu kronikleşiyor, uzmanlar uyarıyor: Psikolojik dayanıklılık da afet hazırlığının bir parçası.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yaşayan milyonlarca insan, her sarsıntı sonrası artan kaygıyla baş etmeye çalışıyor. Uzmanlar, deprem korkusunun ‘normal’ sınırları aştığında, günlük yaşamı ve bedensel sağlığı etkileyen bir kaygı bozukluğuna dönüşebileceğine dikkat çekiyor. Deprem korkusunu yönetmenin mümkün olduğunu vurgulayan uzmanlar, “Sürekli tetikte yaşamak, gerçek bir yaşam biçimi değildir. İnsan zihni bu gerilime uzun süre dayanamaz” diyor.

Deprem Korkusu Yaşam Kalitesini Düşürüyorsa Bir Uzmana Gitmek Afet Çantası Hazırlamak Kadar Zaruridir



Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Önder Kavakçı, insanların bastıkları toprağı ve evlerini güvenli kabul ettiklerini, depremin bu inancı kökten sarstığını vurguluyor:“İnsanlar bastıkları toprağın, içinde bulundukları yuvanın güvende olduğunu varsayarlar. Eve girdiğinizde rahatlarsınız, emniyettesinizdir. Deprem, bu en güvende olduğumuz yerle ilgili inançlarımızı sarsar ve ‘hiçbir yer güvenli değil’ algısına yol açar.”

Kavakçı; “küçük sarsıntılar kısa sürede unutulabilir; ancak tekrarlayan depremler sürekli bir tehdit algısı yaratabiliyor. Böyle durumlarda kişi, o anda sarsıntı yokken bile sarsılıyormuş gibi hissedebilir. Masanın ya da koltuğun hafif hareketi bile alarm sistemini tetikleyebilir,” diyor.

Uzmanlara göre deprem korkusu belli bir düzeye kadar normaldir. Ancak belirli sınırları aştığında, anksiyete bozukluğu veya travma sonrası stres tepkisine dönüşebilir.
Kavakçı, bu durumda görülebilecek belirtileri şöyle sıralı yor:


	Sürekli tetikte olma, irkilme veya sarsıntı hissi
	Çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi
	Uyku bozuklukları, kabuslar
	Tahammülsüzlük, huzursuzluk, sinirlilik
	Hissizlik, duygusal donukluk veya boşluk hissi


Prof. Dr. Önder Kavakçı “Deprem sonrası bir iki gün süren tedirginlik normaldir. Ancak yoğun kaygı, sürekli korku hali ve bedensel belirtiler haftalarca devam ediyorsa profesyonel destek almak gerekir,” diyor.

Çocuklar Nasıl etkileniyor?



Depremler yalnızca yetişkinleri değil, çocukları da derinden etkiliyor.
Kavakçı, çocukların korku tepkilerini yetişkinlerden öğrendiklerini belirtiyor:

“Çocuklar tehlikeyi değerlendirmek için büyüklerine bakarlar. Ebeveynler sakin kalırsa çocuklar da olayı daha kolay atlatır. Ancak yetişkinler büyük reaksiyonlar verdiğinde, çocukta korku ve güvensizlik duygusu artar.”

Medyada deprem, fırtına veya felaket görüntülerine maruz kalmanın da çocukların zihinlerinde derin izler bırakabileceğine dikkat çeken Kavakçı, ebeveynlere şu önerilerde bulunuyor:


	Çocuklara yaşına uygun, doğru bilgiler verin.
	Korkularını küçümsemeyin, “bir şey olmaz” demeyin.
	Yanında olduğunuzu hissettirin, mümkünse yalnız bırakmayın.
	Televizyon veya sosyal medyadaki yıkıcı görüntülere sınırlama getirin.


Gerekli tedavinin zamanında yapılmaması, sorunların kronikleşmesine neden olabilir

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi’nden Klinik Psikolog Mader Bengisu Bilgen, depremin yol açtığı en önemli sorunlardan birinin, yaşadığı güvenli alanın tahrip olması nedeniyle kişilerin temel güven duygularının sarsılması olduğunu vurguluyor.

Sarsıntılara sürekli maruz kalmanın veya artçı sarsıntıların devam etmesinin, bireyin normal hayat a geçişini zorlaştırdığını ve deprem olma ihtimaline karşı tetikte olmasına neden olduğunu belirten Bilgen, “Güvenli bir ortamdayken ve üzerinden yeterince zaman geçmişken bile abartılı irkilme, en ufak sarsıntı ya da yüksek seste panikleme, sürekli tehlike varmış gibi tetikte olma tepkilerinin devam etmesi, psikolojik sorunların başladığına işaret edebilir” diyor.

Bilgen, deprem olmamasına rağmen sarsıntı hissetmenin, aşırı uyarılmışlık ve travma kaygısı belirtileriyle ilişkili olduğunu kaydederek, uzman yardımı gerektiren durumları şöyle sıralıyor: “Travmatik tepkilerin şiddetlenmesi ve kişinin işlevselliğini bozması; belirtiler dolayısıyla kişinin yaşam alışkanlıklarına (iş, eğitim, ilişkiler ve ilerleyen zamanda hobiler gibi) dönmekte güçlük çekmesi ve dönemeyeceğine dair kaygılanması.”

Travmanın etkileriyle başa çıkamayan bireylerde kalıcı sorunlar görülebileceğine dikkati çeken Bilgen, “Deprem gibi büyük doğal afetlerden sonra bireylerde uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları, disosiyatif bozukluk, alkol-madde bağımlılığı gibi psikolojik bozukluklar gelişebilir. Gerekli tedavinin zamanında yapılmaması, kişilerin işlevselliğinin sekteye uğramasına ve sorunların kronikleşmesine neden olabilir” uyarısını yapıyor.

Sinir sistemi, ritmik hareketle sakinleşir

Bilgen, travma sonrası iyileşmenin bedeni düzenleyerek de başladığına ve yürüyüş, koşu, bisiklete binme gibi tekrarlı hareketlerin psikolojik toparlanmayı hızlandırdığına değinerek, şu önerileri sunuyor:


	Günü yeniden yapılandırın.
	Uykuyu mümkün olduğunca koruyun.
	Tanıdık, güvenilir insanlarla bir arada olun.
	Konuşmak istemiyorsanız duygularınızı yazarak, resim yaparak, ağlayarak, müzik dinleyerek ifade edin.


Astrologların tahmin paylaşmasının ortak korkuyu olumsuz etkiliyor

Deprem uzmanı olmayan kişilerin, astrologların sosyal medya üzerinden tahmin paylaşmasının kaygıyı artırarak ortak korkuyu olumsuz etkileyebildiğine işaret eden Bilgen, “Depremin yol açtığı temel güven duygusunun sarsılması nedeniyle kişiler artık bilgilerin doğruluğunu araştırma yetisini kaybedip duyduklarına kolayca inanmaya başlayabilirler. Belirsiz ve güvenilmez paylaşımlar, temel güven duygusu sarsılan bireylerin kolayca yönlendirilmesine ve toplumsal kaygının derinleşmesine neden olabilir” diyor.

Enerji Ekonomisi
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/deprem-korkusu-kroniklesiyor-uzmanlar-uyariyor-9486.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/deprem-korkusu-kroniklesiyor-uzmanlar-uyariyor-9486.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/deprem-korkusu-kroniklesiyor-uzmanlar-uyariyor-9486-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/11/deprem-korkusu-kroniklesiyor-uzmanlar-uyariyor-9486.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/deprem-korkusu-kroniklesiyor-uzmanlar-uyariyor/3323/</link>
		   <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 14:50:10 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Küresel ticari sigorta fiyatları "2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 4..."</title>
		   <description><![CDATA[Müşterilerinin sektörlerine özel riskleri etkili bir şekilde yönetmeleri için yaratıcı çözümler sunan Marsh’ın yayınladığı ‘Küresel Sigorta Piyasa Endeksi’ne göre küresel ticari sigorta fiyatları 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 4 düşüş gösterdi.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[
KÜRESEL TİCARİ SİGORTA FİYATLARI 2025 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREĞİNDE YÜZDE 4 DÜŞTÜ


Müşterilerinin sektörlerine özel riskleri etkili bir şekilde yönetmeleri için yaratıcı çözümler sunan Marsh’ın yayınladığı ‘Küresel Sigorta Piyasa Endeksi’ne göre küresel ticari sigorta fiyatları 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 4 düşüş göstererek, yedi yıl süren artış trendinin ardından ilk kez üst üste beş çeyrek boyunca geriledi.

 

Dünyanın lider sigorta brokeri ve risk danışmanı Marsh, ‘Küresel Sigorta Piyasası Endeksi’nin 2025 yılı ikinci çeyrek sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, küresel ticari sigorta fiyatları yüzde 4 düşüş gösterdi. Sigorta sektöründe artan rekabet, daha avantajlı reasürans fiyatları ve artan kapasite düşüşün başlıca nedeni olarak öne çıkıyor. 

2025’in üçüncü çeyreğinde, tüm bölgelerde sigorta fiyatlarında yıllık bazda düşüş yaşandı. En belirgin gerilemeler yüzde 11 ile Pasifik, yüzde 6 ile Latin Amerika ve Karayipler (LAC) ile Birleşik Krallık bölgelerinde görüldü. Asya ile Hindistan, Orta Doğu ve Afrika (IMEA) bölgelerinde fiyatlar yüzde 5, Avrupa’da yüzde 4 ve Kanada’da yüzde 3 oranında azaldı. 2025’in ikinci çeyreğinde sabit kalan ABD bileşik fiyatları ise bu çeyrekte yüzde 1 düşüş kaydetti.

Sabit kıymet, siber, finansal ve mesleki sorumluluk sigortalarında da tüm bölgelerde fiyat gerilemesi yaşandı. Böylece üçüncü çeyrek, 2021’in ilk çeyreğinde başlayan ılımlı fiyat seyrinin devamı niteliğinde, gerilemenin arka arkaya yaşandığı beşinci dönem oldu. 

 

Raporda öne çıkan bazı önemli bulgular şöyle; 


	Sorumluluk sigortası fiyatları yüzde 3 arttı. Bu oran, ikinci çeyrekteki yüzde 4’lük artışa kıyasla daha sınırlı bir yükselişe işaret ediyor. Artışın temel nedeni, ABD’de hasar sıklığı ve tutarlarında yaşanan artışla birlikte fiyatların yüzde 8 oranında yükselmesi oldu. Özellikle jüri kararlarıyla sonuçlanan yüksek tazminat ödemeleri (nükleer kararlar) bu eğilimi destekledi.
	Sabit kıymet sigortası fiyatları yüzde 8 azaldı. İkinci çeyrekteki yüzde 7’lik düşüşün ardından gerileme bu dönemde de sürdü. En büyük düşüşler yüzde 14 ile Pasifik ile yüzde 9 ile ABD ve Latin Amerika & Karayipler (LAC) bölgelerinde kaydedildi. Diğer bölgelerde ise fiyatlar yüzde 3 ila yüzde 7 arasında geriledi. 



	Finansal ve mesleki sorumluluk sigortalarında fiyatlar yüzde 5 düştü. Bu oran, ikinci çeyrekteki yüzde 4’lük düşüşe göre daha belirgin bir gerilemeyi yansıtıyor. Fiyatlar tüm bölgelerde düşerken, en keskin azalış yüzde 10 ile Pasifik’te görüldü. ABD’de ise düşüş oranı yüzde 2’de kaldı.



	Siber sigorta fiyatları ise yüzde 6 geriledi. Tüm bölgelerde düşüş eğilimi sürerken, yüzde 12 ile Avrupa, yüzde 11 ile Latin Amerika & Karayipler (LAC) ve Birleşik Krallık ve yüzde 10 ile Pasifik bölgelerinde çift haneli oranlarda gerileme yaşandı. 


Rapor sonuçlarını değerlendiren Marsh Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, “ABD’deki sorumluluk piyasası dışında, müşteriler yalnızca daha düşük fiyatlardan değil, aynı zamanda daha geniş kapsam ve daha avantajlı poliçe koşullarından da yararlanıyor. Kapasitenin erişilebilir olmaya devam ettiği sigorta piyasasında bu fiyat eğiliminin sürdüğü görülüyor. Beklenmedik bir gelişme yaşanmadığı sürece, bu trendin devam etmesi ve müşterilerin rekabetçi piyasa koşullarının sunduğu fırsatlardan en iyi şekilde faydalanması bekleniyor” dedi. 

sgk dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/kuresel-ticari-sigorta-fiyatlari-2025-yili-ucuncu-ceyreginde-yuzde-4-1818.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/kuresel-ticari-sigorta-fiyatlari-2025-yili-ucuncu-ceyreginde-yuzde-4-1818.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/kuresel-ticari-sigorta-fiyatlari-2025-yili-ucuncu-ceyreginde-yuzde-4-1818-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/kuresel-ticari-sigorta-fiyatlari-2025-yili-ucuncu-ceyreginde-yuzde-4-1818.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/kuresel-ticari-sigorta-fiyatlari-2025-yili-ucuncu-ceyreginde-yuzde-4/3322/</link>
		   <pubDate>Thu, 30 Oct 2025 17:06:58 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Sigorta Sektöründeki Potansiyel Duyulmayan Müşterinin Sesinde Saklı!</title>
		   <description><![CDATA[Önemli bir büyüme potansiyeline sahip olan Türkiye sigorta sektörü, düşük müşteri güveni ve hasar süreçlerindeki aksaklıklar gibi kronik sorunlarla mücadele etmeyi sürdürüyor. Bu sorunların çözümü ise dağınık müşteri verisini birleştirerek operasyonel verimliliği artıran ve sürdürülebilir müşteri sadakati sağlayan yapay zeka destekli çözümlerde yatıyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[

	Sigorta Sektöründeki Milyarlarca Liralık Potansiyel Duyulmayan Müşterinin Sesinde Saklı 



Türkiye sigorta sektörü yüzde 105’lik rekor bir büyüme kaydederek 482,6 milyar TL hacme ulaştı. Ancak bu büyüme, sektördeki tüm şirketler için sürdürülebilir bir kârlılık garantisi sunmuyor. Türkiye'de kişi başına düşen yıllık prim üretimi 157,46 dolar ile OECD ülkelerinin 3.973 dolarlık ortalamasının oldukça gerisinde kalıyor. Sektör henüz tam anlamıyla kullanılamayan muazzam bir büyüme potansiyeli taşıyor.

Rekabetin giderek arttığı bu dinamik pazarda, sigorta şirketlerinin ayakta kalabilmesi için finansal büyüklüğün yanı sıra güçlü bir müşteri sadakati ve marka itibarı oluşturması gerekiyor. Küresel araştırma şirketi EY’nin 2024 tarihli küresel sigortacılık raporu da bu argümanı destekliyor. Rapora göre, düşük müşteri güveni şirketleri geleneksel olmayan yeni rakiplere karşı savunmasız bırakıyor. 

KPMG'nin sektörel analizine göre ise hasar ödeme süreçlerindeki gecikmeler gibi hizmet kalitesi boşlukları, müşteri memnuniyetsizliğinin ve müşteri kaybının en önemli nedenleri arasında yer alıyor.

PwC'nin sigorta sektörüne yönelik son raporu, bu zorlukları daha da netleştirerek sigorta şirketlerinin çağa ayak uydurması için ana stratejik zorunlulukların çerçevesini çiziyor; dijitalleşmek, müşteri merkezli ekosistemleri benimsemek, yetenek rekabetini kazanmak ve uygulamaya önem vermek. Bu maddeler, geleneksel olarak yavaş değişen ve riskten kaçınan sigortacılar için heyecan verici yeni bir döneme işaret ediyor.


Sigorta sektöründe oyunun kurallarını müşteri içgörüleri belirliyor


Müşterilerin karmaşık geri bildirimlerini anlamak ve sorunların kök nedenlerini tespit etmek, sigorta sektöründeki en büyük zorluklardan biri olmaya devam ediyor. Bu noktada yapay zeka, şirketler için oyunun kurallarını yeniden belirliyor. EY raporuna göre, global sigorta şirketlerinin yüzde 52’si önümüzdeki yıl yapay zekaya önemli yatırımlar yapmayı planlıyor. Bu yatırımların başında trend ve talep tahmini, öz hizmet araçları ve yeni ürün inovasyonu geliyor. Bu veri, veri odaklı ve proaktif müşteri deneyimi yönetiminin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini gösteriyor.

Artiwise’ın Müşteri Deneyimi Yönetimi (CXM) Platformu, sigorta şirketlerine işte tam da bu alanda ihtiyaç duydukları gücü sunuyor. Çağrı merkezi görüşmeleri, anketler, chatbot, sosyal medyave e-posta,  gibi tüm iletişim kanallarından gelen müşteri geri bildirimlerini tek bir platformda birleştiren Artiwise, yapay zeka sayesinde bu verileri analiz ederek şirketlere müşteri deneyimi ve yönetiminde anlık stratejik kararlar aldırtacak içgörüler sunuyor. Böylece, şirketler müşterinin memnuniyetsizliğinin kök nedenlerini, daha geniş bir sorun haline gelmeden tespit edebiliyor ve sorunları proaktif bir şekilde çözebiliyor. 


Sessiz müşterilerin sesini duymak


Geleneksel olarak çağrı merkezi görüşmeleri, e-postalar, sosyal medya paylaşımları ve anketler gibi farklı kanallardan gelen müşteri verileri dağınık ve birbirinden bağımsız olarak yönetiliyordu. Bu parçalı yapı, sigorta şirketlerinin müşterinin genel deneyimi hakkında bütünsel bir bakış açısı geliştirmesini engelliyordu. Artiwise, bu dağınık verileri tek bir merkezde, yapay zeka destekli platformunda birleştirerek, müşteri yolculuğunun her aşamasını net bir şekilde görmeyi mümkün kılıyor. Bu sayede, "müşterinin sesi" tüm kanallardan toplanıp, anlamlandırılarak şirketlerin stratejik kararlar almasını sağlıyor.

Geleneksel yöntemlerle müşteri deneyimine dair verilerin sadece yüzde 5’lik küçük bir kısmı analiz edilebilirken, Artiwise’ın Müşteri Deneyimi Yönetimi (CXM) Platformu, bu verilerin tümünü işliyor ve müşteri deneyimini iyileştirecek aksiyonlara dönüştürüyor. Bu sayede, müşteri deneyimine dair içgörüler sigorta şirketlerinin tüm operasyonlarına ışık tutuyor.

Sigorta sektörünün en büyük maliyet kalemlerinden biri, müşteri kaybı (churn) ve hasar süreçlerindeki beklenmedik tıkanıklıklar. Artiwise'ın yapay zeka destekli Öngörüsel Analiz yeteneği, geçmiş müşteri verilerini ve davranışlarını analiz ederek potansiyel müşteri kaybı riski taşıyanları veya hasar süreçlerinde sorun yaşayacak müşterileri tespit ediyor. Bu proaktif yaklaşım, şirketlerin sorunun büyümesini beklemeden ilgili müşterilere ulaşarak kalıcı çözümler üretmesine olanak tanıyor.

Yapay zekanın sigorta sektörünün büyüme potansiyelini gerçekleştirmesi için kritik bir araç olduğunu vurgulayan Artiwise CEO’su Tanel Temel, “Sigorta sektöründe müşteri sadakati, artık sadece kaza ve hasar sonrası süreçlere hızla yanıt vererek kazanılamıyor. Asıl kritik olan müşterinin geleneksel yöntemlerle görülmeyen ve duyulmayan isteklerini ve memnuniyetsizliğini anlayabilmek. Artiwise, yapay zekanın gücüyle dağınık verileri birleştiriyor ve sessiz müşterilerin bile sesini duyulur kılıyor. Bu yetenek, sigorta şirketlerini reaktif bir hizmet modelinden, müşteri kaybını önleyen ve uzun vadeli kârlılığı hedefleyen proaktif bir sadakat modeline taşıyor” dedi.

 

sgk dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/sigorta-sektorundeki-potansiyel-duyulmayan-musterinin-sesinde-sakli-7582.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/sigorta-sektorundeki-potansiyel-duyulmayan-musterinin-sesinde-sakli-7582.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/sigorta-sektorundeki-potansiyel-duyulmayan-musterinin-sesinde-sakli-7582-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/sigorta-sektorundeki-potansiyel-duyulmayan-musterinin-sesinde-sakli-7582.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/sigorta-sektorundeki-potansiyel-duyulmayan-musterinin-sesinde-sakli/3321/</link>
		   <pubDate>Thu, 30 Oct 2025 17:02:26 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Yönetici Sorumluluk Sigortası yatırımcı ve hissedarlar için koruma kalkanı sağlıyor!</title>
		   <description><![CDATA[]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[

	Yönetici Sorumluluk Sigortası,
	yatırımcı ve hissedarlar için koruma kalkanı sağlıyor!


 


Şirketlerin risk yönetim stratejilerinde giderek daha merkezi bir rol üstlenen Yönetici Sorumluluk Sigortası (D&O) hakkında bilgi veren IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Yönetici Sorumluluk Sigortası, rekabet hukukuna ilişkin süreçler de dahil olmak üzere, düzenleyici otoritelerin kararları sonrasında yaşanan yasal ve finansal risklere karşı şirketler için ciddi koruma sunabiliyor. Yönetici Sorumluluk Sigortası, muhtelif iddialar kapsamında yöneticilerin savunma maliyetlerini ve tazminat taleplerini karşılamaya yönelik güvence sağlıyor.” 

 

Son dönemde, düzenleyici otoriteler tarafından bazı şirketlere yönelik, rekabeti ihlal ettikleri gerekçesiyle uygulanan milyarlar düzeyindeki idari para cezalarının, şirketler için ciddi sorunlar yarattığı görülüyor. Bu tip ceza kararlarının ilanı sonrası ilgili şirketlerin hisse fiyatlarında sert düşüşler yaşanabiliyor. Hissedarlar ve yatırımcılarda, bu gelişmelerden dolayı ilgili şirketler özelinde ciddi anlamda değer kaybı ve risk algıları oluşuyor. Yönetici Sorumluluk Sigortası, bu kapsamda şirketler, yöneticiler ve dolaylı olarak yatırımcı ve hissedarlar için sağlam bir koruma kalkanı oluşturulmasına olanak tanıyor.


Şirketler için daha merkezi bir konumda


Günümüzün karmaşık ekonomik ve düzenleyici ortamında, Yönetici Sorumluluk Sigortası’nın (D&O) şirketlerin risk yönetim stratejilerinde giderek daha merkezi bir rol üstlendiğini belirten IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Ekonomik belirsizliklerin artması ve yöneticilere yüklenen kişisel sorumlulukların genişlemesi, karar mercilerinin kişisel varlıklarını riske atmadan hareket etmelerini kritik kılıyor. D&O sigortası, bu kapsamda yöneticilerin yasal tazminat taleplerine karşı korunmasını sağlayarak risk yönetim araç setinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Özetle, D&O sigortası yönetim kurulu üyelerine ve yöneticilere özgür karar alma imkânı tanırken, şirket içindeki belirsizliklerle daha sağlıklı baş etmeyi mümkün kılar” dedi. 


Düzenleyici ve dava riski taşıyan sektörlerde öne çıkıyor


Yönetici Sorumluluk Sigortası’nın özellikle teknoloji, ilaç/biyoteknoloji ve finans gibi sektörlerin, yüksek düzenleyici inceleme ve dava riski taşımaları nedeniyle, daha çok ilgi gösterdiğini aktaran Murat Çiftçi, “Yükseköğretim kurumları, sağlık sektörü gibi büyük kâr amacı gütmeyen kuruluşlar da artan tazminat davaları nedeniyle D&O’ya ilgi gösteriyor. Türkiye özelinde ise KOBİ’lerin D&O sigortasına olan ilgisi giderek artmaktadır. Ekonomik belirsizlikler sebebiyle geleneksel sigorta harcamalarını kısmak zorunda kalan küçük ve orta ölçekli işletmeler, D&O’yu bir risk yönetim aracı olarak görerek yöneticilerini koruma altına almaktadır. Bu sayede KOBİ’ler finansal zorluk veya iflas durumlarında bile yönetim kurulu üyelerinin kişisel yükümlülüklerini sınırlayarak, işletmenin uzun vadeli sürdürülebilirliğine katkı sağlamaktadır” diye konuştu.


Yöneticinin kişisel zararlarını koruyor


Yönetici sorumluluk sigortası, yöneticilerin şirket faaliyetleriyle ilgili yasal sorumluluklardan doğan kişisel zararlarını önlerken savunma masraflarını da karşılayarak finansal güvence sunuyor. Bu kapsamda poliçe hem yöneticinin bireysel mal varlığının korunmasını hem de şirket itibarını koruyarak olumsuz durumlarda hızlı toparlanmasına katkıda bulunuyor. Özellikle iflas veya iflas benzeri durumlarda, yöneticilerin üzerine düşebilecek ağır mali yükümlülükleri bu sigorta ile büyük ölçüde teminat altına alınıyor.  Yönetici sorumluluk sigortası aynı zamanda şirket içinde ortaya çıkabilecek yeni düzenlemelere uyumsuzluk veya inceleme durumlarında da destek sunuyor. 


Sigorta bilinci artıyor ancak hâlâ eksiklikler var


Yöneticiler arasında D&O sigortası bilinci giderek yaygınlaşıyor, ancak hâlâ bazı bilgi eksiklikleri bulunabiliyor. Küresel bir ankete göre yöneticilerin yaklaşık dörtte biri, D&O poliçesinin limitleri ve şartları hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığını belirtiyor. Hem sigorta brokerleri hem de risk yöneticileri, D&O teminatının doğru anlaşılması için yöneticilere eğitim ve danışmanlıklar sunuyor. Uzmanlar, iddia anında sigortacı ile sürekli iletişim kurulması ve profesyonel danışmanlık alınmasının önemini vurguluyor. Böylelikle şirket ve yöneticiler, potansiyel risklerini önceden yöneterek uzun vadeli güvence sağlayabiliyor.


Siber ve yapay zeka gibi yeni riskler teminata alınmalı


Murat Çiftçi, önümüzdeki beş yılda D&O sigortası piyasasının gelişimi konusunda şu bilgileri verdi: “Yönetci Sorumluluk Sigortası, genel olarak alıcı dostu koşullarını korumaya devam edecek; primlerde yatay veya küçük çaplı düşüşler, genişleyen teminatlar gözlenecektir. Ancak poliçe yapısı ve kapsamında önemli evrimler beklenmektedir. Siber güvenlik, yapay zekâ ve ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) odaklı risklere yönelik yeni teminatlar poliçelere entegre edilecek. Şirketlerin güçlü kurumsal yönetişim uygulamaları sergilemesi, saydam raporlama yapması ve ileri düzey veri analitiği kullanması, D&O sigortasında tercih sebebi olmaya devam edecek. Ayrıca, poliçe iptali durumlarında yöneticilerin geçmiş eylemlerinin korunmasını sağlayacak geriye dönük teminatlar ile sigortacı bildirim şartları daha da vurgulanacaktır. D&O sigortası gelecekte de yöneticilere ve şirketlere stratejik koruma sağlama aracı olarak öne çıkacaktır.”

 

sgk dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/yonetici-sorumluluk-sigortasi-yatirimci-ve-hissedarlar-icin-koruma-kalkani-sagliyor-2644.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/yonetici-sorumluluk-sigortasi-yatirimci-ve-hissedarlar-icin-koruma-kalkani-sagliyor-2644.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/yonetici-sorumluluk-sigortasi-yatirimci-ve-hissedarlar-icin-koruma-kalkani-sagliyor-2644-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/yonetici-sorumluluk-sigortasi-yatirimci-ve-hissedarlar-icin-koruma-kalkani-sagliyor-2644.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/yonetici-sorumluluk-sigortasi-yatirimci-ve-hissedarlar-icin-koruma-kalkani-sagliyor/3320/</link>
		   <pubDate>Thu, 30 Oct 2025 17:00:04 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>İŞKUR Gençlik Programına Nasıl Başvurulur?</title>
		   <description><![CDATA[]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[
İŞKUR Gençlik Programına Nereden Başvuru Yapabilirim?


 

İŞKUR... 



sgk dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/iskur-genclik-programina-nasil-basvurulur-8240.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/iskur-genclik-programina-nasil-basvurulur-8240.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/iskur-genclik-programina-nasil-basvurulur-8240-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/iskur-genclik-programina-nasil-basvurulur-8240.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/iskur-genclik-programina-nasil-basvurulur/3319/</link>
		   <pubDate>Thu, 30 Oct 2025 16:55:28 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>SGK '10 gün veya daha fazla çalışna ...'</title>
		   <description><![CDATA[]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[SGK (Sosyal Güvenlik Kurmu).



	''Ev hizmetlerinde ayda 10 gün veya daha fazla süreyle çalışan istihdam ediyorsanız, sigorta primlerini çalıştığı ayı takip eden ayın sonuna kadar ödeyebilirsiniz.''



sgk dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/sgk-10-gun-veya-daha-fazla-calisna-7955.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/sgk-10-gun-veya-daha-fazla-calisna-7955.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/sgk-10-gun-veya-daha-fazla-calisna-7955-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/10/sgk-10-gun-veya-daha-fazla-calisna-7955.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/sgk-10-gun-veya-daha-fazla-calisna/3318/</link>
		   <pubDate>Thu, 30 Oct 2025 16:53:29 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Memur zammı...</title>
		   <description><![CDATA[Memurların 2026 ve 2027 yılı için alacağı zamlar belli oldu. Bu yeni gelişmeyi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, duyurdu.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, konuyla ilgili bilgi paylaşımı yaptı...

- ''Memur ve memur emeklilerimizin 2026-2027 yıllarındaki mali ve sosyal haklarını belirleyen 8. Dönem Toplu Sözleşmesi kapsamında Hakem Kurulu;

 



	2026 yılı için ilk altı ay %11, ikinci altı ay %7
	2027 yılı için ilk altı ay %5, ikinci altı ay %4 zam oranı üzerinde karar kılmıştır.
	Ayrıca 1.000 TL taban aylığı artışı da gerçekleşmiştir.



Genele ilişkin mali ve sosyal haklarda kabul edilen 65 maddenin başta kamu görevlilerimiz, kamu emeklilerimiz ve aileleri için hayırlı olmasını diliyoruz.''



 

sgk dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/08/memur-zammi-netlesti-9742.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/08/memur-zammi-netlesti-9742.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/08/memur-zammi-netlesti-9742-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/08/memur-zammi-netlesti-9742.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/memur-zammi-netlesti/3317/</link>
		   <pubDate>Tue, 26 Aug 2025 19:27:00 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Abdi İbrahim Üretim ve Tedarik Grup Başkanlığı görevine Caner Kılınçer atandı</title>
		   <description><![CDATA[1912 yılından bu yana hayatı iyileştirme misyonuyla faaliyetlerini sürdüren ve Türk ilaç sektöründe lider konumda yer alan Abdi İbrahim, yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Caner Kılınçer, 2 Haziran 2025 itibarıyla Abdi İbrahim Üretim ve Tedarik Grup Başkanı olarak göreve başladı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[TÜRKİYE’NİN iyileştiren gücü Abdi İbrahim, stratejik liderlik gücünü pekiştirmek üzere deneyimli bir ismi daha bünyesine kattı. Üretim ve tedarik zinciri yönetimi alanında uzun yıllara dayanan bir deneyime sahip olan Caner Kılınçer, Abdi İbrahim Üretim ve Tedarik Grup Başkanı olarak atandı.

 

ayrıntılar...

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü mezunu olan Kılınçer, kariyerine Tekfen Holding’de Vardiya Mühendisi olarak başladı. Ardından Unilever’de Ar-Ge, Üretim, Planlama ve Kalite alanlarında yöneticilik görevlerinde bulundu.

PepsiCo ve sonrasında Henkel'de Fabrika Direktörü olarak görev yapan Kılınçer, Henkel’in Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde Operasyonel Mükemmellik Direktörlüğü görevini üstlenerek bölgesel ölçekte birçok önemli projeye liderlik yaptı.

 


Amazon’da Operasyon Genel Müdürü olarak görev aldı


Uluslararası deneyimini Olam International’da Tedarik Zinciri ve Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür ve aynı zamanda Yönetim Kurulu Üyesi olarak sürdüren Kılınçer, Amazon’da Operasyon Genel Müdürü olarak görev aldı. Son olarak Henkel’in Nijerya ve Slovenya’daki yurtdışı operasyonlarında Operasyon ve Tedarik Zinciri Direktörü olarak görev yapan Caner Kılınçer, üretimden tedarik zincirine kadar birçok alanda geniş bir deneyime sahip.

Caner Kılınçer, 2025 yılı haziran ayı itibarıyla, Abdi İbrahim İlaç’ta Üretim ve Tedarik Grup Başkanı olarak görevine başladı.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/abdi-ibrahim-uretim-ve-tedarik-grup-baskanligi-gorevine-caner-kilincer-atandi-6762.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/abdi-ibrahim-uretim-ve-tedarik-grup-baskanligi-gorevine-caner-kilincer-atandi-6762.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/abdi-ibrahim-uretim-ve-tedarik-grup-baskanligi-gorevine-caner-kilincer-atandi-6762-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/abdi-ibrahim-uretim-ve-tedarik-grup-baskanligi-gorevine-caner-kilincer-atandi-6762.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/abdi-ibrahim-uretim-ve-tedarik-grup-baskanligi-gorevine-caner-kilincer-atandi/3316/</link>
		   <pubDate>Wed, 25 Jun 2025 12:43:44 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>TESK “Ülkemizde kayıtlı 970 bin çocuk işçi var"</title>
		   <description><![CDATA[12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında açıklama yapan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Çocuklarımızın eğitim haklarından ve çocukluklarını yaşamaktan mahrum kalmamaları adına işçileri, işverenleri, kamu ve özel sektörü bu insan hakkı ihlaline karşı birlikte mücadele etmeye ve bilinçli hareket etmeye çağırıyoruz. '']]></description>
		   <content:encoded><![CDATA['' TESK olarak çocuk işçiliği ile mücadele kapsamında UNICEF ile birlikte yürüttüğümüz Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Programı, 2017 yılından beri aralıksız devam ediyor.''

 

ayrıntılar...

''Ayrıca, 2020’de başlatılan İstihdam için Mesleki Eğitim Programı (İMEP) da odalarımızla birlikte yürütülüyor. Bu programların sürdürülebilirliği için gerekli tüm adımları atıyoruz. Sahada gerçekleştirdiğimiz eğitim faaliyetleri ve işyeri ziyaretleriyle çocuk işçiliğine karşı mücadelemizi daha da yoğunlaştırıyoruz” dedi.

 


“Kendi iç denetim mekanızmasını kuran tek meslek kuruluşuyuz”


TESK olarak çocuk haklarının korunması kapsamında yürüttükleri çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre dünyada 160 milyon çocuk işçi bulunurken, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 verilerine göre ülkemizde kayıtlı 970 bin çocuk işçi var. Çocuk işçiliğinin temel nedenleri arasında yoksulluk, toplumsal tutumlar ve göçle gelen hızlı nüfus artışı yer alıyor. TESK olarak bu küresel sorunun çözümüne katkı sağlamak amacıyla kendi iç denetim mekanizmasını oluşturan tek meslek kuruluşuyuz. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz eğitim seminerleriyle toplumda farkındalık oluşturmayı amaçladık. İşyeri Denetim ve Danışmanlık Gruplarımız (İDDG) aracılığıyla üye işletmeleri denetliyor ve onlara rehberlik ediyoruz” diye konuştu.

 


“Çıraklarımız ustalarından el becerisi öğrenen öğrencilerdir ”


Çırakların çocuk işçi değil, eğitim gören bireyler olduğunun altını çizen Palandöken, “Biz esnaf ve sanatkârlar olarak, çocukların küçük yaşta bir meslek edinerek geleceklerini güvence altına almalarını destekliyoruz. Konfederasyon olarak, meslek öğrenmek isteyen ya da aile mesleğini sürdüren çocuklarımıza yönelik çıraklık, kalfalık ve usta öğreticilik belgeleriyle ilgili önemli çalışmalar yürütüyoruz. Çıraklarımız, ustalarından el becerisi öğrenen öğrenciler konumundadır. Aynı zamanda okullarında teorik eğitimlerini sürdüren bu çocuklar, hem eğitim hayatlarını aksatmadan devam ettiriyor hem de meslek sahibi olma yolunda ilerliyor” şeklinde konuştu.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/tesk-ulkemizde-kayitli-970-bin-cocuk-isci-var-8586.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/tesk-ulkemizde-kayitli-970-bin-cocuk-isci-var-8586.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/tesk-ulkemizde-kayitli-970-bin-cocuk-isci-var-8586-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/tesk-ulkemizde-kayitli-970-bin-cocuk-isci-var-8586.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/tesk-ulkemizde-kayitli-970-bin-cocuk-isci-var/3315/</link>
		   <pubDate>Thu, 12 Jun 2025 11:22:37 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>İlerlemeye rağmen hala 138 milyon çocuk işçi var! </title>
		   <description><![CDATA[ ILO ve UNICEF tarafından bugün yayımlanan yeni tahminlere göre, 2024 yılında yaklaşık 138 milyon çocuk işçi bulunuyor. Bunların yaklaşık 54 milyonu, sağlıklarını, güvenliklerini veya gelişimlerini tehlikeye atabilecek tehlikeli işlerde çalışıyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[En son veriler, 2020’den bu yana 22 milyondan fazla çocuğun çocuk işçiliğinden el çektirildiğini gösteriyor; bu da 2016-2020 arasında yaşanan endişe verici artışın tersine döndüğünü ortaya koyuyor. Ancak olumlu eğilime rağmen, dünya 2025 yılına kadar çocuk işçiliğini ortadan kaldırma hedefine ulaşamadı.

“Çocuk İşçiliği: 2024 Küresel Tahminler, Eğilimler ve İlerleme Yolu” başlıklı rapor, Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nden bir gün önce ve aynı zamanda Uluslararası Oyun Günü’nde yayımlandı. Rapor, elde edilen kazanımlara rağmen milyonlarca çocuğun hala öğrenme, oyun oynama ve çocuk olma hakkından mahrum bırakıldığını ortaya koyuyor.

 

ayrıntılar...

ILO Genel Direktörü Gilbert F. Houngbo, “Raporumuzun bulguları umut verici ve ilerlemenin mümkün olduğunu gösteriyor. Çocuklar okulda olmalı, çalışmamalı. Ebeveynlerin de kendileri için insana yakışır işe erişimi olmalı ki çocuklarını sınıfta tutabilsinler, pazarda satış yapmaya ya da aile çiftliğinde çalışmaya göndermek zorunda kalmasınlar. Ama unutmamalıyız ki; çocuk işçiliğini tamamen ortadan kaldırmak için hala uzun bir yolumuz var,” dedi.

 


Verilere göre


Tarım sektörü, çocuk işçiliğinde hâlâ en büyük paya sahip ve tüm çocuk işçiliğinin %61’ini oluşturuyor. Bunu, hizmet sektörü (%27), ev içi işler ve pazarda satış gibi, ve sanayi (%13), maden ve imalat dahil, takip ediyor.

Asya ve Pasifik, 2020’den bu yana çocuk işçiliği oranında en büyük düşüşü gerçekleştirdi: 49 milyondan 28 milyona yani %5,6’dan %3,1’e düştü. Latin Amerika ve Karayipler ise çocuk işçiliği oranında %8’lik bir göreli düşüş ve toplam sayılarda %11’lik bir azalma sağladı.

 


Sahra Altı Afrika, hala çocuk işçiliğinin en yoğun olduğu bölge


Bölgede yaklaşık 87 milyon çocuk, yani tüm çocuk işçiliği vakalarının üçte ikisine yakını bulunuyor. Oran %23,9’dan %21,5’e gerilese de, nüfus artışı nedeniyle toplam sayı sabit kaldı.

UNICEF Genel Direktörü Catherine Russell, “Dünya, çocukları zorla çalıştırmaktan kurtarma konusunda önemli ilerlemeler kaydetti. Ancak çok sayıda çocuk hala madenlerde, fabrikalarda ya da tarlalarda tehlikeli işlerde çalışıyor,” dedi. “Yasal koruma önlemleri, genişletilmiş sosyal güvenlik sistemleri, ücretsiz ve kaliteli eğitime yatırım ve yetişkinler için insana yakışır işe erişim ile ilerleme mümkün. Ancak küresel fon kesintileri, bu kazanımları geri alabilir. Çocukların sınıflarda ve oyun alanlarında olması için kararlılığımızı yeniden göstermeliyiz.”

 


Sürdürülebilir ve artırılmış finansmana her zamankinden fazla ihtiyaç var


Son yıllarda elde edilen kazanımların korunabilmesi için hem küresel hem de ulusal düzeyde sürdürülebilir ve artırılmış finansmana her zamankinden fazla ihtiyaç var. Eğitime, sosyal korumaya ve geçim kaynaklarına verilen desteğin azalması, kırılgan aileleri çocuklarını çalıştırmaya itebilir. Ayrıca, veri toplama yatırımlarının azalması, sorunu görmeyi ve müdahale etmeyi zorlaştıracaktır.

Çocuk işçiliği, çocukların eğitimini engelleyerek onların haklarını ve gelecek fırsatlarını sınırlandırır; fiziksel ve ruhsal zarar riskini artırır. Aynı zamanda, yoksulluğun ve kaliteli eğitime erişim eksikliğinin bir sonucudur ve aileleri çocuklarını çalıştırmaya iterek kuşaklar arası yoksulluk döngüsünü sürdüren bir faktördür.

Rapora göre, erkek çocuklar her yaşta kız çocuklara kıyasla çocuk işçiliğinde daha fazla yer alıyor; ancak haftada 21 saatten fazla ücretsiz ev işi de hesaba katıldığında, toplumsal cinsiyet farkı tersine dönüyor.

2000 yılından bu yana, çocuk işçiliği neredeyse yarı yarıya azalarak 246 milyondan 138 milyona düştü. Ancak mevcut ilerleme hızı çok yavaş ve 2025’te küresel olarak çocuk işçiliğini ortadan kaldırma hedefinin gerisinde. Bu hedefe önümüzdeki beş yıl içinde ulaşmak için ilerleme hızının 11 kat artması gerekiyor.

 


ILO ve UNICEF, ilerlemeyi hızlandırmak için hükümetlere şu çağrılarda bulunuyor:


•    Kırılgan haneler için sosyal korumaya yatırım yapın; evrensel çocuk yardımları gibi sosyal güvenlik ağları sağlayarak ailelerin çocuklarını çalıştırmaya yönelmemesini sağlayın.

•    Çocuk koruma sistemlerini güçlendirin; özellikle en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğine maruz kalan çocukları belirleyip korumak için sistemleri geliştirin.

•    Kırsal ve krizlerden etkilenen bölgeler başta olmak üzere tüm çocuklar için kaliteli eğitime evrensel erişimi sağlayın.

•    Yetişkinler ve gençler için insana yakışır işleri garanti altına alın; sendikal hakları ve çıkarlarını savunma haklarını koruyun.

•    Sömürüyü sona erdirmek ve tedarik zincirlerinde çocukları korumak için yasaları uygulayın ve şirketleri sorumlu tutun.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/ilerlemeye-ragmen-hala-138-milyon-cocuk-isci-var-4646.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/ilerlemeye-ragmen-hala-138-milyon-cocuk-isci-var-4646.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/ilerlemeye-ragmen-hala-138-milyon-cocuk-isci-var-4646-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/ilerlemeye-ragmen-hala-138-milyon-cocuk-isci-var-4646.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/ilerlemeye-ragmen-hala-138-milyon-cocuk-isci-var/3314/</link>
		   <pubDate>Thu, 12 Jun 2025 08:13:57 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>‘Kanser tedavisi, ilaç desteğinin yanında psikolojik desteğin de gerekli olduğu bir süreç’</title>
		   <description><![CDATA[Kanser tanısı almış çocuklara hastalığı anlatmak da tedavi süreci kadar zor olabiliyor. Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) psikologları, ailelerin en zorlandığı konulardan birinin de bu olduğunu söylüyor. ]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Tedavi sürecinde hem çocuklar hem de aileler için psikolojik desteğin önemini vurgulayan psikologlar, “Kanser tedavisi, ilaç desteğinin yanında psikolojik desteğin de gerekli olduğu bir süreçtir” diyor.

 

ayrıntılar...

Türkiye’de maddi sorunları nedeniyle tedavileri aksama riski taşıyan çocukların tedavilerinin sürekliliğinin sağlanması, kanserle mücadelede önemli bir gereksinim olan psikolojik ve psiko-sosyal desteklerin sunulması ile birlikte çocuk psikolojisine uygun tedavi ortamının oluşturulması amacıyla kurulan Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’nın (KAÇUV) psikologları, yeni kanser tanısı almış çocukların ve ailelerinin bu süreçte yaşadığı zorluklarla ve bu süreçteki psikolojik desteğin önemiyle ilgili bilgi verdi. Psikolojik desteğin tedavi sürecinde çocukların ve ailelerinin bu süreci daha sağlıklı bir şekilde yönetmesine yardımcı olduğunu belirten psikologlar, “Unutulmamalıdır: Kanser tedavisi, ilaç desteğinin yanında psikolojik desteğin de gerekli olduğu bir süreçtir” diyor.

 


Ailelerin en zorlandığı adımlardan biri hastalığı çocuğa nasıl anlatacakları


Yeni kanser tanısı almış çocukların ve ailelerinin süreciyle ilgili bilgi veren psikologlar, şunları söylüyor:

“Kanser tanısı, bir çocuğun ve ailesinin hayatında derin izler bırakan bir dönüm noktasıdır. Bu tanıyla birlikte yalnızca tıbbi bir süreç başlamaz; duyguların, rutinlerin ve ilişkilerin yeniden şekillendiği bir dönem başlar. Aileler tanıyı ilk öğrendiklerinde sıklıkla büyük bir şok yaşar. Kimi zaman tanının gerçekliğiyle yüzleşmekte zorlanır, kimi zaman da ‘Neden biz?’ sorusu bu sürecin ilk günlerine eşlik eder. Üzüntü, korku ve kaygı gibi duygular aynı anda yaşanabilir. Tanıyla birlikte günlük yaşam hızla değişir. Okul, iş, ev düzeni gibi alışılmış yapıların yerini hastane kontrolleri, tedavi planları ve yeni bir tempo alır. Aile içinde roller yeniden şekillenir. Maddi yük artabilir, sosyal çevre daralabilir. Bu durumdan diğer çocuklar da etkilenebilir. Ailelerin en zorlandığı adımlardan biri de hastalığı çocuğa nasıl anlatacaklarıdır. Bu noktada çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi göz önünde bulundurulmalıdır. Küçük yaşlardaki çocuklara hastane süreci ve tedaviler basit ve güvenli bir dille anlatılırken, ergenlik dönemindeki çocuklar daha açık ve doğrudan bilgiye ihtiyaç duyar. Her durumda, çocuğa gerçeği saklamadan, duygularını ifade edebileceği bir alan tanımak en sağlıklı yaklaşımdır. Zamanla aileler tedavi sürecine, hastane ortamına ve yeni yaşam düzenine uyum sağlamaya başlar. Günlük planlamalar yeniden yapılır, hastane rutinleri bir düzene oturur. Bu süreçte duygular değişken olabilir; bazen güçlü, bazen yorgun hissedilebilir. Profesyonel psikolojik destek, bu dönemi daha sağlıklı atlatabilmek adına önemli bir kaynak haline gelir. Kanserle mücadele eden çocuklar ve aileleri, tanı sonrası dönemde destek ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyar. Onlara yalnız olmadıklarını hissettirmek, fiziksel olduğu kadar psikolojik iyilik hallerini de güçlendirir. Zor zamanlarda yanlarında olmak; bir sözle, bir oyunla, bir destek eliyle bu yolculuğu daha dayanılır kılmak mümkündür.”

 


Çocuklar ve aileleri için psikolojik destek önemli


Kanser tedavisi gören çocukların ve ailelerin psikolojik destek almasının önemiyle ilgili de konuşan psikologlar, şu bilgileri veriyor:

“Kanser tedavisi gören bir çocuğun yaşadığı süreç yalnızca bedensel değil, aynı zamanda duygusal ve zihinsel yönden de oldukça yıpratıcıdır. Bu süreçte hem çocuklar hem de bakım veren aile bireyleri için psikolojik destek, tedavinin tamamlayıcı bir parçası olarak büyük önem taşır. Tanı ve tedavi süreci çocuklar için anlaşılması zor, çoğu zaman zorlayıcı bir deneyimdir. Hastane ortamı, fiziksel değişiklikler, sosyal yaşamdan kopma gibi durumlar; çocuklarda korku, yalnızlık, öfke ve kaygı gibi duyguları tetikleyebilir. Psikolojik destek; bu duyguların fark edilmesini, ifade edilmesini ve işlenmesini sağlar. Çocuklar, oyun, sanat ve beden temelli yöntemlerle duygularını daha kolay dışa vurabilir, hastalıkla baş etme becerilerini güçlendirebilir. Tedavi süreci sadece çocuğu değil, tüm aileyi etkiler. Günlük yaşamın düzeni değişir, belirsizlik artar, aile içinde roller yeniden şekillenir. Bu süreçte psikolojik destek, ailelerin duygusal yükünü hafifletir; suçluluk, üzüntü, kaygı gibi duygularla başa çıkmalarına yardımcı olur. Aynı zamanda, çocuğa nasıl yaklaşılacağı, kardeşlerin sürece nasıl dahil edileceği gibi konularda da yol gösterici olur.”

 


Psikolojik destek, ailenin süreci daha sağlıklı yönetmesine yardımcı olur


Psikolojik desteğin nasıl bir yarar sağladığıyla ilgili konuşan psikologlar, “Duygusal rahatlama ve destek, anlamlandırma ve baş etme yolları, aile içi iletişimin güçlenmesi, travmatik etkilerin önlenmesi ve uzun vadede psikolojik dayanıklılığın artması. Psikolojik destek, tedavi sürecinde çocuğun ve ailenin bu süreci daha sağlıklı yönetmesine yardımcı olur. Unutulmamalıdır: Kanser tedavisi, ilaç desteğinin yanında psikolojik desteğin de gerekli olduğu bir süreçtir” diyor.

 


Kanser tedavisi gören çocukların en çok zorlandığı alanlar


“Kanser tedavisi süreci, çocuklar için hem fiziksel hem de duygusal açıdan pek çok zorluk barındırır. Bu süreçte yaşanan bazı deneyimler, çocukların günlük yaşamında ve psikolojik uyumlarında önemli etkilere yol açabilir. Zorlayıcı deneyimler bağlamında tıbbi işlemler, yeni tanışılan yaşam kısıtlamaları, hastalığa ve tedaviye bağlı ortaya çıkan bedensel değişiklikler sıralanabilir” diyen psikologlar, kanser tedavisi gören çocukların en çok zorlandığı alanları ise şöyle sıralıyor:

- Tıbbi İşlemler: Tedavi sürecinde sık karşılaşılan iğne, damar yolu girişimleri, ilaç uygulamaları, tahliller ve genel hastane ortamı, çocuklarda kaygı ve korku oluşturabilir. Özellikle tekrar eden ve ağrılı işlemler, ilk deneyimde yaşanan zorlayıcı faktörler, tedaviye dair yanlış bilgi ve inanışlar bu deneyimlerin daha da zorlayıcı olmasına neden olabilir.

- Bedensel Değişiklikler: Tedavinin yan etkisi olarak ortaya çıkan saç dökülmesi, kilo değişimi, ciltte farklılıklar ya da hareket kısıtlılığı gibi fiziksel değişimler çocukların beden algısını ve özgüvenini etkilemektedir. Bu değişimler, özellikle sosyal ortamlarda çocukların kendilerini farklı ya da dışlanmış hissetmelerine yol açabilir. 

- Beslenme Zorlukları ve Beslenme Kısıtlamaları: Tedavi süresince bazı besin gruplarından uzak durmak gerekebilir. Besin tüketiminin bir başkası tarafından kontrol ediliyor olması ve karşılaşılan yasaklar çocuğun kendilik algısını, seçme özgürlüğünü ve kontrol etme dürtüsünü sekteye uğratmaktadır.  Yasakların yanı sıra; iştahsızlık, bulantı, tat değişiklikleri ya da tedaviye bağlı kilo değişiklikleri gibi nedenlerle de beslenme çocuklar için hem fiziksel hem de duygusal olarak zorlayıcı bir hal alabilir.

- İzolasyon ve Rutinlerden Uzaklaşmak: Okula gidememek, arkadaşlarından ve sevdiklerinden uzak kalmak, oyun alanlarından mahrum olmak gibi durumlar çocukların sosyal gelişimini ve duygusal dayanıklılığını etkileyebilir. Tedavi süresince ev ya da hastane ortamında uzun süre kalmak, çocuklarda yalnızlık hissini artırabilir.

 


KAÇUV Umut Merkezi’nde çocuklara ve ailelerine ücretsiz destek


KAÇUV’un yeni açılan Psikolojik Danışma ve Destek Umut Merkezi’nde verilen desteklerle ilgili de bilgi veren psikologlar, şöyle konuşuyor: 

“KAÇUV Psikolojik Danışma ve Destek Umut Merkezi, kanser tanısı almış çocuklar ve ailelerine yönelik disiplinler arası destek sunmayı ve bunu tek çatı altında yapmayı amaçlar. Burada hedef psikolojik destek sunmak başta olmak üzere tedavi sürecindeki çocukların ve ailelerinin yaşam kalitesini artırmak, psiko-sosyal bütünlüklerini korumak, toplumsal entegrasyonlarını desteklemek ve bireylerin sağlıklı bir şekilde süreçle başa çıkabilmelerini sağlamaktır. Umut Merkezi, 0-18 yaş aralığında kanser tedavisi gören ya da tedavisini tamamlamış çocuklara, onların ailelerine ve bakım verenlerine, sağlık çalışanlarına ücretsiz olarak hizmet vermektedir. Merkezde, psikolojik destek, sosyal hizmet desteği ve atölye çalışmaları olmak üzere üç ana eksende çalışmalar sürdürülür. Verilen bütüncül destek ile çocuk hem tedavi sırasında ve sonrasında yaşadığı psikolojik ve sosyal zorlanmalarla baş etme becerileri kazanır hem de travma sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik durumların ortaya çıkma ihtimali en aza indirgenmiş olur.”

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/kanser-tedavisi-ilac-desteginin-yaninda-psikolojik-destegin-de-gerekli-oldugu-bir-surec-7024.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/kanser-tedavisi-ilac-desteginin-yaninda-psikolojik-destegin-de-gerekli-oldugu-bir-surec-7024.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/kanser-tedavisi-ilac-desteginin-yaninda-psikolojik-destegin-de-gerekli-oldugu-bir-surec-7024-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/kanser-tedavisi-ilac-desteginin-yaninda-psikolojik-destegin-de-gerekli-oldugu-bir-surec-7024.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/kanser-tedavisi-ilac-desteginin-yaninda-psikolojik-destegin-de-gerekli-oldugu-bir-surec/3313/</link>
		   <pubDate>Mon, 02 Jun 2025 12:32:05 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile Sağlığınızı Güvence Altına Alın</title>
		   <description><![CDATA[Aksigorta, sağlık sigortacılığındaki güçlü altyapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla, sigortalılarının her an yanında olmaya devam ediyor. Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası geniş teminat yapısı, özel hastane ve doktor seçenekleri ile hem bireylerin hem de ailelerin sağlık hizmetlerine hızlı ve zahmetsiz erişimini güvence altına alıyor. ]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[30 Haziran 2025 tarihine kadar %25 indirim fırsatıyla sunulan Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, hediye check-up hizmeti, online sağlık danışmanlığı ve aile indirimleri gibi avantajlarıyla da sigortalıların hayatını kolaylaştırıyor.

 

ayrıntılar...

Yeni nesil sigortacılık anlayışıyla sunduğu ürün ve hizmetlerle, sigorta deneyimini ‘bambaşka’ bir noktaya taşıyan Aksigorta, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile bireylerin ve ailelerin sağlık hizmetlerine hızlı, kolay ve güvenilir bir şekilde ulaşmasını sağlıyor. Ayakta tedavi, yatarak tedavi ve doğum teminatlarını içeren Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Türkiye genelinde yaygın anlaşmalı özel hastane ve uzman doktor ağı ile sigortalılarına diledikleri kurumda kaliteli sağlık hizmeti alma imkânı tanıyor.

 


%25 İndirim Avantajıyla Sağlık Hizmetlerine Eksiksiz Ulaşın


30 Haziran 2025 tarihine kadar %25 indirim fırsatıyla sunulan Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, sağlık hizmetlerine zahmetsiz ve kapsamlı erişim sağlıyor.  Yılda 10 kez ayakta tedavi imkânı sunan Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile doktor muayenesi, laboratuvar ve görüntüleme hizmetlerinden, fizik tedaviye kadar birçok ihtiyaç SGK anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında %100 karşılanıyor. Yatarak tedavi teminatı kapsamında ise ameliyat, hastane tedavileri, refakatçi hizmeti ve evde bakım gibi birçok başlıkta geniş bir güvence sunuluyor.

 


Ayrıcalıklı Hizmetler ve Esnek Kullanım İmkânı ile Tanışın


Aksigorta, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, sigortalıların hayatını kolaylaştıran önemli avantajlarıyla da dikkat çekiyor. 18 yaş altı çocukların tek başına sigortalanabilmesi, aileler için büyük bir avantaj sunarken; anlaşmasız kurumlarda geri ödeme seçeneği ile kullanıcılar sağlık hizmetine erişimde daha özgür hale geliyor.

 


Aksigorta Her An Yanınızda


Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası yalnızca hastalık halinde değil, sağlıklı yaşamı destekleyen ayrıcalıklarla da fark yaratıyor. Hediye check-up, 14 branşta online uzman doktor danışmanlığı, 2 kişilik poliçelerde %5, 3 kişi ve üzeri poliçelerde %10 aile indirimi gibi avantajlar sayesinde, kullanıcılar hem sağlıklarını yakından takip edebiliyor hem de ekonomik çözümlerden faydalanabiliyor.

SGK Dünyası
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/aksigorta-tamamlayici-saglik-sigortasi-ile-sagliginizi-guvence-altina-alin-645.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/aksigorta-tamamlayici-saglik-sigortasi-ile-sagliginizi-guvence-altina-alin-645.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/aksigorta-tamamlayici-saglik-sigortasi-ile-sagliginizi-guvence-altina-alin-645-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/aksigorta-tamamlayici-saglik-sigortasi-ile-sagliginizi-guvence-altina-alin-645.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/aksigorta-tamamlayici-saglik-sigortasi-ile-sagliginizi-guvence-altina-alin/3312/</link>
		   <pubDate>Mon, 02 Jun 2025 12:29:21 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Osman Gazi Gemisi’ni Türkiye Sigorta SİGORTALADI!</title>
		   <description><![CDATA[Türkiye’nin stratejik varlıklarını sigortalamaya devam eden Türkiye Sigorta, enerji alanındaki yatırımlarının son halkası olan Türkiye’nin ilk yüzer üretim tesisi Osman Gazi Gemisi’ne de ilk boğaz geçişinde güvence sunuyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[
Osman Gazi Gemisi’ne Türkiye Sigorta Güvencesi


Türkiye’nin stratejik varlıklarını sigortalamaya devam eden Türkiye Sigorta, enerji alanındaki yatırımlarının son halkası olan Türkiye’nin ilk yüzer üretim tesisi Osman Gazi Gemisi’ne de ilk boğaz geçişinde güvence sunuyor.

 

Türkiye Sigorta, ülkenin stratejik projelerini güvence altına almayı sürdürüyor. İstanbul'un Fethi'nin 572. yıldönümünde İstanbul Boğazı’ndan geçen Türkiye’nin ilk Yüzer Üretim Tesisi (FPU) Osman Gazi Gemisi’ne güvence sağlıyor. 

Üç futbol sahası büyüklüğündeki gemi ile Karadeniz’deki gaz üretiminin artırılması planlanıyor. 2026 yılı ortasında görev yapmaya başlayacağı açıklanan geminin 20 yıl boyunca Karadeniz’de varlık göstermesi hedefleniyor.

 

SİGORTA ŞİRKETLERİ - SGK DÜNYASI
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/osman-gazi-gemisi-ni-turkiye-sigorta-sigortaladi-292.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/osman-gazi-gemisi-ni-turkiye-sigorta-sigortaladi-292.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/osman-gazi-gemisi-ni-turkiye-sigorta-sigortaladi-292-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/osman-gazi-gemisi-ni-turkiye-sigorta-sigortaladi-292.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/osman-gazi-gemisi-ni-turkiye-sigorta-sigortaladi/3311/</link>
		   <pubDate>Sun, 01 Jun 2025 14:24:58 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Sağlıklı bir gelecek için günde ne kadar süt içmeli?</title>
		   <description><![CDATA[Süt, besleyici içeriği ve vücut sağlığına katkısıyla doğumdan itibaren her yaşta tüketilmesi gereken temel bir gıda. Türkiye’nin önde gelen süt ürünleri markalarından Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla sütün toplumsal gelişime katkısına ve mutfak kültüründeki yerine dikkat çekti.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[
Sağlıklı bir geleceğin yolu sütten geçiyor 


Süt, besleyici içeriği ve vücut sağlığına katkısıyla doğumdan itibaren her yaşta tüketilmesi gereken temel bir gıda. Türkiye’nin önde gelen süt ürünleri markalarından Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla sütün toplumsal gelişime katkısına ve mutfak kültüründeki yerine dikkat çekti.

 

Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray, sütün en değerli besin kaynaklarından biri olduğunu vurgulayarak 1 Haziran Dünya Süt Günü’nü kutladı. Sağlıklı bir toplumun temelinde süt ve süt ürünlerinin düzenli tüketiminin yattığını belirten Aksaray, her yaşta süt içmenin önemine dikkat çekti. Teksüt olarak, çocuklara sütü sevdirmek ve tüketimlerini teşvik etmek için çalışmalar yürüttüklerini belirten Aksaray, “Fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı bir toplum olmanın yolu, düzenli ve dengeli süt tüketiminden geçiyor. Süt, başta protein ve kalsiyum olmak üzere içerdiği vitamin ve minerallerle en besleyici gıdalardan biridir” dedi. Teksüt’ün 69 yıldır bu değerli besin maddesinin yolculuğuna eşlik ettiğini ifade eden Aksaray, sütün insan gelişimi için taşıdığı öneme dikkat çekti. 

 


Süt, her yaşta tüketilmesi gereken temel bir gıda


Sütün yoğurt, ayran, peynir, kaymak ve tereyağına dönüşen büyük bir yolculuğa sahip olduğunu söyleyen Aksaray, “Günün her öğününde sofralarımızda süt ve süt ürünleri bulunduran bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu da mutfaklarımızda yüzyıllara dayanan önemli bir kültürün oluşmasını sağladı” diye konuştu.

 

Günde ne kadar süt içmeli?


Günde 2 bardak süt, güçlü bir gelecek demek




Karbonhidrat, protein ve yağ içeriğiyle enerji sağlayan süt, özellikle içerdiği kalsiyum sayesinde kemik erimesine (osteoporoz) karşı koruyucu rol oynuyor. Çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için gerekli olan protein, kalsiyum, fosfor gibi besin ögeleri ile B2, B6, B1 ve A vitaminleri de süt aracılığıyla alınabiliyor. Uzmanlar, çocukluktan itibaren düzenli süt tüketiminin sağlıklı bir yaşamın temeli olduğunu vurgularken, Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı Türkiye Beslenme Rehberi’nde çocukların ve ergenlik dönemindeki gençlerin her gün 2 ila 4 bardak süt içmesi öneriliyor.

Teksüt’ün sade ve meyve aromalı süt çeşitleri ise çocuklara sütü sevdirmeyi başarırken, içerdiği yüksek kalsiyum ve protein oranlarıyla da öne çıkıyor.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/saglikli-bir-gelecek-icin-gunde-ne-kadar-sut-icmeli-8867.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/saglikli-bir-gelecek-icin-gunde-ne-kadar-sut-icmeli-8867.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/saglikli-bir-gelecek-icin-gunde-ne-kadar-sut-icmeli-8867-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/saglikli-bir-gelecek-icin-gunde-ne-kadar-sut-icmeli-8867.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/saglikli-bir-gelecek-icin-gunde-ne-kadar-sut-icmeli/3310/</link>
		   <pubDate>Sun, 01 Jun 2025 14:22:05 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Kene nedir? Keneden korunmak için ne yapmalı?</title>
		   <description><![CDATA[Havalar ısındı. Bağ-bahçe işleri, tatil - dinlenme için dışarı çıkma dönemi başladı. Ancak, bu durum bazı riskleri de beraberinde getiriyor. En önemli risklerden birisi de 'kene ısırması'. Peki, kene ısırması nedir?, keneden nasıl korunuruz ve ne yapmalıyız?
]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Kene nedir? Keneden korunmak için ne yapmalı?

Havalar ısındı. Bağ-bahçe işleri, tatil - dinlenme için dışarı çıkma dönemi başladı. Ancak, bu durum bazı riskleri de beraberinde getiriyor. En önemli risklerden birisi de 'kene ısırması'. Peki, kene ısırması nedir?, keneden nasıl korunuruz ve ne yapmalıyız? Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü hazırladı...

 

 

ayrıntılar...



 

 



	
	Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedir?
	
	(Kene ısırması nedir?)



Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA): ''Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), keneler tarafından taşınan Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüs grubuna ait bir virüsle oluşan ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve ağır vakalarda kanama gibi bulgular ile seyrederek ölümlere neden olabilen zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) karakterli bir enfeksiyon hastalığıdır.''

 


Kene için riskli alanlar!


''Bağ, bahçe, tarla, orman gibi riskli alanlara giderken açık renkli ve kapalı kıyafetler giyinin. Pantolon paçalarını çorap içine sokun ya da çizme giyinin.''

 


Kene için tedbirler!


''Bağ, bahçe, tarla, orman gibi riskli alanlara giderken açık renkli ve kapalı kıyafetler giyinin. Pantolon paçalarını çorap içine sokun ya da çizme giyinin. Hayvanların üzerindeki keneye, hayvanların kan ve idrarına çıplak elle dokunmayın.''

 


Kene için kontrol!


''Riskli alanlardan döndükten sonra kene olup olmadığını görmek için vücudunuzun ve elbisenizin her yerine dikkatlice bakın. Vücudunuzu özellikle diz arkası, koltuk altları, kulak arkası, ense, saç dipleri ve kasıklar dahil kontrol edin ya da ettirin.''

 


	
	Kene ısırmasına nasıl müdahale edilir?
	
	''Vücudunuza tutunan keneyi çıkaramıyorsanız zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna gidin. çıplak elle dokunmadan; eldiven, bez ya da poşet ile çıkartın, Bağ, bahçe, tarla, orman gibi riskli alanlara giderken açık renkli ve kapalı kıyafetler giyinin. Pantolon paçalarını çorap içine sokun ya da çizme giyinin. Hayvanların üzerindeki keneye, hayvanların kan ve idrarına çıplak elle dokunmayın.''


 



	Kene tutunmasından sonra ''10 gün içinde....''
	(Kene ısrması belirtileri nelerdir?)




	- Halsizlik,
	- İştahsızlık,
	- Ateş,
	- Vücut Ağrısı,
	- Baş Ağrısı,
	- Bulantı,
	- Kusma,
	- İshal.


 


	Şikayetlerinden herhangi birini görürseniz, zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna gidin.




 

sağlık haberleri
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/kene-nedir-keneden-korunmak-icin-ne-yapmali-1507.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/kene-nedir-keneden-korunmak-icin-ne-yapmali-1507.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/kene-nedir-keneden-korunmak-icin-ne-yapmali-1507-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.sgkdunyasi.com/images/haberler/2025/06/kene-nedir-keneden-korunmak-icin-ne-yapmali-1507.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.sgkdunyasi.com/kene-nedir-keneden-korunmak-icin-ne-yapmali/3309/</link>
		   <pubDate>Sun, 01 Jun 2025 14:16:40 +0300</pubDate>
		   </item></channel>
</rss>